Dizi

HAŞİM SANCAR- Kanton Bern Yeşiller Partisi Adayı

1982 yılından beri İsviçre’de yaşayan Haşim Sancar Yabancı Diller Yüksekokulu, Fransızca Bölümü mezunu. Bern Sosyal Hizmetler Uzmanlığı Yüksekokulu diplomasına sahip olan Sancar, Aile Terapisi ve Sosyal Güvenlik alanlarında da eğitim aldı. Şu an engellileri bilgilendirme ve yardım kurumu olan Pro Infirmis’in Bern şubesi yöneticiliğini yürüten Sancar; Kürtçe, Türkçe, Almanca, Fransızca ve İngilizce biliyor. 2005-2012 yılları arasında Grünes Bündnis’den Bern Şehir Parlamentosu’na seçilen Sancar, Yeşiller Partisi’nin ve Genç Alternatif’lerin Grup Eş Başkanlığı görevini üstlendi. 10 yıl boyunca İsviçre Yeşiller Partisi’nin Merkez Yönetim Kurulu’nda da bulunan Haşim Sancar, 2013‘ten bu yana Yeşiller Partisi’nden, Bern Kanton Parlamentosu Milletvekilliği görevinde bulunuyor.

Neden Yeşiller Partisi?

Yeşiller Partisi, ekolojik ve sosyal konuları birleştirerek, sosyal adaleti savunup, demokratik ve dayanışmacı bir İsviçre için mücadele etmektedir. Göçmenlerle ilgili en temel ve sosyal haklar konularında da en tutarlı tavrı sergilemektedir. Bütün bunlardan dolayı kendimi en iyi şekilde Yeşiller Partisi’nde ifade edebildiğimi düşünüyorum

Parlamento milletvekilliği adaylığı aşamasına nasıl geldiniz?

Uzun süreden beri bu partinin üyesiyim. Gerek şehir, gerekse de kanton parlamentolarında bir çok defa başarılı bir sonuçla seçildim. Bizdeki liste sıralamasında, öncelikle şu anda Federal Parlamento’da bulunan yer alır.  Daha sonra da alfabetik olarak yeni adayların isimleri sıralanırlar.

Partinizin öncelikli ve en önemli politikalarından bahsedebilir misiniz bize?

Sosyal adaletin temel taşlarını sosyal ve temel haklar oluşturur. Yeşiller temel hakların korunması ve hukukun adaletli uygulanmasının yanında, demokratik ve dışarıya açık çok kültürlü bir toplum anlayışını savunur. Örneğin engellilerin toplumla kaynaşması, engellerin kaldırılması ile sağlanabilir. Göçmenlere seçme, seçilme ve oy hakkı da savunduğumuz konular arasında. Aynı zamanda eğitime yatırım ve eğitimde fırsat eşitliği ve iyi işleyen bir toplu taşımacılık da buna tabidir. Barışcıl ve askersiz bir İsviçre, silah satımının durdurulması da temel istemlerimiz arasında. Diğer taraftan doğayı koruma, doğanın sunduklarını saygılı bir şekilde kullanma ve ona kullanılanı dönüştürebileceği şekilde geri vermek de sosyal sorumluluk anlayışını gerektiriyor. Sosyal adalet anlayışı olmadan, doğa daha fazla kâr istemine kurban edilir. Doğa bize tüm insanlara yetecek kadar kaynak sunuyor. Sorun bu kaynakların eşitsiz dağıtımında ve aşırı kâr hırsı ile hunharca kullanılmasında. Yeşiller bu amaçla ekolojik bir İsviçre için mücadele eder.

Ekolojik olarak İsviçre’de yasayan insanları bekleyen tehlike nedir sizce?

Ekolojik alanda en büyük sorunlardan biri İsviçre’de insanlar ve doğa için en büyük tehlikeyi oluşturan beş atom santralinin bulunmasıdır (Mühleberg, Beznau 1, Beznau 2, Gösgen und Leibstadt). Atom santrallerinin saçtıkları radyasyon, insan sağlığı için son derece zararlı ve tehlikeli. Santraldeki ufak bir sızıntı, milyonlarca canlının radyasyona maruz kalmasına sebep olacaktır. Buna Çernobil ve Fukushima faciaları örnektir. Bu teknolojide kullanılan ve işi bitmiş atom artıkları da ayrı bir sorun kaynağı. Bu artıkların yüz milyonlarca yıl radyasyon üretmelerinden dolayı, çok iyi korunmaları ve saklanmaları gerekiyor. Bu nedenlerden dolayı İsviçre’deki atom santrallerinin kapatılması için mücadele ediyoruz.

Partinizin göçmenlerin sorunlarını çözme konusunda yeterince çaba harcadığını düşünüyor musunuz? Kendi fikirlerinizi partinize ne kadar yansıtabiliyorsunuz?

Kanımca Yeşiller göçmenlerle ilgili konulara ve sorunlara belki de en yoğun ve kararlı bir seklide yaklaşan partidir. Düşünce ve bakış açımı, parti içersinde aldığım sorumluluk oranında yansıtabiliyorum tabii. Meslek alanında da çok yoğun olmamızdan dolayı, partide her konuya her zaman gereken ağırlığı veremiyoruz ne yazık ki.

Göçmenlerin İsviçre politikasına ilgilerinin az olmasının sebepleri nelerdir sizce?

Vatandaşlığını alan göçmen kökenli kesimin oy kullanma oranın genel olarak düşük olduğu doğru. Bunda seçim ve oy kullanma sisteminin karışık olmasının payı var. Oyunu kullanmak isteyenler, tanıdıklarına ya da bize sorabilirler ve böylece oyun nasıl kullandığını öğrenebilirler. Duyarlılığın yeterli derecede olmamasında politikaya olan güvenin zedelenmiş olması da etkili tabii. Unutulmaması gereken, bizleri ilgilendiren kararların politika ve politikacılar tarafından belirleniyor olmasıdır.

Parlamentoda yer almanız göçmenler üzerinde bir etki yaratabilir mi?

Elbette, insanlar kendilerinden birisinin parlamentoda olmasına hem sevinir hem de politik konulara daha fazla eğilir. Kendi sorunlarının da parlamentoda tartışılabileceği beklentisine giren insanlar mümkün olduğunca seçilen kişi ile dialog içersinde olmak ister ve kendisini ilk elden bilgilendirmiş olur.

İsviçre’de yaşayan göçmenlerin temel sorunları nelerdir sizce? Bu sorunlara yaklaşımınız nasıl olacak?

Göçmen kökenli insanlarımız daha çok ekonomik olarak dezavantajlı bir durumda oldukları için, dar gelirli yerli toplum kesimi ile bir çok konuda aynı sorunları paylaşıyor. Düşük ücretler (buna bağlı olarak birden fazla işte çalışmak zorunda kalması), daha çok gürültülü caddelerdeki konutlarda ev bulabilme, çoçuklarını eğitim konusunda yeterli destekleyememesi vs. Bunlara ek olarak göçmen olmalarından kaynaklanan ayırımcılık, ırkçılık gibi sorunlar ile karşı karşıya gelmelerini ve bu nedenle de bazı haklardan mahrum bırakılmalarını (sosyal sigortalarda, konut ve iş aramada vs.) temel sorular olarak görüyorum.

Benim bu sorunlara yaklaşımım, sosyal adelet temelleri üzerine oturmuş, dayanışmacı, barışcıl ve eklojik bir İsviçre temeline dayanıyor. Bu temeller etrafında mücadele edeceğim ben. Şimdiye kadar ki politik çalışmalarım da bunun bir kanıtıdır. Ayrıca, yabancılar ve ilticacılar yasalarının iyileştirilmesi ve kağıtsızlara eğitim ve sigorta, oturum gibi bazı hakların verilmesi yönünde çaba sarfedeceğim. Henüz vatandaşlığa geçmemiş olanların ve engelli gençlerin devlet dairelerinde staj (Lehrstelle) yapabilmeleri oldukça sınırlı. Bunların sayıca daha fazla olması yönünde girişimlerim olacak. İkinci ve üçüncü nesilin vatandaşlığa geçme şartlarının basitleştirilmesi konuları, bir başka çalışmam olabilir. Sosyal sigortalar alanı ve adaletli vergi sistemleri konularında da mücadele verliecek bir sürü konu bulunmakta.

Seçmenlerden beklentileriniz nelerdir? Buradan nasıl bir çağrı yapmak istersiniz?

İnsanlarımızın kendi sorunlarına sahip çıkmalarını; göçmenler ve iltica yasalarının durmadan kötüleştirilmesi, sosyal haklara saldırılar gibi konulara duyarlı davranmalarını bekliyorum. Bunlar gelişen birer tehlike durumuna geldi artık. Herkesin siyasi partilerde aktifleşerek, oylarını kullanarak seslerini yükseltmeleri gerekiyor. Tanıdıklarınızı, arkadaşlarınızı ve dostlarınızı oylarını kullanmaya davet edin. Kendilerini bilgilendirip, oylarını kullanmalarında bilmeyenlere yardımcı olun. Unutulmasın ki, bir seçim bölgesindeki seçim sonucunu tek tek oylar belirler. Ulusal Parlamento’daki çoğunluğu ise kantonlardan seçilen parlamenterler belirler. Onun için her oyun büyük bir anlamı ve değeri bulunuyor. İsviçre’de tercihli oy kullanma sistemi bulunuyor ve bir kişiyi oy listesine toplamda iki defa alabiliyorsunuz. Oylarınızı çöpe atmayın, tanıdığınız, güvendiğiniz ve size en yakın bulduğunuz adaylara veriniz.

 

Daha fazla bilgi için: www.hasimsancar.ch

 

 

 

 

 

 

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı