Emine Sarıaslanİsviçreisviçre

SVP’nin “Sürdürülebilirlik Girişimi”’ne HAYIR

Ücretleri, emekli maaşlarını ve işleri tehlikeye atan SVP’nin Sürdürülebilirlik Girişimi ülkeyi kaosa sürüklemek istiyor.

SVP’nin “Sürdürülebilirlik Girişimi” kulağa zararsız geliyor olabilir, ancak bu girişimin arkasında ücretlere, emekli maaşlarına ve istihdama yönelik büyük bir saldırı yatıyor.

Ücretler durgun kalırken ve sağlık sigortası primleri ile kiralar sürekli artarken, girişim hiçbir çözüm sunmuyor. Aksine, bugün birçok insanı zorlayan sorunları daha da derinleştiriyor.

SVP, sürekli ikamet eden nüfusu 2050 yılına kadar katı bir şekilde 10 milyonla sınırlandırmak istiyor. Bu hedefe ulaşmak için Avrupa Birliği (AB) ile yapılan temel anlaşmaların feshedilmesi, iltica hakkının zayıflatılması ve bunun sonucunda ücret korumasının da ortadan kaldırılması öngörülüyor.

Ücretler ve emekli maaşları tehlikede

Kişilerin serbest dolaşımının sona ermesiyle birlikte çalışanların haklarını koruyan «eşlik edici» önlemler de ortadan kalkacaktır. Denetimler olmadan geniş çaplı ücret dumping’i riski doğar. Sendikalar uyarıyor: ücret koruması çökecektir. Emekli maaşları da ciddi şekilde tehlikeye girer. İsviçre Sendiklar Federasyonu (ISF) baş ekonomisti Daniel Lampart, genç çalışanlar için yılda 2200 franka kadar daha az emekli maaşı ödeneceğini öngörüyor; çünkü AHV/AVS milyarlarca katkıdan mahrum kalacaktır. İş gücü piyasasında daha az genç insanın olması, daha yüksek primler, daha yüksek emeklilik yaşı veya daha düşük emekli maaşları anlamına gelir.

Sağlık hizmetleri tehlikeye giriyor

“Evet” oyu özellikle sağlık sektörünü sert şekilde etkileyecektir. Bakım personelinin üçte birinden fazlası ve doktorların yaklaşık yarısı yurtdışından gelmektedir. Bu uzmanlar olmadan personel eksikliği dramatik biçimde artar. Bu durum tıbbi hizmetleri tehlikeye atar ve primlerin daha da yükselmesine yol açar. Ekonomi de etkilenecektir: İsviçre ihracatının yarısı AB’ye yapılmaktadır. İkili anlaşmalar olmadan şirketler en önemli pazara erişimini kaybeder; bu da daha yüksek fiyatlara, daha fazla bürokrasiye ve azalan yatırımlara yol açar. Ayrıca 10 milyon sınırına ulaşıldıktan sonra artık hiçbir yabancı uzman istihdam edilemeyecektir – bu da öngörülebilir bir rekabet dezavantajıdır.

ırkçılık

Çözümler yerine kaos

Girişim, yüksek kiralar veya artan primler gibi mevcut sorunların hiçbirini çözmüyor. Aksine, ücret baskısı, güvensiz emekli maaşları ve daha yüksek maliyetler yaratıyor. İsviçre Sendiklar Federasyonu Başkanı Pierre-Yves Maillard bunu açıkça ifade ediyor: “Bu girişim ne çalışanların, ne emeklilerin ne de ülkemizin çıkarınadır.” Unia Başkanı Vania Alleva da uyarıyor: “Ücret korumasını zayıflatan ve göçmenlerin haklarını azaltan herkes, sosyal güvenliğimizin temellerine saldırıyor.”

Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı Unia Göç Komisyonu ve sendikalar girişime kararlılıkla karşı çıkıyor. Çünkü SVP bu girişimle göçmenler ve çalışanlar için elde edilen önemli kazanımlara saldırıyor. Buna verilecek cevap birlik, dayanışma ve sandıkta net bir HAYIR oyudur.

 

Emine Sarıaslan

Unia Merkez Yönetim Kurulu üyesi

AD Consultancy

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı