PISA Araştırma Sonuçları

61

Fuat Köçer

Eğitimci

 

 

İsviçreli Çocukların Okuma Başarısı Uluslararası Ortalamanın Altında

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü OECD’nin 15 yaş düzeyindeki öğrencilere matematik, okuma ve fen bilimleri alanlarında üç yılda bir yaptığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın (PISA) 2018 sonuçları 2019 Aralık ayında açıklandı.

79 ülkeden 600 binin üzerinde 15 yaş düzeyindeki öğrencinin yer aldığı programda, Isviçreli çocukların (bu tanım isviçredeki göçmen cocukları da kapsıyor) okuma başarısı üç yıl öncesine göre gerilerken, matematik ve fen bilimleri alanlarındaki sonuçlar sevindirici. Bu iki alanda isviçireli çocuklar ortalamanın çok üstünde puanlar elde ettiler.

isvicre egitim sistemi, www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri, isvicre gezi rehberi, isvicre'de nereler gezilir

İsviçreli çocuklar okuma alanında ortalama 484 puana ulaştılar. Bu üç yıl öncesine göre okuma alanında sekiz puan gerileme anlamına da geliyor. Gerilemeye rağmen, örneğin Türkiye ile kıyaslandığında, İsviçre 18 puan fazlasına sahip.

İsviçre PISA sorumlusu Andrea Erzinger, bu gerilemeyi genel performansları yetersiz çocuklarla ilişkilendiriyor. Üç yıl önce okuma alanında belirgin derecede başarısız çocukların oranı %20 iken, yeni araştırma sonuçlarında bu rakam %24‘ü buluyor.

Matematik alanında ise sonuç İsviçre açısından gerçekten de sevindirici. İsviçre 515 puan ortalamasıyla, 489 puanlık OECD ortalamasının çok üzerinde.

İsviçre üç yıl öncesine oranla bu alanda altı puanlık bir gerileme yaşasa da istatisiksel olarak önem arz etmemekte. Çünkü Matematik OECD ortalması da, üç yıl öncesine göre iki puan daha düşük.

Türkiye için bu alanda da sonuç hiç de iç açıcı değil. Ülke ortalaması 454 puanda seyrediyor. Fen bilimleri alanında da durum matematikten farklı değil. İsviçre 495 puan ortalamasıyla 489 puanlık OECD ortalamasının üstünde. Türkiye ise 468 puanlık sonuç ile İsviçre‘nin çok ama çok gerisinde.

isvicre egitim sistemi, www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri, isvicre gezi rehberi, isvicre'de nereler gezilir

Sınav yöntemi düşündürücü

Son PISA araştırması eğitimciler tarafından eleştiri oklarının hedefi haline geldi. Sınavda izlenilen yöntem, gerçekten de düşündürücü. Çocukların ilk sorulardaki performansları, sorulan diğer soruları belirliyor. Eğer bir çocuk ilk soruları doğru cevapladıysa, bilgisayardaki algoritma bu çocuğa otomatik olarak daha zor sorular soruyor.  Ama bir çocuk ilk sorularda başarısız ise, sonradan daha kolay sorularla karşılaşıyor. Bu metot, ilk soruları çözemeyen çocuklara daha kolay sorularla, bilgilerini sergilemek için yeni bir şans tanısa da eşit sınavlardan yola çıkmak bu koşullar altında zor. Böyle bir algoritma hesabında en şanslı olanlar, gerçekten o alanda bilgi donanımına sahip olmasına rağmen, ilk soruları yanlış çözen çocuklar. Daha sonra karşılaştıkları kolay sorularla genel performans olarak daha iyi sonuçlar elde edebiliyorlar. O alanda bilgi yetersizliği olan ama ilk soruları doğru çözen çocuklar ise, böyle bir sınavın en şansızları. Çünkü sistem onlara ilk soruları doğru yanıtladıkları için daha zor sorular soruyor. Bu da genel performansa büyük oranda etki ediyor.

Unutulmaması gereken diğer bir etken de bu sınavların bilgisayarda yapılması. Okudukları okullar bilişim donanımına sahip ve bilgisayarla sınav sorusu çözmeye alışmış çocuklar için bir şans iken, bu donanıma sahip olmayan okullar ve çocuklar için bu yöntem sorun teşkil ediyor. Ülkeler baz alındığında, ekonomik güce sahip ve bilişim donanımına yatırım yapmış ülkeler ufakta olsa bu şekilde bir avantaj elde ediyor.

Değerlendirmeler

İsviçre’deki sağ eğilimli siyasetçiler, okuma alanındaki başarısızlığı göçmen çocuklarına bağlıyor. Gerçekten uzak olan bu tehlikeli ve ırkçı yaklaşım, eğitim sistemini sorgulamak yerine diğer toplumsal alanlarda da olduğu gibi göçmen toplumunu ötekileştiriyor ve suçluyor. Buradan da anlaşılacağı üzere, PISA sınavının sonucunun biraz da bakış açısına göre yoruma açık olduğu aşikâr. Bunu anlamak için farklı ülkelerdeki sınav sonuçlarının basına yansımasını incelemekte fayda var. Örneğin İsviçre medyası, matematik ve fen bilimleri alanında OECD ortalamasının bir hayli üzerinde olmasına rağmen, bu makalenin başlığına benzer bir şekilde, okuma alanındaki başarısızlığa odaklanıyor ve en az OECD ortalamasının yakalanmasını hedef alıyor.

Sınava tabi tutulan üç alanda OECD ortalamasının bir hayli altında olan Türkiye’de ise gazete kupürleri, kötü duruma rağmen bir hayli iyimser.  Örneğin, “PISA 2018 sonuçları açıklandı… Matematik ve Fen puanlarını en çok artıran ülke Türkiye.“ ya da “PISA’da umut veren yükseliş.“  gibi gazete başlıklarına rastlamak mümkün.

Bu iki farklı bakış açısı bana, Bern Eğitim Fakültesi’nin mezuniyet töreninde dekanın yaptığı konuşmayı hatırlattı;

“Sizce İsviçre’yi kaliteli ve uluslararası alanda güçlü kılan şey bankaları mı? Yoka güçlü kış turizmi mi? Belki de dünyaca ünlü saat sanayi değil mi? Dünyanın en güzel çikolataları da olabilir mi, ne dersiniz? Hayır, bu sorunun cevabı çok basit. Bu ülkeyi ve ekonomisini güçlü kılan şey eğitimi ve eğitimcileridir. Bir toplum, eğitime verdiği değer kadar başarılıdır “.