Sığınmacılar… Maddi Külfet mi Yoksa Kaynak mı?

280

Bülent Kaya

Siyaset Bilimci ve Araştırmacı

bkaya@sunrise.ch

 

 

 

Göçlerin hem göç veren hem de göç alan ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel dokusunu ciddi bir şekilde etkilediğini bilmeyen yok.

Göçün, göç alan ülkeye sosyal ve kültürel etkisi yarı dolu yarı boş bardak misali gibi, hangi perspektiften bakıldığına bağlı. Birileri için bir zenginlik, birileri için entegrasyon sorunu doğuran bir sorun. Oysaki göçün ekonomik etkisini objektif bilimsel verilerle gözlemlemek pekâlâ mümkün.

Alanında saygın ekonomistlerin de olduğu birçok makro ekonomist uzun süreden beri bu konuya farklı analiz modelleri uygulayarak kafa yoruyor. Bazen farklı ve çelişkili sonuçlara varsalar da, ekonomistler şimdiye kadar genellikle göçün uzun vadede kişi başına düşen zenginliğe etkisinin negatif olmadığı düşüncesi etrafında birleşiyorlardı.

Bu analizler, göçü sadece bir “sorun” olarak algılayan egemen popülist argümanların gölgesinde kaldı. Göç üzerine yapılan kamusal tartışmalarda da hakkettiği ilgiyi bulamadı.

Son yıllara damgasını vuran yoğun sığınmacı göçü[1]entegrasyon tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Yeni göçmenlerin göç ülkesi ekonomisine yük olup oluşturmadığı sorusu bir sürü kafa karışıklığı ve zihin kasılmasını da sebep oluyor. Kamuoyu anketlerine göre, Avrupalıların birçoğu göçmenlerin kamu bütçesine ciddi bir yük oluşturduklarını düşünüyor.

Bu tartışmalara bilimsel bir açıklık getirmek için birçok araştırmacı, eldeki yeni verilerden hareket ederek konuya yeniden eğildiler. Bunlardan en yenisi, Fransa’nın Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (CNRS), Clermont-Auvergne Universitesi ve Paris-Nanterre Universitesi’ne bağlı araştırmacılardan oluşan bir ekibin[2]makroekonomik çalışması. Ekip 1985-2015 yılları arası Avrupa Birliği’nde Eurostat’ın Batı Avrupa ülkelerine yerleşen sığınmacılarla ilgili 30 yıllık verilerinin analizini yapmış. Bu yeni çalışmanın bulgularına göre göçler, şehirlerin ekonomilerinin gelişmesine görünür derecede katkıda bulunuyor.

www.haberpodium.ch

CNRS’in araştırma direktörü Hippolyte d’Albis, göç üzerine yapılan politik tartışmalar genellikle göçmenlerin ekonomiye getirecekleri “maddi külfet” sorunu üzerine yoğunlaştığını hatırlattıktan sonra, yaptıkları araştırmayla gerek sığınmacı gerek diğer göçmenlerin ekonomiye olumsuz etki yapmadığı sonucuna vardıklarının altını çiziyor. Araştırmacılar, kalıcı sığınmacı statüsü kazanan göçmenlerin sayısal artışı ile yerel üretim artışı, işsizlik oranında azalma ve gelir vergilerinde artış gibi göçün birçok olumlu etkisi arasında pozitif bir bağ olduğunu gözlemlemişler.

Araştırma ekibinin elde ettikleri bulgular, yakın zamanda Avrupa’da göçmen krizi diye adlandırılan yeni sığınmacı dalgasının ekonomik bir krize neden olmayacağını, tam tersine ekonomiyi geliştirecek önemli bir fırsat olacağını göstermekte.

Nitekim Avrupa’ya son dönemde gelen sığınmacıların bir kısmi iyi eğitimli. Örneğin Suriyeli mültecilerin nerdeyse yarıya yakının eğitim düzeyinin yüksek olduğu tahmin ediliyor. Birçoğu hemşire, teknisyen ve mühendis gibi Batı Avrupa’da aranılan farklı mesleklere sahipler. Üstelik Avrupa’da meslek eğitimlerin için harcanan yüksek masraflar dikkate alındığında, yüksek eğitim düzeyine sahip sığınmacılar göç toplumlarına çok daha az bir masrafla mesleki hayata girebilecekler. Üstelik gelen sığınmacıların genellikle genç bir nüfusu oluşturduğunu da unutmayalım. Örneğin Birleşmiş Milletlerin verilerine göre sığınmacıların sadece %4’ü 60 yaşın üzerinde. Nüfusu yaşlanan Avrupa toplumları için genç sığınmacılar çok önemli bir demografik kaynak oluşturmakta.

Mehmet Meral- Göc ve mülteciulik - www.bodhiweb.info/j_haberpodium

Sığınmacıların yeni toplumlarına daha fazla katkı yapabilme potansiyellerinin olduğu bir gerçek. Bu potansiyelden yeterince yararlanıp yararlanabilmek göç alan ülkelerin elinde. Bunun için ilk adım sığınmacıları topluma bir “külfet” olarak değil aksine önemli bir kaynak olarak görmekten geçmektedir.

 

 

[1]Eurostat verilerine göre Avrupa Birliği 2017 yılında 538 bin sığınmacıya kalıcı sığınmacı statüsü tanıdı.

[2]“Macroeconomic evidence suggests that asylum seekers are not a “burden” for Western European countries”, Hippolyte d’Albis, Ekrame Boubtane, Dramane Coulibaly, Science Advances, 2018 (4) : eaaq0883.