Yasemin Schreiber-Pekin

Tıbbı kenevir kullanımı – Șifa mı tehdit mi?- Bölüm 2

Yasemin Schreiber Pekin

Dr. med. Yasemin Schreiber-Pekin

Kadın Doǧum Uzmanı, Psikoterapist

[email protected]

 

 

Göbeklitepe’de yapılan kazılarda insanlık tarihini yeniden yazdıracak bulgulardan bir tanesi de 160 litre kapasiteye sahip kaplar içindeki gri-siyah yapışkan maddenin izleri oldu. Analizler, bu maddenin öğütülmüş tahıldan fermantasyon yoluyla elde edilmiş alkollü içki izi olduğunu gösterdi. Bu şekilde bira imalatının onbin yıldan fazla bir zamandır bilindiğini öğrenmiş olduk.

Alanda bulunan kemikler, yaklaşık bin kişilik bir grubun bir araya gelip, Almanların Oktoberfest’i misali şenlikler düzenlediklerine, biranın yanında öküz ve ceylan pirzolası yiyerek eğlendiklerine işaret ediyor. Biranın tadını alan ecdadlarımız kendilerini tahıl ekimine vermiş ve sonucunda göçebeliği terk edip yerleşim merkezleri kurmuşlar, avcılıktan çiftçiliğe geçmişler. Yani bira sayesinde çağ atlamışlar. Ne var ki, keyif verici maddelerin tadını kaçırmadan kullanmak her yiğidin harcı değil.

Șimdi de kenevir sayesinde çağ atlama çabasındayız. Ot, kenevir veya esrar denilen, binlerce yıldır bilinen bitki, şifalı özellikleri nedeniyle sık sık gündeme gelir oldu. Bu arada risk içeren bir uyuşturucu madde olduğu bazen gözden kaçıyor. Son yıllarda esrar kullanımında görülen dramatik artış araştırmacıların da merakını uyandırdı ve şimdiye kadar fazla dikkate alınmayan yaşlı yetişkinler arasındaki eğilimlere yakından bakmaya zorladı.

kenevir

Tıbbi kenevirin sağlıklı niteliklerini duyup konuyla ilgili doktoruna danışan yaşlı başlı hastalar yeni bir fenomen. İnsanlar bunun kronik hastalıklarını tedavi edebilecek bir şey olup olmadığını merak ediyorlar. “Kenevir buyurur musunuz?” başlıklı yazımda gençlerin kaygısızca kenevir kullanışlarına ve bundan kaynaklanan risk ve tehlikelere yer vermiştim. Biraz da ileri yaştakilerin davranışlarına göz atalım.

Kaygı bozukluğu ve uykusuzluk sorunlarıyla ara sıra psikolojik danışmaya gelen 67 yaşındaki bir kadın, son günlerde bel ağrısından şikayet ediyor, artık hiç uyuyamaz olduğunu söylüyordu. Kenevir yağının bu tür sorunlara iyi geldiğini duymuş. “Denesem mi?,” diye soruyordu. Konu hakkında açıklamalar yaptıktan sonra, uyuşturucu maddelerden arınmış keneviri deneyebileceğini söyledim. İki ay sonra kontrole geldiğinde şikayetlerinin azaldığını anlatıyordu. 54 yaşındaki, yıllardır panik atağı ve kaygı bozukluğu yaşayan bir başka kişi de, “Bizim çocuklar ot kullanıyorlar. Çok gerilince ben de içsem mi?”, diye doğrudan girdi konuya. Bu ikinci kişiye bunun çok iyi bir fikir olmadığını bildirdim.

Kenevir bitkisinde kanabinoidler olarak adlandırılan 80’den fazla madde var. Kanabinoidler insan vücudundaki kanabinoid reseptorlarına anahtarın kilide girmesine benzer bir mekanizmayla  takılır. Bu kanabinoidlerden THC ve CBD isimli iki tanesine dikkatinizi çekmek istiyorum. THC, psikoaktif etkisi dolayısıyla en iyi tanınan kanabinoid. THC’nin uyuşturucu özelliği var. Adı sık geçen ikinci kanabinoid CBD oluyor. CBD’nin psikolojik etkinliği, yani uyuşturucu özelliği yok fakat ağrı kesici özelliği var. İkisinin de ilaç olarak yeri var. Tıbbi kenevirden bahsettiğimiz zaman bilimsel adı Cannabis sativa olan, THC ve CBD bakımından zengin bileşenlerden oluşan kenevir türünü kastediyoruz.

Tıbbı kenevir kronik hastalık ve ağrı tedavisinde önemli bir rol oynuyor. Akut ağrı durumlarında kullanılması önerilmez. Migren, fibromiyalji, nöropatik (sinirsel) ağrı terapisi, huzursuz barsak sendromu, multiple skleroz nedeniyle oluşan kas spazmları, kemoterapinin yan etkisi olarak yaşanan mide bulantısı, tıbbi kenevir kullanımı için bir kaç örnektir. Ayrıca kronik hastalıkların yan etkisi olarak yaşanan stres, depresyon ve uyku sorunlarını da olumlu etkiliyor, iştah açıcı özelliğinden faydalanılıyor.

Yapılan araştırmalarda sinir sistemimizin endokanabinoid sistemi adı verilen bir bölgesi keşfedildi. Kanabinoidlerin, yani, kenevir, esrar, morfin gibi maddelerin ağrı kesici etkisini bu bölgenin sayesinde gösterdiği biliniyor. Yukarda sayılan hastalıklarda bu sistemin yetersiz çalıştığı farz ediliyor. Tıbbi kenevir doğru kullanılırsa, hastanın uyku ilacı ve ağrı kesici tüketimi azaltılabiliyor. Fakat kenevirin yarattığı ciddi yan etkiler de var. Yorgunluk, baş dönmesi, korku, depresyon, hafıza fonksiyonu bozukluğu bunlardan birkaçı. Kullanıcıların %10 ila %17’sinde bağımlılık oluşuyor. Kenevir, kalp atışının normalden çok daha fazla hızlanmasına neden oluyor. Kenevir kullanan ileri yaşlı yetişkinlerde ritim bozuklukları ve kalp krizi riski epeyce yüksek. Șunu da unutmamak gerek; kenevir doktor reçetesiyle bile kullanılıyorsa araç sürücüleri için sıfır tolerans geçerli. Yani, ya kenevir ya araba sürücülüğü.

kenevir

Tıbbi kenevirin yanında bir de ilaç özelliği olmayan endüstriel kenevir var. Endüstriel kenevir tekstilden hayvan yemine, hatta inşaat malzemesine kadar pek çok alanda kullanılabiliyor. Çok kolay yetişir, fakat ilaç mahiyeti yoktur. Tıbbi kenevirin son halinde hiçbir gübre atığı, zirai ilaçlama kalıntısı olmaması şarttır. Bu yüzden tıbbi kenevir tarımı, daha önce tarım yapılmamış yerde, toprağın pH’ından, ısısına, beslenme planından, bitkinin aldığı güneş ışığının ve suyun miktarına kadar pek çok unsur kontrol ederek yapılır. Seralı ekimlerde bile bu şartları korumak zordur. Ayrıca süistimali önlemek için çok sıkı bir denetim ve regülasyon gereklidir. Bu nedenle bir çok ülkede yasak tıbbi kenevir yetiştirilmesi.

Sonuç olarak, içeriği denetlenmemiş ürünler kullanmanın sağlığı tehlikeye attığını vurguluyor, kronik hastalık nedeniyle kenevir kullanmak isteyenlerin doktora danışması öneriyorum.

www.praxis-schreiber.ch

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı