Spor

Mustafa Aktaş ile çocuklarda sporun önemi üzerine

Mustafa Aktaş: “Spor çocukların gelişimi açısından çok önemli.“

Mustafa Aktaş uzun yıllardır profesyonel futbola emek vermiş bir isim. Profesyonel futbolculuğunun yanı sıra Uluslararası UEFA Pro Lisans antrenörlük belgesine de sahip olan Aktaş, 2002 yılından bu yana İsviçre’de yaşıyor.

1989 yılından beri profesyonel futbolun içinde olan Mustafa Aktaş, 2002 yılına kadar profesyonel olarak; İstanbul Sarıyer, Ankara Keçiörengücü, G.Antepspor, Konyaspor, Afyonspor, Sivasspor, Adana Demirspor, Batman Belediye Spor gibi kulüplerde kalecilik yaptı.

Ankara Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü’nden mezun olan Aktaş, şu anda futbolcu menajerliği ve milli takımlar için Scout’luk (Milli takımlar için oyuncu izleme ve takip etme) yapıyor. Mustafa Aktaş, uluslararası bir menejerlik firması dahilinde; İsviçre, Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda, İtalya ve Türkiye gibi ülkelerde, çeşitli yaş guruplarında olan futbolcuları takip ediyor.

Mustafa Aktaş ile çocuklarda sporun önemi üzerine konuştuk. Aktaş, bu konuda ailelere önemli mesajlar aktardı.

Klasik bir soru ile başlayalım. Çocuklar açısından sporun önemini nasıl ifade edersiniz?

Spor, özellikle de grup sporları çocukların gelişimi açısından oldukça önemli. Çocuğun bedensel gelişimi ile birlikte özgüven sağlayan spor, disiplinli ve sorumluluk dolu bir hayatı da beraberine getirir. Bundan sonraki aşama ise yetenektir.

Yetenek konusu…Sizce doğuştan gelen birşey midir yetenek?

Yetenek olmazsa olmazlardandır. Aileler, çocuklarının nelere yeteneklerinin olduğunu çok erken yaşlarda keşfedebilirler. Bunun için en basit yöntem “deneme-yanılma“ metodudur.

www.haberpodium.chÇocuğun yeteneğini çok küçük yaşlarda ortaya çıkarmak için önce iyi bir gözlem, ardından da çocuğun yeteneğini göstereceği ortam hazırlanmalıdır. Burada ailelerin çocuğa desteği çok önemli ve dikkat etmeleri gereken bazı hususlar var. Çocuğun ruhsal ve bedensel sağlığı, beslenme alışkanlıkları, uyku düzeni, arkadaş seçimi, aile yapısı, yetenek düzeyi ve diğer çevresel faktörler önemli. Ancak futbol da dahil olmak üzere, hangi spor dalı olursa olsun, spor yapacak olan çocuğun ilk olarak sağlıklı bir bedene sahip olması gerekir. Bunun yanında iyi bir psikoloji de çocuğun yapacağı sporu desteklemek adına olmazsa olmazlardandır. Diğer bir şey de eğitim konusu. Bir ülkenin eğitim sistemi ne kadar kaliteli ise, her alanda kaliteli birey yetiştirmek de o kadar kolay olur. İyi bir eğitim alan çocuk, her alanda olduğu gibi spor alanında da başarılı olur. Türk futbolunun omurgasının 80 milyonluk Türkiye nüfusundan değil de Avrupa’da yaşayan 5 milyonluk potansiyelden oluşması bu yüzdendir.

 Çocuklarını spora yönlendirmek isteyen ailelere mesajınız ne olur?

İşim gereği ailelerle iletişim içindeyim ve bazen ailelerle beraber çocukların maçlarını izleriz. Aileler genellikle bazı konularda yanılgıya düşmektedirler; küçük yaşlarda futbol oynayan çocuklarından takım içinde sivrilmelerini, öne çıkmalarını ve sürekli gol atmalarını ister anne-babalar. İçlerinde hep bu duygu vardır. Anne-babalar çocuklarının iyi yanlarını görmek isterler her zaman. Özellikle bizim toplumumuzda bu çok baskındır. Aslında en büyük yanlış da budur. Yapımız gereği birçok şeyi de biliriz. (Gülüyor) Mesela topu 3 defa sektiremeyiz ama antrenörden çok daha iyi biliriz. Hayatımızda hiç futbol oynamamışızdır ama her türlü taktik ve tekniği iyi biliriz. Başkandan daha iyi kulüp yönetir, hatta bazen futbolcunun tedavisini takımın doktorundan daha iyi yaparız.

www.haberpodium.chBu bahsettiğim konularda çocuğumuza iyilik yaptığımızı düşünürüz ama böyle yapmakla çocuğumuza farkında olmadan zarar verebiliriz. Anne ve babaların dikkat etmesi gereken konular bunlar değil.

 Sizin kıstaslarınız nelerdir?

Gelişim çağındaki bir futbolcuyu izlerken onun attığı ya da kurtardığı gole bakmayız pek. Bireysel anlamda oyuncunun yetenek düzeyine, disiplinine, tekniğine, çabukluğuna, reaksiyonuna, kondisyonuna, dengesine, dayanıklılığına, takım içinde uyumuna ve arkadaşları ile olan iletişimine bakarız.

Sonrasında saha dışı zamanları başlar. Bu noktada anne ve babaların görevi başlar. Aileler şunu bilmelidir; Çocuğun maç veya antrenman sonrasında dinlenmesi çok önemlidir. Herkes; “Antrenman yaparsam güçlenirim“ der fakat bu çok büyük bir yanılgıdır. Vücut antrenman yaparak güçlenmez, tersine antrenmandan sonra yapılan dinlenme ile güçlenir. O yüzden aileler, antreman ya da maçtan sonra, çocuklarını yorulacakları şeylerden uzak tutmalıdırlar. Bir başka önemli konu da beslenmedir. Beslenme bir sporcunun dikkat etmesi gereken en önemli şeydir. Doğru bir beslenme vücut gelişimini en üst seviyeye taşır.

www.haberpodium.ch

Ne tür bir beslenme olmalı?

Toplum olarak karbonhidrata dayalı bir beslenme şeklimiz var. En çok tükettiğimiz besinler un ve un mamulleridir. Ancak sporcuların daha çok protein ağırlıklı beslenmeleri gerekir. Kaliteli hücre yapımında proteinin etkisi %100’dür. Karbonhidratlarla yapılanan hücreler daha kalitesiz ve dayanıksızdır. Anlık bir güç verir fakat devamlılığı yoktur. Saman alevi gibi parlayan bir güçten bahsediyorum burada. Oyunun ve antrenmanın tamamı açısından sizi pek ileriye taşımaz.

Burada yine anne-babalara görevler düşüyor…

Evet, aileler çocuklarının beslenme alışkanlıklarını erken yaşlarda belirlemelidirler. Daha çok beyaz et olmak üzere, haftada 2 kez kırmızı et ve bol sebze ağırlıklı besinler tüketilmesi faydalıdır. Çocukların Omega 3 bakımından zengin balık tüketmeleri ve şekerden uzak tutulmaları çok önemli.  Bunun yanında, çocuklar erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Vücut hücre yapımını derin uykuda en güzel biçimi ile yapar. Sporcu çocuklar için beslenme ve uyku birbirinden ayrılmaz bir ikilidir.

Son olarak İsviçre ile Türkiye liglerini soralım. Her iki ülkeyi karşılaştırdığınızda neler söylemek istersiniz?

İsviçre ve Türkiye’deki ligler birbirinden çok farklı. İsviçre ligi Türkiye liglerine göre daha rahat ve zorluk derecesi daha azdır. Türkiye’de futbol dar bir alanda, daha sert oynanır ve liglerde oynanan maçlar ve futbolcular, piyasa değeri bakımından İsviçre’nin önündedir. Ancak altyapı ve mantalite olarak Türkiye İsviçre’nin çok gerisindedir.

Hazırlayan: Haydar Bitnel

Eski Hakem

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı