Yaşlılık, İş Kaybı ve Yoksulluk

314

Aydın Yıldırım

Genel Yayın Yönetmeni

a.yildirim@haberpodium.com

 

 

 

Geçen ayki yazımda İsviçre’de sosyal destek alanların sayısının gün geçtikçe arttığına değinmiştim. Buna paralel olarak verilen yardımlardaki kesintilere de… Konuya bu kez iş bulamayan ve sosyal yardım almak zorunda kalan 50 ile 64 yaşları arasındaki insanlar üzerinden devam etmek istiyorum.

İsviçre’de 2011 yılında, 50 ile 64 yaşları arasında olan 34.484 kişi  sosyal yardım alırken, 2017 yılında aynı yaş grubunda bu sayı 54.615 kişiye çıkmış. 2011-2017 yılları arasında bu artış oranı %42’ye denk geliyor.

2018 yılına dair henüz herhangi bir veri mevcut olmamasına rağmen, rakamlar sosyal yardım alan yaşlıların sayısının sürekli olarak arttığını ortaya koyuyor. Verilere göre, 55 yaşından sonra işlerinden çıkarılanların sadece %14’ü yeniden iş bulabiliyor. Bu grubun en az yarısı bir yıldan fazla işsizlik ödeneği almak zorunda kalırken, iki yıl sonra ise bu işsizlik ödeneğini alamaz hale geliyorlar. 520 günlük işsizlik ödeneği sonrasında, gelirleri 4 bin frankın altına düştüğünde ise sosyal yardım almak zorunda kalabiliyorlar.Bu durumdan endişe duyan birçok kişi sosyale gitmektense çareyi, emekli olana kadar İsviçre dışında yaşamakta buluyor. Son bilgilere göre birçok kişi, daha ucuz olduğu için Portekiz, İspanya, İtalya gibi ülkelerde yaşamayı tercih ediyor. Türkiye’de yaşamayı tercih edenlerin sayısı da oldukça fazla. Yani, İsviçre dışında yaşamayı tercih edenler burada yaşamış olsalardı sosyal yardım alanların sayısı çok daha fazla olacaktı.

isvicre haberleri, isvicre gündemi, www.haberpodium.ch

Öncesinde iyi bir eğitim almış, uzun yıllar çalışmış ve yıllarca vergi ödemiş olan bu kesim, ileri yaşlarda sosyal yardım alabilecekleri ihtimalini akıllarından bile geçirmemişlerdir. Özellikle de emeklilik yaşı yaklaştığında, iş kaybı gibi etkenler onları derinden etkilerken, birçoğu birikmiş paraları veya eşlerinin geliri nedeniyle sosyal yardım kurumlarına başvurmuyor.

50-64 yaş arasında olanların eğitim düzeyi şimdiki gençlerin eğitim düzeyinden daha yüksek. Ancak iş alanlarının otomatikleşmesi veya şirketlerin kısıtlamalar yapması gerektiğinde, akla ilk olarak maaşları yüksek olan yaşlıların işten çıkarılması geliyor. Bu kesim, sonrasında her ne kadar iş aramaya devam etse de iş bulamıyor maalesef.

Herkesin başına gelebilir!

Çalışanların haklarının çok da iyi olmadığı İsviçre’de hiç kimse işini kaybetmeme güvencesine sahip değil. Maaşların çok fazla yükselmediği, yaşam koşullarının pahalılaştığı, özellikle de sağlık sigortası giderlerinin yükseldiği bu dönemde zengin ve yoksul arasındaki aralık daha da büyüyor.

93 ülke ile yapılan bir kıyaslamada İsviçre’nin en pahalı ülke olduğu ortaya konmuş. Ülkede, 145 bin kişi çalıştığı halde yoksulluk sınırının altında yaşamak zorunda. Güncel rakamlara göre İsviçre nüfusunun %7,5’i açlık sınırında yaşıyor.

Çareyi ülkeyi terk etmekte ve daha ucuz bir ülkede yaşamakta bulan 50 yaş üstü grubu haklı elbet. Yoksulluk tehlikesinden kaçıp, yaşam koşullarının çok daha uygun olduğu ülkelerde yaşamak daha cazip geliyor.

Konu Federal Parlamento’nun gündeminde de yer alıyor. Önümüzdeki günlerde, yapılacak olan tartışmalardan neler çıkacağını hep birlikte göreceğiz.

Sevgiyle.