Sağlık

YEME BOZUKLUKLARI

 

“Yavaş yavaş yemekle kurulan ilişki bozuluyor. Vücut, açlık ve tokluk duygusunu yitiriyor ve bu zamanla süregelen kalıcı bir soruna dönüşüyor. Hasta ne zaman aç olduğunu ya da neyi canının istediğini ayırt edemiyor ve bu duygu diyetler sebebiyle zamanla yok oluyor.”

Uzmanlar yeme bozukluğu olan hastaların yaşadıklarını bu sözlerle anlatıyor ve hastaların kontrol duygusunu kaybettiğine, çoğunlukla hayatını kaybetme tehlikesi baş gösterene kadar da yardım almadığına dikkat çekiyorlar.

Güzelliğin giderek zayıflıkla eşdeğer görülmeye başlaması, özellikle genç kadınlar üzerinde baskı oluşturuyor. Birkaç kilo vermek için başlanan diyetler yaşamı tehdit eden yeme bozukluklarına dönüşebiliyor.

Tahminlere göre, yaşları 15 ila 25 arasında değişen genç kadınların yüzde 1’i yemek yiyememe rahatsızlığı olarak da bilinen Anoreksiya nervoza hastası. Yüzde 5’i ise Bulimiya olarak bilinen, aşırı yeme ve daha sonra yediklerini çıkarma rahatsızlığından muzdarip.

Uzman doktorlarlar  özellikle Bulimiya hastalarının rahatsızlıklarını uzun yıllar boyunca gizleyebildiğini söylüyor ve kilo değişikliklerinin Anoreksiya hastalarındaki kadar belirgin olmadığını vurguluyor.

Bu kısırdöngü, beden yetersiz beslenmeden dolayı saç dökülmesi, kemik erimesi hatta kalp ve sinir sistemi rahatsızlıkları gibi sinyaller verinceye kadar devam ediyor.

Anoreksiya nervoza hastalarının yaşam öykülerine baktığımızda çoğunlukla bu hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilecek bazı sorunlar görülüyor. Bazı hastalar istikrarlı bir aile düzeni olmasına rağmen, fazla mükemmeliyetçiler. Diğer bir grupta da zayıflığın güzelliğin bir koşuluymuş gibi dayatıldığı hayat anlayışının rol oynadığını görülüyor. Zayıf olma isteği genç kızlar arasında birinden diğerine yansıyor. Özellikle küçük yaştaki kızlar söz konusu ‘grup baskısı’ ile karşı karşıya kaldığında, kendilerini sürekli diyet yapma ve zayıf kalma baskısı altında hissediyorlar.

Uzmanlar psikolojik sağlığı yerinde olanların yeme bozukluğu sorunu yaşamadıklarını vurgularken, çok hırslı, fakat özgüven sorunu yaşayan bireylerin yeme bozukluğu rahatsızlığı yaşayabilecekleri konusunda uyarıyorlar.

Açlık intihar ettiriyor

Yeme bozuklukları psikoterapi ile tedavi edilebilirken, ilaçlara nadiren başvuruluyor. Bulimiya hastalarının tedavisinde çoğunlukla antidepresanlar kullanılıyor. Böylelikle de yeme krizleri azalıyor.

Yeme bozukluğundan muzdarip hastaların yeniden normal yeme alışkanlıklarına kavuşması uzun yıllar alıyor ve bu hastaların yalnızca yüzde 30’u tedaviye olumlu yanıt veriyor.

Anoreksiya nervoza hastalarının yüzde 15’inin hayatını kaybettiğini belirten uzman doktorlar, bunlardan yarısının açlık duygusuna bağlı depresyon nedeniyle intihar ettiğine de dikkat çekiyorlar.

 

 

devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı