Sağlık

O BİZİ UNUTMUYOR, BİZ DE UNUTMAYALIM; AIDS

 

Geçtiğimiz yıl İsviçre’de pek çok insana HIV-Virüsü bulaşırken, yeni hastaların sayısı geçmiş yıllara nazaran yüzde 10 artış gösterdi. İsviçre’de özellikle eşcinsel erkeklerin HIV-Virüsü kapma oranları, istatistiki oranı yukarı doğru yükseltirken, Aids hastalığından ölümler devam ediyor. Aids hastalarının yüzde 40’ı, kimseler farkına varmadan, sessizce acılar içinde ölüyor.

Aids Hilfe Schweiz’a göre bu durum alarm sinyalleri veriyor.  Aids ilaçlarının HIV-Virüsü ile uzun yıllar yaşamayı mümkün kılması, pek çok insanın bu hastalığı artık yeterince önemsememesine neden oldu.

AIDS Hilfe Schweiz’dan Harry Witzthum’un yaptığı açıklamaya göre, insanların risk alma oranlarında büyük artış var. Pek çok insan artık tedavi olabileceklerini bildiklerinden, eskisi gibi hastalığa karşı yeterince dikkatli korunmuyor. Witzthum, “O kadar da kötü bir şey olmaz; yakalansam da nasıl olsa haplar var.“ şeklinde düşünenlerin sayısındaki artışın çok tehlikeli olduğunu belirterek, hastalığın yayılmasındaki istatistiklerin alarm sinyalleri verdiğini söylüyor.

Bazı gençler Aids aşısı yaptırabileceklerini düşünüyor

Özellikle 40 yaş üzeri insanlarda, yaş ilerledikçe hastalığa karşı dikkat de azalıyor. „Gençler kendilerini olgun yaştakilere nazaran daha iyi koruyorlar; ilişkilerinde prezervatif kullanıyorlar.“ diyen Harry Witzthum, buna rağmen gençlerin bilgilendirilme ihtiyaçlarının çok büyük olduğunu belirtmeden geçmiyor. Witzthum, on gençten üçünün “Aids hastalığına karşı aşı“ yaptırabilecekleri gibi yanlış bir bilgiye sahip olduklarını söylüyor ve gençlerin doğru bilgilendirilmesi için mutlaka yoğun bir çalışma başlatılması gerektigine işaret ediyor.

Daha çok para lazım 

Federal Hükümet AIDS’e karşı alınacak önlemler için 9 milyon Frank bütçe ayırmış. Fakat Aids Hilfe Schweiz’ın sözcüleri bu bütçenin çok az olduğunu belirtiyorlar. Yetkililere göre, her yıl HIV-Virüsü ile savaşmak için 265 ile 300 milyon Frank arasında masraf gerekiyor. Tek bir hastanın yıllık bakım masrafı 25 bin Frank tutarken, hastalığı kaptıktan sonra beklenen 40 yıllık yaşam süresince bakım masrafları 1 milyon Frankı buluyor.

Geçtiğimiz yıl cinsel eğitim bütçesinin azaltılmasını isteyen SVP’ ye de bir gönderme yapan sözcüler: „Konuya ilişkin bütçenin azaltılması dramatik bir yanlışlık olurdu. Eğer her yıl sadece dokuz yeni hastalık bulaşmasını engelleyebilsek bile bu hatırı sayılır bir tasarruftur.“ diyorlar.

Aids hastaları çok çabuk yaşlanıyor

Bu yönlü genel bir eğitim giderek daha da önem kazanacak. Çünkü çok yakın bir zamanda 300 milyon Frank bile artık giderek artan HIV hastalarının tedavisine yetmemeye baslayacak. HIV doktoru Daniel Steiner’in bulgularına göre Aids hastaları çabuk yaşlanıyorlar. Tipik yaşlılık hastalıklarına daha çabuk yakalanan Aids  hastalarının kimileri güçsüzleşirken kimileri de yaşlılık diyabetine yakalanıyor. Pek çokları da kalp ve dolaşım hastalıklarından dolayı çalışamaz hale geliyorlar.

HIV hastalarının yaşlılık hastalıklarına daha çabuk yakalanmalarının yeni farkedilmesine bir açıklama getiriliyor: Başlangıçta HIV-Virüsü genç insanlarda görülüyordu. 90’lı yılların ortalarından beri ise çok etkili bir tedavi gerçekleştirilebilmeye başlandı. Böylece de hastaların arasında ilerlemiş yaştakiler artmaya başladı. 2006 yılında İsviçre’deki her dört HIV’liden biri 50 yaşın üzerindeydi. 2016 yılında ise her iki HIV‘liden birisi 50 yaş üzerinde olacak. 

Uzmanlar, başlangıçtaki araştırma sonuçlarını tartışırken çok emin değillerdi. 2007 yılından beri durum kesinleşti; pek çok araştırma ve muayenelerden sonra varılan sonuca göre 40 yaş üzerindeki HIV-Pozitif kişiler arasında olağanın çok üzerinde insan ciğer ve böbrek hastalıklarına yakalanıyor. 50 yaş üzerindeki pozitif kişilerde ise sağlıklı insanlara nazaran yüzde 50 daha fazla kötü huylu tümörlere rastlanıyor.

2012 yılındaki araştırma sonuçlarına göre bir açıklama yapan Amerikan Sağlık Kurumu NIH, ileri yaşlardaki HIV-Pozitif kişilerin sağlık durumlarında giderek ağırlaşma olduğuna, bunun da ilave bakım ve masraflar gerektirdiğine dikkat çekmişti.

Aids’den ölen insanların sayısı, tüm dünyadaki siyasi anlaşmazlıklar neticesinde ölen insanların toplamından fazla

Çok pahalı olan Aids ilaçları önceleri sadece zengin ülkelerde kullanılıyordu. Siyah Afrika tam bir felaket yaşamıştı: Afrika’da 2005‘de 2,3 milyon genç insan Aids tarafindan yok edildi. Bu genç neslin tamamı demekti. Durumun vahametini görenDünya Ticaret Örgütü, nihayet dört yıl önce ilaç firmalarının patent haklarına kısıtlama getirince Afrika ülkelerinde ilaç fiyatları ucuzladı. Yine de zengin batı ülkeleri para musluklarını açmadan -sadece ABD’nin yardımı 15 milyar Dolar’dı- bu kampanyadan yararlanamadılar. Yardımlardan sonra nihayet Afrika’da da ölümlerde azalmalar olmaya başladı.

Hala dünyadaki politik çatışmalar neticesinde ölen insan sayısından daha fazla sayıda insan Aids’den ölmeye devam ediyor. UNAIDS’in 150 ülkede yaptığı en son sayımlara göre, (2011 sonu) dünyada 34 milyon HIV-Pozitif’li insan var. Bunların 7 milyonu ilaçlara ulaşamıyor, tıbbi yardım alamıyor. 2,5 milyon kişi virüsü yeni kapmış durumda. 1,7 milyon insan da Aids’ten hayatını kaybetmiş. Hastalığın keşfedilmesinden bu yana, yani 30 yıldır 35 milyon insan bu hastalik nedeniyle hayatını kaybetti. Aids ölümleri bugün geldiği noktada, insanların üçüncü sıklıktaki ölüm nedenlerinden oldu.

İsviçre örnek ülke durumunda

İsviçre’de, nüfusuna oranla çok yüksek sayıda HIV-Pozitif insan yaşamasına karşın, hastalık çok iyi kontrol altına alınmış görünüyor. İsviçre’de 17 bin HIV taşıyıcısı var. Her on eşcinselden birisi HIV-Pozitif. Virüs, Afrika kökenliler başta olmak üzere, daha çok göçmenler arasında yaygın. Bu kişilerin aldığı tıbbi yardımlar örnek teşkil edecek kadar iyi durumda. Bunlardan yüzde 70’i çalışabiliyor, hatta hastaların ikisinden biri tam gün çalışabilecek kadar iyi durumda bulunuyor.

Dr. Daniel Steiner, „hastaların çoğu topluma iyi uyum sağlıyor ve normal bir sosyal hayat sürüyorlar“ diyor. Yalnız ilaçların alınması ve tedavi çok büyük bir disiplin gerektiriyor. Her iki saatte bir alınması gereken bu ilaçlar birkaç kez unutulduğunda, virüs mutasyona uğruyor ve güçleniyor. Tedavi de etkisini kaybediyor. Uzmanlar, HIV-Pozitif hastaların çok özel kişiler olduklarını gözlemlediklerini belirterek; „aralarında sigara içen, alkol kullanan, çeşitli parti uyuşturucuları alanlar çok fazla var. Ayrıca Hepatit C taşıyanlara da sık sık rastlanıyor. Bu riskant yaşam tarzı bizim işimizi de zorlaştırıyor.“ şeklinde endişelerini dile getiriyorlar.

 

Haber: Gülter Locher

 

 

devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı