Aydın Yıldırım

Ukrayna-Rusya savaşı. İsviçre bu savaştan nasıl kâr ediyor?

İsviçre'deki silah şirketleri de, diğer silah şirketleri gibi Ukrayna-Rusya savaşının ardından başlayan küresel silahlanmadan memnunlar.

Aydın Yıldırım

Aydın Yıldırım

Genel Yayın Yönetmeni

a.yildirim@haberpodium.ch

 

Bu dönemde Avrupa kendini silahlandırırken, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinden sadece birkaç gün sonra, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, ülkesinin Alman silahlı kuvvetlerini modernize etmek için 100 milyar euro ayıracağını duyurdu. Kısa bir süre sonra, İskandinav ve Doğu Avrupa ülkeleri de Moskova’dan gelen tehdide karşı askeri bütçelerini önemli ölçüde artırmayı planladıklarını açıkladılar.

Askeri bütçeyi artırma tartışması İsviçre’de de yürütülüyor. Ukrayna-Rusya savaşından hareketle Federal Meclis, İsviçre ordusuna 2023’ten itibaren kademeli olarak daha fazla para aktarılması kararı aldı. Güncel olarak 5,6 milyar frank olan yıllık bütçenin 7 milyara yükseltilmesi hedefleniyor. Gerekli paranın ise, eğitim, sağlık, kültür, tarım gibi alanlarda yapılacak olan tasarruflarla elde edilmesi düşünülüyor.

Silah siparişlerinde artış

silah

Bu dönemde silah siparişleri artarken, İsviçre’deki silah şirketleri bu durumdan yararlanmaya başladılar. Alman Rheinmetall şirketinin Altdorf ve Zürich’te bulunan fabrikalarında, diğer savaş malzemelerinin yanı sıra hava savunma sistemleri, radar cihazları ve mühimmat üretilirken, bu fabrikalarda çalışanlar işlerine zar zor yetişebiliyorlar. Firma yetklilileri ise çalışanlardan üretimin hızlandırılmasını talep ediyorlar.

Verilere göre Rheinmetall şirket hisselerinin değeri Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana iki katından fazla arttı.  Şirket, ilerleyen süreçte satışların %20 oranında artmasını bekliyor.

Ana müşteri NATO

Rheinmetall gibi, İsviçre’deki diğer silah şirketleri de savaş durumundan faydalanıyorlar.

Bern Kantonu’na bağlı Thun’da, yaklaşık 80 kişiyi istihdam eden İsveçli SaabExternal firmasının yetkilileri, “savunma endüstrisi ürünlerine artan bir ilgi” olduğunu belirtiyorlar. Diğer savaş malzemelerinin yanı sıra uçaksavar sistemleri de üreten grubun hisse fiyatları 24 Şubat’tan bu yana sürekli artıyor.

Bu burum, Federal bir şirket olan Ruag için de geçerli. Avrupa’nın en büyük “küçük kalibreli mühimmat“ üreticisi olan Ruag‘ın yetkilileri, “Uzun vadeli üretim kapasiteleri planlamak için en önemli müşterileriyle yakın temas halinde” olduklarını söylüyorlar.

Firma sözcüsünün açıklamalarına göre, yeni sözleşmelerdeki aslan payı NATO‘ya üye ülkeler oluşturuyor. Buna göre bugün, grubun elindeki siparişlerin yaklaşık %87’si NATO‘ya üye ülkelerinden geliyor. Ve bu trend gittikçe yükseliyor.

Thurgau merkezli bir firma olan, ABD grubu General DynamicsExternal bağlantılı zırhlı araç üreticisi Mowag, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleriyle temas halinde. Firma sözcüsü Pascal Kopp, “Silah ticareti uzun vadeli tedarik döngülerine tabi olduğundan, gelecekteki ihtiyaçların sipariş durumumuzu etkileyip etkilemeyeceği ve ne ölçüde etkileyeceği şu anda belirsiz.” diyor.

Sürekli artan ihracat

2021’de İsviçre, 742,8 milyon frank değerinde silah ve mühimmat ihraç etti. Bu, 2020 rekor yılına kıyasla %18’lik bir düşüşe tekabül etse de, uzun vadeli eğilim açık; son 20 yılda yurtdışına yönelik silah satışları neredeyse üç katına çıktı. Uzmanlar bu artışın hızlanarak devam edeceğini ifade ediyorlar.

Silah üreticilerine ihracat lisansı veren Feredal Ekonomi Sekretaryası (Seco) bile, silah sektörü için “güzel zamanlar“ olacağı beklentisi içerisinde. Seco sözcüsü Fabian Maienfisch, “Silah talebinin dünya çapında artması muhtemel. Bu da İsviçre’den gelen silah sistemleri talebini etkileyecek.“ diyor.

Uluslararası bir karşılaştırmada, İsviçre toplam silah ihracatının %1’inden daha az bir paya sahip. Ancak pek de şaşırtıcı olmayacak bir şekilde; ABD (%40), Fransa (%13) ve Rusya (%13) İtalya (%5) ve Almanya (%4) gibi ülkelerin ardından dünya pazarına hakim olan ülkelerden biri.

İsviçre silahlarını satın alan ülkeler

2021’de İsviçre 67 ülkeye savaş malzemesi ihraç etti. Almanya (123 milyon frank) önde gelen alıcı ülke olurken Almanya‘yı Danimarka (96 milyon) ve Amerika Birleşik Devletleri (90 milyon) takip etti. (Kaynak: seco)

Federal verilere göre, silahlanma sektörü İsviçre’de yaklaşık 10 bin kişiye iş olanağı sağlıyor.

İsviçre’de silah ve mühimmat bileşenleri üretimi, Ruag ve birkaç büyük uluslararası şirket dışında yaklaşık 3 bin küçük ve orta ölçekli işletme tarafından yapılıyor. Bu tedarikçiler ağırlıklı olarak sivil sektörde faaliyet gösterirken askeri malzemeler de üretiyorlar. Örneğin birçok üretici, saatlerde, tıbbi cihazlarda ve yüksek hassasiyetli silahlarda bulunan metal parçalar pazarlıyor.

Polemikler ve sayısız skandallar

Silah sanayii, İsviçre’nin sanayi ihracatının % 1’inden daha azını oluştursa da, İsviçre’deki siyasi tartışmaların odak noktasında yer alıyor. Bu durum esas olarak, İsviçre’nin tarafsızlık ve insan haklarına bağlı olma politikası ile ilgili.

En son polemik, Bern’in Almanya’nın Ukrayna’ya İsviçre yapımı mühimmat ihraç etmesine izin vermeyi reddetmesiyle ilgiliydi. Federal Hükümet bu kararını, “İsviçre yasalarının iç veya uluslararası çatışmalara karışan ülkelere ihracatı yasaklaması“ ile gerekçelendirmişti.

Bu durum hem sağdaki hem de soldaki bazı politikacıları rahatsız ederken, Hıristiyan Demokrat Halk Partisi (CVP) Başkanı Gerhard Pfister Federal Hükümet’i “Ukrayna’ya yardım sağlamamakla” suçlamıştı.

İstisnalar her zaman mümkün!

Son yıllarda, İsviçre askeri malzemelerinin savaş bölgelerinde yasadışı varlığıyla ilgili haberlerde artışlar oldu. Bazı İsviçreli gazeteciler Şubat ayında, Afganistan’daki ölümcül bir bombalamada, İsviçre üretimi olan Pilatus PC-12 uçaklarının, Yemen savaşında ise Suudi Arabistan tarafından İsviçre saldırı tüfeklerinin kullanıldığını ortaya çıkarmışlardı.

İsviçre, savaş malzemelerinin ihracıyla ilgili en katı yasalardan birine sahip olmakla övünen bir ülke. Bu yasal durum son zamanlarda daha da sıkılaştırılırken, artık İsviçre şirketlerinin “insan haklarını ciddi şekilde ihlal eden” ülkelere silah ihraç etmelerine izin verilmiyor.

Bu durum özellikle de Suudi Arabistan için geçerli. Suudi Arabistan, Yemen’e askeri müdahalesi nedeniyle 2015’ten bu yana İsviçre‘nin kırmızı listesinde yer alıyor. Ancak Suudi Arabistan 2021’de, İsviçre’den 50 milyon franktan fazla değere sahip silah alırken, birden İsviçre’den en fazla silah alan ülkeler listesinin 6’ıncı sırasına yükseldi. Seco’ya göre bunun nedeni, “ihracına izin verilen yedek parçalar“.

İnsan hakları örgütlerine göre Seco, insan haklarını sistematik ve ciddi şekilde ihlal eden ülkelerin listesini tutmazken, değerlendirmeyi ise duruma göre yapıyor.

Açık olan şu; Federal Hükümet her ifşa ile imajına önemli ölçüde zarar veriyor.

Ukrayna savaşı dönüm noktası mı?

İnsan hakları örgütleri açısından Ukrayna’daki savaş bir dönüm noktası olabilir. Batı ülkelerinde silah alımlarının artmasıyla birlikte İsviçreli şirketler bazı sorunlu ülkelere karşı daha temkinli olabilirler.

Ancak sol partilerden kimi politikacılar; “Son birkaç yılın deneyimi, tüm kontrollere rağmen İsviçre silahlarının savaş bölgelerinde ortaya çıkmaya devam ettiğini gösteriyor. Birkaç yüz milyon frank değerinde silah ihraç ederseniz, küresel savaşın çıkmasına katkıda bulunuyorsunuz.” diyorlar.

Sektörden yana olanlar ise duruma pragmatik yaklaşıyorlar ve şöyle diyorlar; “İsviçre olarak diğer Avrupa ülkelerinin çoğundan çok daha katı düzenlemelere sahibiz. Yasaların daha da sıkılaştırılması sadece sektörümüzün aleyhine olur. Bu silahları biz satmazsak başkaları satacak”.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı