Derya Özgül

Toplu Göçe Hayır“ın sancıları devam ediyor

derya ozgul, www.haberpodium.ch,isvicre'de is kurma, isvicre'de evlenme, Isvicre'e oturum hakki, isvicre'de iltica, isvicre egitim sistemi, www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri, isvicre gezi rehberi, isvicre'de nereler gezilir, isvicre'de corona virus

Derya Özgül, LL.M.

Hukukçu

[email protected]

www.adconsultancy.ch

 

 

 

 

9 Şubat’ta yapılan ve büyük bir çoğunlukla kabul edilen “Toplu Göçe Hayır” inisiyatifine karşı, RASA Derneği (Raus aus der Sackgasse) öncülüğünde imza toplanıyor. Kabul edilen referandumun iptalini talep eden inisiyatifçiler, 2015 yılı sonuna kadar 100 bin imza toplamayı hedefliyorlar.

İmzalar 2016 yılına kadar Federal Hükümet’e sunulmak istenirken, 2017 yılının Şubat ayında yeni halk oylamasının yapılması planlanıyor. Halk oylaması ile Anayasa’nın 121a* maddesi ve bu maddeye dair geçiş hükümlerinin kaldırılmasını isteniyor. 2017 yılı Şubat ayı tarihinin özelliği, SVP’nin göç inisiyatifinin hayata geçirilmesi gereken son tarih olması. (*Madde 121a: Göçmen Sayısı Denetimi)

Göçmen kontenjanları ve İsviçre içi işgücü önceliğinin kabul edilemez olduğunu söyleyen RASA İnisiyatifçileri; “Uluslararası Anlaşmalar iptal edilirse inisiyatifi devam ettirip halka sunacağız. Ancak Hükümet ve Parlamento uluslararası anlaşmalara dokunmazlarsa inisiyatifi geri çekebiliriz“ diyorlar.

“Toplu Göçe Hayır” isimli inisiyatif İsviçre ile Avrupa Birliği arasında olan bazı anlaşmaları geçersiz kılmış, uluslararası boyutu ile İsviçre’yi zor durumda bırakmıştı.

RASA’ya Destek

Bu inisiyatif doğrultusunda kurulan RASA Derneği, kendini halk hareketi olarak değerlendirip, siyasi partilerden bağımsız olduğunu söylüyor. Eğitim, bilim, iş hayatı, kültür ve spor gibi alanlarda tanınmış 300 kişi bu inisiyatifi desteklediklerini açıkladı. İnisiyatif için ilk imzayı atan Rapçı Greis olurken, inisiyatifi desteklediğini beyan eden isimlerden bazıları şöyle: Federal Mahkemesi Eski Başkanı Giusep Nay, Dışişleri Eski Bakanı Micheline Calmy-Rey, SP Federal Meclis Üyesi Daniel Jositsch, Zürich Eski Belediye başkanları Esther Mauer ve Thomas Wagner. Bu isimlerin dışında VPOD Sendikası (Verband des Personals Offentlicher Dienste) ile Swisscleantech Ticaret Birliği de inisiyatife destek sunuyorlar.

Aslında RASA inisiyatifi, bir şekilde sadece 0,3 oy farkı ile kabul edilen 9 Şubat inisiyatifine geç kalmış bir tepki. 9 Şubat’ta 50,3 oy oranı ile toplu göçe “Hayır“ denilmişti. Bu sonuç göçmenlerle ilgili kontenjan uygulamasına yol açılmıştı.

Federal Hükümet ile Parlamento’nun uluslararası anlaşmaları iptal etmeden istenilen kontenjanları nasıl uygulamaya geçirecekleri halen belirsiz.

AB ile yapılan anlaşmalar iptal edilmeden kontenjan uygulması nasıl olacak?

Hukuki olarak AB ile İsviçre arasında yapılan anlaşmalar tek taraflı iptal edilemez. Çünkü herhangi bir anlaşma tek taraflı iptal edildiği taktirde, diğer bütün anlaşmalar 6 ay içerisinde otomatik olarak feshedilmiş sayılacak. Böylelikle de İsviçre, AB ile olan serbest pazarlama hakkını kaybederken, rekabet pozisyonu düşecek ve kalifiye eleman bulmakta zorlanacak.

Referandumcular şimdiye kadar neredeydi?

Hükümet’in 9 Şubat SVP inisiyatife “Hayır“ oyu kullanılmasını tavsiye etmiş olmasına rağmen, “bu kadar önemli bir inisiyatife neden bir karşıt önerge sunulmadı?“ diye soramadan edemiyor insan. Halk oylaması öncesi sesleri çıkmayanlar, inisiyatif kabul edilince seslerini yükseltmeye başladılar. İnisiyatif karşıtları o zaman SVP’nin sunduğu inisiyatife karşı bir öneri sunabilir, halkın karşısına çıkabilirlerdi. Ancak bunu maalesef yapmadılar.

Bahsi geçen göçü sınırlandırma konusu daha çok AB-ülkeleri vatandaşları için geçerliydi. Ancak geçtiğimiz günlerde Federal Hükümet AB dışında, üçüncü ülke vatandaşları kontenjanlarını düşürmek için bir adım attı. Bu kontenjan düşüşü de bu kadar ses getirecek mi, izleyip göreceğiz.

İsviçre’deki işgücü potansiyeli daha iyi kullanılmalı

İsviçre’de ikamet eden birçok göçmenin çok iyi bir eğitim alt yapısı bulunuyor. Ancak bu potansiyel birçok kez kullanılamıyor. Çünkü bu insanların belgeleri, eğitimleri, deneyimleri iş piyasası ve resmi kurumlar tarafından tanınmıyor. Böylelikle de bu kişiler yapabilecekleri işlerin çok daha alt kademelerinde iş bulmak zorunda bırakılıyorlar. Diğer taraftan aynı iş için İsviçre’ye yurt dışından (AB- ülkelerinden) yeni işgücü getiriliyor. Bu bir çelişki.

İsviçre’deki işgücünden faydalanmanın yolları çok basit aslında; Buradakilerin eğitimleri daha iyi bir derecede tanınsa, bu insanların bilgi ve deneyimlerinden daha iyi faydalanılabilir. Ayrıca “eksik” bulunan eğitim bölümleri belirtilse, bu eksiklikler kolayca tamamlanabilir, göçmenler kendi kalifelerini yükseltebilirler.

Bu potansiyeli kullanmak adına; politikacılar, iş dünyası ve Federal Hükümet el ele vermeli ve bu sorunları halletmeli. Göz önünde olan sorunları görmezden gelerek AB ülkeleri vatandaşlarını getirmek/kabul etmek yerine, yaşamını İsviçre’de idame eden iş gücününün potansiyelininin kullanılması daha az sorunlara yol açacaktır.

Böylesi bir düzenleme daha önce yapılsaydı, hem ortaya çıkan sorunlarla karşı karşıya kalınmaz hem de SVP gibi sağ eğilimli partilerin eli güçlenmezdi belki de.

Bu anlamda dergimizde yer alan “OECD Raporu“ haberi çok önemli. Raporda yer aldığı şekilde; “yerleşik göçmenleri sorun olarak değil, potansiyel işgücü olarak değerlendirilmeli. Onların yaşama entegre olmaları da geleceğe yatırım olarak görülmeli.“

Ayrıca RASA’nın iş gücü piyasası önceliğinin kabul edilemez olduğuna katılıyorum. İşgücü için mutlaka bir öncelik olmamalı, ancak bu potansiylenin değeri de bilinmeli ve potansiyel kullanılır hale getirilmeli. Böylelikle “kontenjan“ uygulanmasına gerek kalmayacaktır.

Anneler işgücü yaşamından uzak

Aynı şekilde İsviçre’deki çocuk bakım sistemi genellikle anneyi iş yaşamından uzak tutuyor. Özellikle bakım yerleri ücretlerinin yüksekliği ve işyerilerinin bu konuda esnek olmamaları gibi nedenlerle anne evde kalıp çocuğuna bakmak zorunda bırakılıyor. Sonuç olarak anne kendi mesleğini icra edemiyor.

Aslında çocuk bakım imkanları biraz daha kolaylaştırılsa, anne de çocuğunun bakımını kendi işiyle kombine edebilir. Bu da İsviçre için ayrı bir iş gücü potansiyeli demek.

Şu an ki rakamlara göre İsviçre’de yüksek eğitimli 50 bin anne işini bırakmış durumdayken, yüz binlerce anne de part-time çalışıyor.

Son olarak, HaberPodium okuyucularının yeni yıllarını kutluyorum! Mutlu, sağlıklı ve sevgi dolu bir yıl geçirmeniz dileğiyle.

 

Not: İsviçre’de, hukuki konularda danışmanlık hizmetinden faydalanmak isteyenler yukardaki mail adresimden bana ulaşabilirler. Ayrıca Türkiye ile, tanıma/tenfiz davaları, tapu dava işlemleri, tebligat, vekâlet işlemi vs. türünden herhangi bir hukuki süreç içerisine giren ya da Türkiye’de hukuki takip yaptırmak isteyen okuyucularımız da iletişime geçebilirler.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı