İsviçre

VATANDAŞLIK OYLAMALARINDA AYRIMCILIK

 

İsviçre Ulusal Bilimsel Araştırmalar Fonu`nun yayınladığı bir araştırma sonucuna göre,  vatandaşlık başvurularında Halk Konseyleri, Belediye Meclisleri`ne göre daha kısıtlayıcı ve ayrımcı davranıyor.

Bireylerin vatandaşlığına halkoylamasıyla karar verildiğinde, vatandaş olmak için, entegrasyon gibi faktörlerin pek de önemli bir rolü olmuyor. Araştırmalara göre, SVP seçmenlerinin yoğun olduğu belediyelerde bu etki açıkça görülüyor.

Bu durumdan en çok zarar görenlerin eski Yugoslavya ve Türkiye kökenliler olduğu belirtilirken, 2003 yılında yapılan yeni vatandaşlık düzenlemesi ile bu iki grubun, değişen sistemden büyük ölçüde yararlandıkları ifade ediliyor. 2003 yılında, bir çok belediyede, halk oylamasıyla vatandaşlık verme uygulmasına son verilmişti.

Arastrma sonuçlarına göre, yeni uygulama ile birlikte,Yugoslavya kökenlilerde vatandaşlığa geçme oranı yüzde 75 artarken, Türkiye kökenlilerde bu oran yüzde 68 arttı. 

İtalyanlarda (% 6) ve Almanlarda (% 34) bu artışın aşırı olmadığı görülürken, Eski Yugoslavya ve Türkiye kökenlilerin, halkoylamalarında sistematik bir şekilde ayrımcılığa uğradıkları göze çarpıyor.

Halk meclislerinin oylamayla verdikleri kararlarda, entegrasyon durumu, dil bilgisi ve sahip olduğu kimliğin ve oturum süresinin çok büyük rol oynamadığı görülüyor. Özellikle bu tür ayrımcılıkların en çok da SVP seçmenlerin yoğun olduğu belediyelerde yaşanıyor olması dikkatlerden kaçmıyor.

1990 yılında belediyelerin yüzde 80’ i halkoylamasına dayalı vatandaşlık hakkı verirken,  2010 da bu sayı yüzde 30 `a kadar düştü.

Isviçre Federal Mahkemesi`nin 10 yıl önce verdiği bir karara göre, vatandaşlık düzenlemesinde değişikliğe gidilmişti. Mahkeme, aldığı kararla, halk oylaması ile ortaya çıkan olumsuz vatandaşlık kararlarını yasadışı ilan etmişti. Bu kararın nedeni ise, „Her reddedilen başvuruya itiraz hakkının da var olabilceği“ şeklinde idi. İsviçre`de halk oylamalarında alınan kararlara itiraz hakkı bulunmuyor.

Mahkemenin aldığı bu karar sonucunda, bir çok belediye, doğrudan demokratik sistemden, temsili demokratik sistemine geçti.Bu değişiklikle birlikte vatandaşlık oranlarında  yüzde 50 lere varan artışlar gözlendi.

Yetkililer, bu değişiklikle birlikte, 2005-2010 yılları arasında yaklaşık 12.000 göçmenin, İsviçre vatandaşlığına geçtiğini açıklıyorlar.

devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı