Kültür-Sanat

Pop müziğin genç ve dinamik sesi: Levin

Farklı kültürlerle büyümüş bir müzisyen Levin. Anne İtalyan kökenli, baba ise Türk.

İsviçre’de doğup büyümüş ve eğitimini burada tamamlamış. Çok kültürlü bir ortamda büyüyen Levin, bu çeşitliliği müziğine de yansıtıyor ve bunu bir şans olarak nitelendiriyor.

Altı yaşında okula başladığında bir enstrüman seçmesi gerekmiş, O gitarı seçmiş. Nedeni ise “babam” diyor. Babasının gitar çalması bu enstrümanı seçmesinde etkili olmuş. Eve misafir geldiğinde de onlara gitar çalıyormuş hep Levin. Zamanla daha istekli çalmaya başlamış ve profesyonel olarak geliştirmiş sanatını.

Güçlü bir müzik altyapısına sahip olan Levin, meslek olarak seçtiği bu yolda yürüyor hala.

28 yaşındaki sanatçı, Küsnacht’da müzik dalında bitirdiği lise ögretiminden sonra, 3 yıl boyunca Basel Üniversitesi’nde Jazz eğitimi alıyor. Pop Müziği eğitimi almak için gittiği Kaliforniya’da, Los Angeles ve San Francisco kentlerinde 1 yıl kaldıktan sonra, Zürich Güzel Sanatlar Üniversitesi (ZHdK)’nde Pop Müziği dalında, iki yıl yüksek lisans yapıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

Amerika’da kalırken bir süre Hollywood’da da yaşadığını belirten Levin, orada mesleğiyle ilgili bir çok değişik insanla tanıştığını anlatıyor. Whitney Houston’ un ve Prince’ in piyanistleriyle birlikte sahne aldığını söyleyen genç sanatçı, bu çalışmaların kendisine çok iyi deneyimler kazandırdığını açıklıyor ve:

“Burada gitarın dışında, Bateri, Bas, Piyano gibi farklı enstrümanlar çalmayı, şarkı söylemeyi ve CD yapımcılığını da öğrendim”diyor.

“Bu kadar yoğun çalışmaya rağmen neden Amerika’da kalmadın?“sorumuza şu karşılığı veriyor;

“New York ve Los Angeles’ta çalışmak istiyordum. Ancak çok fazla sanatçı ve müzikle ilgilenen insan var oralarda. Rekabet çok büyük. Orada müzik yapmak zor, çok iyi olmanız gerekiyor. Bir süre sonra İsviçre’de yaşamanın benim için daha iyi olduğuna karar verdim. Burada müzikle ve sanatla ilgilenen bir çok insan tanıyorum. İhtiyacım olan iyi sanatçılar İsviçre’de de mevcut. Konserlerime bir çok kişi geliyor ve İsviçre basınında da kısmen tanınıyorum.“

İsviçre’de 3 yıl boyunca Jazz konserleri organize ettiğini söylüyor Levin. Bu konserlere New York’ tan bir çok sanatçı da katılmış.

 

 

 

 

 

 

 

 

İki CD çalışması var genç sanatçının. İlki “DIVAN“ isimli enstrümental bir çalışma ve Akdeniz’den esintiler sunuyor dinleyicilerine. “BETWEEN THE LIGHTS“ isimli ikinci CD çalışması ise daha çok pop müziği ağırlıklı.

“İlk çalışmamda kendi köklerimi takip ettiğim bir albüm hazırlamak istedim. Eserlere İtalya ve Türkiye’den tınılar ekledim. Yanısıra bunlara İspanyol sentezini de dahil ederek harmanladım ve kendi yorumumu çıkardım ortaya. Kısmen ispanyol ve yunan müzikleriyle de büyüdüm ben.“

Birkaç ay önce ikinci CD’ni çıkardın. Bu çalışma ile ilgili olarak dinleyicilerinden ne tür tepkiler aldın?

“Tamamı ingilizce olan bu çalışmamda daha çok pop müziği olarak nitelenebilecek kendi bestelerim yer alıyor. Bu albümün kaydını uluslararası sanatçılarla birlikte Viyana’da yaptık. Örneğin, Grammy Ödüllü İsrail’li bir piyanist de vardı aramızda. Bu CD’nin tanıtımı daha kolay oldu ve çok beğenildi. Birkaç parçam SRF1, Radio Swiss Pop, Radio Zürichsee dahil birçok İsviçre radyosunda hemen hergün çalınır hale geldi.“

Müzikal olarak güçlü bir altyapın var. Bundan yola çıkarak müzik benim yaşamım diyebilir misin?

Bir çok sanatçı, müziğin kendisi için herşey olduğunu söyler. Ben bunu söyleyebilir miyim bilmiyorum doğrusu. Ancak müzik benim için harika birşey. Müzik yapabildiğim için mutluyum.

Müzikte seni cezbeden şey ne peki?

En güzeli insanları duygulandırmak tabii ki. Müziğimi dinlerken bazıları ağlıyor, bazılarıysa gülüyor. Duygular yaratmak, insanları günlük streslerinden arındırmak çok güzel. Bu benim için çok mutlu edici, değerli birşey.

Müzikle ilgili yeni planların neler?

Planımda kendi müziğimi yapmak, özgün albümler çıkarmak var.

Kendi şarkılarımı seslendiriyor, sözler yazıyor ve besteler de yapıyorum artık. Uluslararası boyutu ile bir çok sanatçı tanıdığım da var. Örneğin son olarak 7 gün süren bir İsviçre turnesi yaptık. Buna katılmak için New York’dan da bir şarkıcı geldi grubuma.

Son olarak MADO dondurmalarına olan ilgisini de anlatıyor Levin. Dondurmaları o kadar çok seviyor ki, günün birinde İsviçre’de MADO dondurmaları’nın bir şubesini açmak istediğini belirtiyor bize.

Not: Levin’in çalışmalarını merak eden okuyucularımız, www.levinmusic.com adresinden daha detaylı bilgiler edinebilirler.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı