Kültür-Sanat

TERRAKOTA ORDUSU iSVİÇRE’DE

 

M.Ö 210 tarihinde ilk Çin imparatoru Qhi Shi Huang döneminde kilden yapılan Terrakotta Ordusu, UBS Bankası`nın sponsorluğunda, Bern Tarih Müzesi (Bernisches Historisches Museum)’nde tarih severlerle buluştu.

15 Mart’ta ziyaretçilere kapılarını açan Kil Askerler sergisi, 17 Kasım tarihine kadar devam edecek. Sergide 220 ayrı çeşit figür sergileniyor.

HaberPodium olarak Müzeyi ziyaret edecek olan sanat severlere, Terrakotta Ordusu ile ilgili kısa bir önbilgi hazırladık.

Terrakotta Ordusu`nun ilk defa 1920’li yıllarda bir köylünün tarlasını kazarken şans eseri bulduğu varsayılıyor. Eğer bu köylü korkup askerleri tekrar gömmeseydi, dünya bu cansız askerlerden daha önce haberdar olacaktı.

Askerlerin keşfi, 1974 yılında Çinli köylülerin kuyu kazdığı sırada yine tesadüfen oluyor. O döneme kadar hiçbir kaynakta belirtilmeyen bu devasa heykeller, bölgeye gelen Arkeologları hayrete düşürüyor.

Bulunan Kil Askerlerin her birinin aynı kalıpta üretildiği düşünülmüş ilk olarak. Ancak zamanla yapılan araştırmalarla öyle olmadığı anlaşılmış.

Bir sabah içtimasında toplanmış askerlerin her birinin elbisesi ve yüzü için ayrı ayrı kalıplar üretilmiş.

Ayrı ayrı boyanmış atların, arabaların, hayvanların tümü bir rüyadan öte, gerçek bir kenti korkunç bir büyülü toza, toprağa, kile çevirmiş izlenimi veriyor.

Peki böylesine devasa eserlerden nasıl olur da, keşfedildiği ana kadar, hiçbir kayıtta bahsedilmedi?

Araştırma sonuçlarından yola çıkılarak oluşturulan bir varsayıma göre, Çin’in ilk hükümdarlarından Qin Shi Huang ,haşmetini ve imparatorluğunun büyüklüğünü, binlerce yıl sonra da olsa, ispatlamak için böylesine ilginç bir yöntem bulmuş.

Kimilerine göreyse, İmparator sağlığında defalarca suikasta uğramış ve ölümünden sonra kendisini koruyacak gerçekçi bir ordu yaptırmış.

Farklı bir varsayım ise, Qin `in tahta geçmeden önce ölen İmparatorlar ile eşlerinin, hizmetçilerinin, özel askerlerinin hayvanlarıyla birlikte gömüldüğünden yola çıkıyor. Buna göre Qin bu geleneğin yerine, aslına benzeyen kilden bir ordu yaptırarak, bu korkunç geleneği değiştirmeyi düşünmüş.

Arkeologların yaptığı ilk kazılarda, 6 bin’in üstünde parça bulunuyor. Askeri rütbelerine göre giydirilmiş savaşçılar, orjinal savaş pozisyonu almış bir şeklide konumlandırılmışlar.

Subay ve komutanlar diğer askerlerden biraz daha uzun, siyah ve kahverengi zırhlar kuşanmışlardır. Okçu askerler, piyadeler, iki tekerlekli at arabalarını kullanan askerler gibi bir orduda bulunan farklı özelliklerde ki askeri çeşitlilik Terrakotta ordusunda da mevcut.

Bezemelerde ve işlemedeki gerçekçilik, o zamanlar Çin sanatında bulunan doğallık ve gerçekçilik akımının ispatı gibi durur.

İkinci kazılar 1976 Mayıs’ında yapılır.

Büyük bir ödüldür bu kazı. 64 bin metre karelik bir alanda, bin 400 savaşçı, 64 savaş arabası, gruplara bölünmüş piyadeler, süvariler, bölük komutanları…

İlk kazıdaki askerlerden farklıdırlar bu kez. Askerler kare şeklinde bir alanda sıralanmışlardır. Bu kazıda ortaya çıkan askerler,  yüzlerinde taşıdıkları ifadelere göre, uzak yerlere gidip savaşıp da dönecek türden bir izlenim veriyor.

Üçüncü kazı ise 1980 yılında gerçekleştirilir. Bu seferki kazı alanı en küçük olanıdır. Sadece bir savaş arabası, 6 savaşçı, az sayıda da silah bulunuyor. Bu gruptaki savaşçıların özel komutanlar olduğu düşünülmektedir.

Dördüncü bir alan daha keşfedilmiştir ancak burasının boş olduğu ifade ediliyor.

Boyları 183-195 cm arasında değişen bu heykel askerlerin her birinin yüz ifadesi farklıdır.

Kazı alanında çoğu hala toprak altında olmak üzere, 8 bin asker, 520 atıyla birlikte 130 savaş arabası, 150 süvari atı bulunduğu tahmin edilmektedir.

Qin Shihuang Mezarı ve Terrakotta Ordusu, 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne alınmıştır.

 

Haber: Sadık Bagadur

 

 

 

devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı