İsviçre

TONLARCA GIDA ÇÖPE GİDİYOR

 

Federal Hükümet gıda israfını engellemek istiyor. Gıda sektörü ise yeni yasalar için uyarıyor ve sorumluluğu tüketicilere yüklüyor.Tüketici koruyucuları ise kızgın.

İsviçre de yıllık olarak yaklaşık iki milyon ton gıda çöpe gidiyor. Çöpe giden ürünler genellikle meyve, sebze ve hamur işleri. Bu miktar, üretilen gıdaların neredeye üçte birine denk geliyor.

Birleşik Milletler Çevre Programı İcra Direktörü Achim Steiner, kısa bir süre önce bu duruma, “Şu an yaklaşık 7 milyar insanın yaşadığı dünyamızda ,2050 yılında 9 milyara yükselecek.Böylesi bir dünyada gıdaların atılması, ekonomik, çevresel ve etik olarak kabul edilemez “ şeklinde tepki gösterdi.

Federal İsviçre Hükümeti`de bu tutumdan yana tavır takınırken, bakanlıklar yemek artıklarının azaltılması ve önlenemez atıkların daha iyi değerlendirilmesi için gerekli incelemelere başladılar.

Hükümet bu çıkışı ile “ Sürekli ve Verimli bir Ekonomi Kaynağı“isimli yeşil halk inisiyatifine yanıt vermiş oluyor. Bu İnisyatif 2050 yılına kadar kaynak tüketimini üç te bir oranında azaltmak istiyor. Hükümet ise, belli bir rakam hedefi vermeden, karşıt bir inisiyatif sunmayı planlıyor ve  bakanlıkların önerilerini Çevre Koruma Yasası`na dahil etmek istiyor.

Hükümetin hedefi bilgilendirme kampanyasıyla tüketicilerin bilgilendirilmesi.

Aralık ayında, Liberal Yeşil Parti (GLP) Meclis üyesi Isabelle Chevalley, gıda tüketimiyle ilgili bir çalışma meclise sunmuştu. Hükümetin destek veridiği bu çalışmada Chevalley, şu 4 seçeneği sunuyor:

– Atıkları komposto etmek

– İhtiyacı olanlara ücretsiz vermek

– Hayvanların beslenmesi sağlamak

– Biyogaz üretmek

Chevalley`in bu tutumu gıda sektörünü korkutuyor. Gastrosuisse direktörü Bernhard Kuşter “Atık gıdaları değerlendirme mecburiyeti kendi özgür girişimlerimizi kısıtlar“ diyor.

Gıda israfı nasıl durdurulur konusu Ekomoni çevrelerince de tartışılıyor. EconomieSuisse kurumu ekonomistlerinden Rudolf Minsch, yapılacak olan düzenlemelerde acele edilmemesi gerektiğini belirtiyor. „Yeni bir düşünce şekli oluşmalı“ diyen Minsch ,hükümetin lanse ettiği bilgilendirme kampanyasını olumlu karşılıyor ve tüketicilerin bilgilendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Coop ve Migros

Hükümetin çalışması ile, ileride Coop ve Migros gibi büyük alışveriş merkezlerine ve restoranlara, tüm gıda atıklarını değerlendirme mecburiyeti gelecek.

Coop ve Migos ise yeni kurallara şüpheli yaklaşıyor, karşı çıkıyorlar. Her ikisi de bu konuda kendi ödevlerini yerine getirdiklerini söylüyor.

Verdikleri bilgilere göre, gıdaların yüzde 99 unu müşterilerine veriyorlar. Geriye kalan çok az yüzdeliği de değerlendirdiklerini belirtiyorlar.

Örnek olarak bu atıkları hayvan yemi, gübre ya da komposto olarak kullandıklarını söylüyorlar. Aynı şekilde hayırsever kuruluşlarla birlikte çalışıyorlar ve gıdaların son kullanım tarihinin geçmesine yakın bir zamanda, gıdaları bu kuruma indirimli fiyatlarla sunuyorlar.

Migros sözcüsü Urs Peter Naef, tartışmanın odak noktasının yanlış olduğunu söylüyor. “Tüketicilerin aldıkları önlemler nerede?“ diye soruyor ve çöplerin neredeyse yarısının evlerde oluştuğunu iddia ediyor.

Tüketiciyi Koruma Vakfı

Gıda sektörünün sorumluluğu tüketicilere yüklemesi kızgınlık yaratıyor.

Tüketiciyi Koruma Vakfı Direktörü Sara Stalder, gıda sektörünü eleştiriyor ve “Gıda sektörü gıda israfını kendi yaratıyor. Çünkü satışı ön planda tutarak son kullanım tarihini çok kısa tutuyor.“ diyor.

Şu an satıcılar ürünlerin son kullanım tarihlerini kendileri belirliyebiliyorlar. Buna ek olarak üç tarihlendirme metodu kullanılıyor. “ Son Kullanım Tarihi“, “Son Satış Tarihi“ ve “Son Tüketim Tarihi“.

Bu tarihlendirmeler tüketicinin kafasını karıştırırken, bu konuda sadeleşme gerektiğini belirtiyor tüketici savunucuları. 

 

devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı