Diziİsviçreisviçre

Mustafa Atıcı-Basel Stadt SP Milletvekili Adayı

Mustafa Atıcı, 18 Ekim’de yapılacak olan milletvekilliği seçimlerinde, partisi SP’nin 5. listenin 2. sırasından aday gösterildi.

1992 yılında öğrenci olarak İsviçre’ye gelen Mustafa Atıcı, Türkiye’de aldığı ekonomi eğitiminden sonra Basel Üniversitesi’nde Avrupa Birliği üzerine master eğitimini tamamladı.Evli ve iki çocuk babası olan Atıcı, gıda ve gastronomi alanında faaliyet gösteren bir aile işletmesinin yöneticisi. 2001 yılında İsviçre vatandaşı olduktan sonra  isviçre Sosyal Demokrat Partisi SP’ye üye olan Atıcı, 2004 yılında Basel Şehir Kanton Parlamentosu’na seçildi. Üç dönemdir Kanton Parmalentosu’nda aktif olarak çalışmalar yürüten Mustafa Atıcı aynı zamanda SP Kanton Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunuyor. SP’nin hemen hemen bütün organlarında görev alan Atıcı, 2012 yılından bu yana, kurucusu olduğu SP Göçmenler Komisyonu’nun başkanlığını yapıyor. Mustafa Atıcı, özellikle göçmenlerle ilgili çalışmalar yapan bir çok sosyal kurumda da gönüllü olarak görev alıyor.

Atıcı, 18 Ekim’de yapılacak olan milletvekilliği seçimlerinde, partisi SP’nin 5. listenin 2. sırasından aday gösterildi.

İsviçre’de politika içinde yoğrulmuş bir isimsiniz. Politik mücadelenizde sizi motive eden şeyler nelerdir?

Politikaya girmiş olmam benim için farklı veya yeni bir durum değil. Çocukluğumdan bu yana çevremde bir şeyler olduğunda seyirci kalmayıp hep sorumluluk almışımdır. Bu benim yaşayış tarzım. İnsanların sıkıntılarında yanlarında olmak, içinde yaşadığım toplumda bir şeyler iyi gitmezken elini taşın altına koymak veya bizden sonraki nesile yaşanılacak daha iyi bir dünya bırakmak… Sanırım biraz duyarlıysanız, politikanın dışında kalamıyorsunuz. Birçok Batı Avrupa ülkesinde olduğu gibi İsviçre`de de göçmenlerin ve göçmen çocuklarının bir sürü sorunları var. Bu sorunlarla mücadele etmek ve burada doğan gençlere sahip olduğumuz şartlardan daha iyi bir yaşam kalitesi sunmak için mücadele etmek, benim motivasyonlarımdan bazıları.

Neden SP?

SP`nin göçmenlere açık olması ve İsviçre`deki diğer siyasi partiler içerisinde göçmenlerin sıkıntıları ile en fazla ilgilenen parti olması SP`yi seçmemde etkili oldu. SP’nin; adaletli, eşitlikçi ve emekten yana bir dünya için mücadele ettiğini düşünüyorum.

Parlamento milletvekilliği adaylığı aşamasına nasıl geldiniz? Buna karar vermeniz nasıl oldu? 

2011 seçimlerinde çok iyi bir sonuç alarak Federal Parlamento için ilk yedek sırasındaydım. Bu sene de SP’nin aday belirleme kongresinde delegelerden en iyi ikinci sonucu aldım. İsviçre gibi bir ülkede siyasette ve toplumda bir şeyleri değiştirmek için ısrarlı ve uzun vadeli bir mücadele vermeniz gerekiyor. Bu ülkedeki göçmenlerin siyasette temsili için benim konumumda olan bireylerin kendi seçilme şanslarından çok toplumsal değişim için, gerekirse defalarca aday olmaları gerekiyor. Göçmenlerin siyasette seslerini yükseltmeleri için ısrarcı olmaları çok önemli. Yoksa herşey yerinde sayar.

Bir göçmen olarak İsviçre politikasında yer almanız size nasıl bir avantaj – dezavantaj sağlıyor. 

Benim için İsviçre Politikasında olmak bir avantaj. Topluma yakın bir birey olarak, içinde yaşadıkları toplumla daha fazla şeyler paylaşmaları ve ciddiye alınmaları için çaba harcıyorum. Bunun karşılığında küçük de olsa göçmenlerin lehine birşeylerin değiştiğini görüyorum. Bu beni mutlu ediyor ve politikada alanda daha fazla çalışmalar yürütmem için beni motive ediyor. İsviçre vatandaşı olanlar dahil, burada yaşayan göçmenler İsviçre toplumunun yaklaşık yüzde 45`ini oluşturuyor. Ancak bu kesimler hayatın birçok alanında hakettikleri karşılığı  bulamıyorlar. Yerli toplum ve kurumlar göçmenleri çok da ciddiye almıyor. Dolayısı ile bir göçmen politikacı olarak bu olumsuz durumdan ben de payımı alıyorum. Ancak bu durum bana göre çok da vahim değil. İsviçre’nin gerçeği bu maalesef. Önemli olan benim bu duruma karşı olan mücadelem. Ancak bu şekilde birşeyleri değiştirebilir ve istediğimiz noktaya getirebiliriz.

Partinizin göçmenlerin sorunlarını çözme konusunda yeterince çaba harcadığını düşünüyor musunuz?

SP`nin göçmenlerin sorunlarını çözmek için yeterince çaba harcadığını söylemem zor. Ancak buna, “SP göçmeleriin sorunlarını çözmek istemiyor, SP isterse göçmenlerin sorunları çözülür“ gibi bakmamak lazım.  Son 20 yıldır İsviçre`de yükselen yabancı düşmanlığına karşı, İsviçre Federal Parlamentosu’ndaki yüzde 70`lik sağ bloka karşı mücedele eden tek partidir SP. Ben bir göçmen olarak SP`nin açıklarını arayacağıma, SP ile birlikte göçmenlerin hakları için daha güçlü bir şekilde mücadele etmeyi yeğliyorum. SP’nin bu yılki Federal Parlamento adaylarının yüzde 30’u göçmen kökenli. SP`nin bu kadar göçmen kökenli adayı göstermiş olması ve bu adaylardan bazılarının seçilip, Parlamento’da göçmen sorunları ve hakları için mücadele etmeleri göçmenler açısından büyük bir başarı olacaktır.

Kendi bakış açınızı ve fikirlerinizi partinize ne kadar yansıtabiliyorsunuz?

SP Göçmenler Komisyonu Başkanı olarak,bulunduğum her alanda SP’nin göçmenlerin çıkarları doğrultusunda politikalar belirlemesinde katkılarım oluyor. 2004 yılından bu yana SP’nin içerisinde göçmenler lobisinin gücünü arttırmak için mücadele ediyorum. Partinin kendi içersinde bulunan birçok organda göçmenlere yer verilmiş olmasını bu mücadelenin bir ürünü olarak görüyorum. Parti içerisinde oturmuş, güçlü gruplar var tabii. Bunları kazanmak ya da bunlarla çalışmak kolay olmuyor, ancak yılmadan devam ederseniz, sizi görmemezlikten gelemiyorlar.

Göçmenlerin İsviçre politikasına olan ilgilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İsviçre nüfusunun yüzde 4’ünü çiftçiler oluştururken, çiftçilerin Parlamento’daki temsil oranı yüzde 23. Göçmen kökenli İsviçre vatandaşıların İsviçre nüfusunun yüzde 45`ini oluşturduğunu söylemiştim. Bu rakama rağmen, göçmenlerin Parlamento’daki temsili yüzde 3 bile değil. Burada tabii ki partilerin de görevlerini yapamadıklarını görüyoruz. Göçmenlerin buradaki siyasete çok ilgili olduklarını söylemek mümkün değil. İsviçre genelinde yapılan araştırma sonuçlarına göre; oy kullanma hakkı olan göçmenlerin sandığa gitme oranı isviçrelilerin 3’te 1’i kadar.

Çözüm ne olabilir sizce?

Göçmenlere seçme- seçilme hakkının yanısıra, burada doğan çocuklara otomatik olarak vatandaşlık vermek lazım. Eminim ki o zaman siyasi partiler kendi çıkarları gereği de olsa, göçmenlerin politikada aktif olmaları için daha fazla imkan sağlayacaklardır. Halkının neredeyse yarısının oy kullanmadığı bir ülkede demokrasi ya da katılımcılıktan bahsedebilir miyiz?

Türkiye kökenli bir milletvekilinin Parlamento’da yer alması da göçmenlerin İsviçre poltikasına olan ilgilerini uyandırabilir mi sizce?

İsviçre Parlamentosu’nda sadece Türkiyeli değil, bütün göçmenlerin temsilcilerinin olması uyumu hızlandırır ve birçok kişinin kendini bu ülkeye ait hissetmesini sağlar. İsviçre`ye gelen Türkiye kökenli insanların bir çoğu politik ortamlardan geldiler. Bu insanların İsviçre politikasına büyük katkılar sunacaklarına inanıyorum. Göçmen gruplarının temsiliyeti önemli bir özgüven sağlayacaktır.

Seçmenlerinizden oy isteyeceksiniz. Neden size oy versin seçmenler? Seçildiğinizde neler yapabilirsiniz?

Benim Basel Kanton Parlamentosu’nda ve İsviçre gelenlinde`de SP Partisinin göçmenler Komisyonu başkanı olarak bir pratiğim var. İyi günde de kötü günde de her zaman toplumun yanında olan bir bireyim ve yılmadan mücadele ediyorum. Seçmenlerde bunu bildiği için Basel`deki Kanton seçimlerinde Partimin en iyi oy alan vekillerinden birisiyim. Göçmen çocukların ana okulu, ilkokul ve mesleki dönemlerde daha fazla desteklenmelerini önemsiyorum ve bu alanda çalışmalar yapmak istiyorum. Gençlerin daha iyi meslekler yapabilmeleri için destekleyici programların hazırlanması şart.  Ayrıca çocukların üç yaşından itibaren tam gün anaokuluna gitmeleri için Basel Kantonu’nda verdiğim mücadeleyi İsviçre geneli için vereceğim. Bu şekilde, göçmen çocukların da yerli çocuklarla eşit eğitim şartlarına sahip olacaklarına inanıyorum. Burada doğan göçmen çocukların iyi bir eğitim alma imkanlarının kısıtlı olması, gençlerin bu ülkede hayata adımlarını çok gerilerden atmalarine sebep oluyor. Anne-baba hangi sebeple buraya gelmiş olursa olsun, eğer çocuk bu ülkede bir mesleğe sahip olursa kendisinin de ailesinin de mutlu olacağını düşünüyorum. Mücadelem bu temelde olacak.

Oy kullanma hakkı bulunan seçmenlerden beklentileriniz nelerdir?

18 Ekim`de İsviçre genelinde yapılacak olan Federal Parlamento seçimleri isviçre`de yaşayan göçmenler için çok önemli. Çünkü ekonomik krizleri bahana eden sağ partiler ve işverenler, birçok insanın iş ve sosyal güvence bigi haklarını adım adım yok ediyorlar. Bu neo liberal ve haksız politikalara dur demek için oy kullanma hakkı  olan herkesin sandığa digıp sol partıları seçmeleri gerekiyor. Aksi taktirde çocuklarımız da bizim gibi bu ülkede ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamak zorunda kalacaklar. Buna izin vermeye hakkımız yok.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı