Fuat Köçer

Uzaktan eğitim ve beraberine getirdiği zorluklarla başetmenin yolları

www.haberpodium.ch, isvicre'de egitim, isvicre haberleri

Fuat Köçer

Eğitimci

 

 

İsviçre genelinde bütün okullar Kovid19, diğer bir adı ile Korona virüsü sebebi ile şimdilik 4 Nisan tarihine kadar kapatıldı. Okulların ilkbahar tatiline gireceği, üstüne paskalya tatili de eklendiğinde, eğitim kurumlarının 19 Nisan tarihine kadar kapalı kalacağı kesin. Bu sürenin daha da uzatılacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Bu durumda, ülke genelinde 600 bin çocuk evlerinde kalacak ve uzaktan eğitim görecek. Çoğu kantonda okullar, çalışan anne-babalara destek olabilmek için ilkbahar tatili sürecinde de çocuklarını okula bırakma imkanı sunuyor.

Çocuğu eğitim gören aileler kadar, eğitim kurumları ve eğitimciler için de olağandışı bu durum, bir paradigma değişikliğine yol açtı. Okullar kapatıldıktan birkaç gün sonra, dijital teknolojinin de yardımı ile uzaktan eğitime geçildi. Uzaktan eğitim, fikir olarak, zamandan ve mekandan tamamen bağımsız bir şekilde öğrencinin ögrenim görmesini öngörüyor.

Birkaç günlük çok kısa hazırlık süreci ile eğitim kurumları ve eğitimciler gerçekten de yaratıcılıklarını da kullanarak başarılı bir iş çıkardılar. Evde derslerin devam edebilmesi için online platformlar oluşturuldu, günlük videolar ile çocukların motivasyonunun yüksek tutulması hedeflendi, mail, telekonferans ve benzeri araçlarla müfredat işlenmeye devam edildi.

Okuldaki başarı oranı yüksek çocuklar, bu süreci hem kendi istek ve becerileri hem de ebeveynlerinin desteği ile en az müfredat açığı ile atlatacağa benziyorlar. Çünkü anne-babalar ders içeriği bakımından kendi eğitim seviyeleri oranında çocuklarına destek olabiliyorlar. “Okumuş kişinin çocuğu da okuyor“ klişesi, bu bağlamda bilimsel verilerle de doğrulanmakta.

Federal Hükümet’in istatisiksel verilerine göre, İsviçre genelinde yüksek öğrenim görenlerin %43 gibi büyük bir oranı akademisyen ailelerin çocuklarından oluşuyor. Ortaokul mezunu ailelerin çocukları ise 7,5%lik bir oranla kendilerine yüksek öğrenim kurumlarında yer bulabiliyorlar. Uzaktan eğitim ise, bu toplumsal sorunu daha da perçinliyor, şans eşitsizliği noktasında makasın açılmasına sebep oluyor. Eğitim oranı düşük ya da ülkenin diline hakim olmayan göçmen ailelerin çocukları, uzaktan eğitim ile iyi bir eğitimden daha da uzaklaşıyorlar.

Okuduğunu kavramada ve verilen ödevi anlamakta zorluk çeken çocuklar, aktif bir şekilde yardım istemeseler dahi, okul ortamında, grup çalışması ya da özel eğitmen desteği gibi yöntemler ile desteklenebiliyor. Evde çözülen ödevler için ise bu sorunu çözmek bir hayli zorlaşıyor. Destek olabilecek yetişkin birileri var ise, bu sorunun üstesinden gelinebiliyor. Diğer türlü, okulda zaten zorlanan çocuk, uzaktan dijital eğitim ile tamamen altından kalkamayacağı bir yüke maruz kalıyor.

Kesinlikle unutulmaması gereken husus, her ne yapılırsa yapılsın, ev ortamında işlenilen ders, okuldaki eğitime karşılık gelmeyecektir. Okulda çocuk, sınıf arkadaşları ve öğretmeni ile etkileşim içindedir. Kollektif çalışma ortamı ve karşılıklı etkileşim çocuğun iç motivasyonunu yükseltir. İşin ehli öğretmenler, çocuğun en verimli şekilde öğrenim görebilmesi için uygun araç ve gereçlerin yanı sıra eğitimsel donanıma da sahiptirler.

Peki herşeye rağmen çocukların ev ortamında da en verimli şekilde eğitimlerine devam edebilmeleri için neler yapabiliriz, gelin bu soruya bir cevap arıyalım;

Öğretmen tarafından belirlenen hedefin anlaşılması: Derse içerik olarak başlanmadan önce öğretmenin öğrenciden ne istediğinin anlaşılması en önemli noktadır. Öğrenci yola çıkmadan önce nereye varması gerektiğini anlamalı. Bu aşamada velilerin desteği gerekebilir. Yeterli donanıma sahip değilseniz, anlaşılmayan ödevlerin tekrar öğretmene danışılmasında fayda var.

Zamani verimli bir şekilde kullanmak: Bu her öğrenci için değişiklik göstermektedir. Öğrencinin bedensel ve ruhsal bir denge içerisinde olması verimini arttırır. Kimi çocuk sabahları daha verimliyken, kimisi ise öğleden sonra daha iyi çalışmaktadır. Çocuğunuzla en iyi hangi şekilde çalışabildiğini konuşun ve birlikte bir yol belirleyin.

Çalışma ortamı – verimi düşüren etkenleri ortadan kaldırmak: Çocuğun çalışma masasının sade olması önemli bir etkendir. Onun konsantrasyonunu bozabilecek dış etkenler devre dışı bırakılmalıdır. Işık, ses ve oda ısısı çalışmak için elverişli bir hale getirilmelidir. Loş bir ışıkta, yan odadan gelen televizyon sesinin olduğu havasız bir odada çalışmak mümkün değildir.

Aynı anda farklı derslere odaklanmamak: 5 dakika Matematik çalıştıktan sonra, Almanca’ya atlamak, ondan sıkılıp Tarih çalışmak, hem verim sağlamaz hem de öğrencinin canını sıkar. Okulda olduğu gibi, her bir derse 40-45 dakikalık zaman dilimlerinde odaklanmak fayda sağlayacaktır.

Tekrar yapmak: Günlük ders programına başlanmadan, önceki gün işlenilen derslerin kısa bir şekilde tekrar edilmesi, gün içerisindeki verimi arttıracaktır. Örneğin çocuğunuz sabah size, önceki gün hangi derste hangi konuyu işlediğini kısaca özet geçebilir.

Çalışma düzeni: Okulda çocuklar belli bir program doğrultusunda ders işlerler. Imkanınız varsa, okuldaki ders programına harfiyen uyularak dersin işlenmesi, okulun kurumsal boyutunu bir şekliyle eve taşıyacaktır. Bu mümkün değilse, çocuğunuzla ona uygun bir program belirlemeniz ve bu programa uymasına özen göstermeniz çok önemli. Bu noktada esnek davranmamakta fayda var.

Yeterince ara vermek: Okul ortamında olduğu gibi, çocuklar evde çalışırken de yeterince mola vermelidirler. İdeal çalışma düzeni 40-45 dakika ders, 15 dakika mola olarak belirlenebilir. Çocuğunuz ders çalışırken lütfen çalışma masasına yiyiecek-iceçek götürmeyin. Çocuk bu ihtiyaçlarını molalarda giderebilir. Verilen molalarda ders çalışılan ortamın yeterince havalandırılması da önem arz etmektedir.

derya ozgul, www.haberpodium.ch,isvicre'de is kurma, isvicre'de evlenme, Isvicre'e oturum hakki, isvicre'de iltica, isvicre egitim sistemi, www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri, isvicre gezi rehberi, isvicre'de nereler gezilir, isvicre'de corona virus

Teknolojiden yararlanmak: Bilgisayar ve akıllı cep telefonları doğru oranda ve doğru zamanda kullanıldığında hayatımız büyük ölçüde kolaylaşmakta. Çocuklarımız derslerinin konusu ve içeriğine göre internet ortamından yararlanabilirler. Ne için internete girdiğine ve ne araştırdığını size söylemesini isteyin. Kontrolün sizde olduğunu çocuğunuza hissettirin.

Öğretmenle iletişim halinde olmak:  Özellikle evden ders çalışıldığı bu dönemde, öğretmenle iletişim içinde olmak hem öğrenci hem de veli için belirleyicidir. Çocuğunuz bir şeyi anlamadığında öğretmenine telefon yoluyla da danışabilmeli. Günde 10 defa öğretmeni aramak yerine, gün içinde biriken soruları not alıp, o günün akşamı öğretmene danışmak daha faydalı olabilir.

Oyun oynamak: Çalışmak hayatın önemli bir parçasıdır ancak hayatın bütünü değil. Çocuğunuz dersini bitirdikten sonra bu dönemde de  oynamaya yeterince vakit ayırabilmeli. Daha önce bahsettiğim bedensel ve ruhsal denge için oyun vazgeçilmez bir unsurdur. Yine burada, sadece akıllı telefonla oynamak yerine, ev içerisinde de bedensel ve zihinsel hareketliliği içeren oyunları seçmenizi öneriyorum.

 

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı