Atilla Toptaş

Murat Yakın’ın gidişi, ayrımcılık ve fırsat eşitliği

AtillaToptaş

Klinik Psikolog

[email protected]

 

 

Murat ve Hakan Yakın kardeşler İsviçre’nin son yıllarda yetiştirdiği çok önemli iki futbolcu. Her ikisi de hem kulüp hem de  İsviçre milli takımında çok büyük başarılara imza attılar.

Murat Yakın teknik direktör olarak FC Basel klübüyle de büyük başarı yakaladı. FC Basel Murat Yakın ile geçirdiği iki yılda; iki lig şampiyonluğu, iki kupa finali ve UEFA’da bir kez yarı final, bir kez de çeyrek final oynadı. Bu başarılar arasında Şampiyonlar liginde Chelsea gibi bir dünya devini kupa dışına atmak da var.

Şimdi bunları neden anlatıyorum diye sorabilirsiniz. FC Basel kulübü iki hafta önce Murat Yakın`ın işine son verdi. Futbolu takip eden herkes “Bu kadar başarılı bir adamın işine neden son verildi?“ diye sordu. Ben ise “Acaba Murat Yakın kan bağından gelen özellikleriyle İsviçreli olsaydı işine bu aşamada son verilir miydi? Verilse bile taraftarlar ve medya bunu böyle kolayca kabullenir miydi?“ diye sormadan edemiyorum!

Bence HAYIR…

Murat Yakın burada doğdu ve burada büyüdü. Herhangi bir İsviçreliden daha İsviçreli olduğunu sürekli olarak açıkça söylüyor hep. Ancak gelinen aşamada bunu yetmediği, hem ismi hem de geldiği kültürün onun farklı bir yere konulması gerektiğini  ortaya koyuyor.

Temel insan haklarına oldukça saygılı bir toplum olarak bilinen İsviçre toplumunun demokrasi ve hümaniter geleneği çok derin. Ancak söz konusu “Öteki“ olduğunda, onu kabullenip içine almıyor. Özellikle göçmenleri, farklı kültürlerden gelenleri içine alıp sindirmekte zorlanıyor ve hep bir şüphe ile bakıyor. İşte FC Basel taraftaralrı bundan dolayı Murat Yakın`ı bir türlü içine sindiremedi, kendisinden saymadı.

Birkaç yıl önce, Murat Yakın’ın doğup büyüdüğü Baselland’daki Münchenstein Belediyesi Murat Yakın’ın annesinin vatandaşlık başvurusunu red etmişti. Gerekçe olarak da  Emine hanımın yeterli derecede Almancaya sahip olmaması ve yeterince entegre olamaması  gösterilmişti. Düşünün ki, bu kadıncağız ömrünü iki oğluna adamış ve yıllarca milli takımda oynayan iki genç yetiştirmişti. Ama bu emek vatandaşlık için bu yetmedi…

Ayrımcılık bir toplumun sosyal zehiridir. İsviçre söz konusu ayrımcılılığın ince ve profosenelce yapıldığı ülkelerden biri. Okullarda, meslek eğitiminde, ev kiralamalarda, iş aramalarda göçmenler sürekli ayrımcılığa uğramaktadırlar.

Yapılan araştırmalara göre, en fazla ayrımcılığa uğrayanların Türkiyeliler ve eski Yugoslavya kökenliler olduğunu göstermektedir.  Yani adınız Mehmet veya Gülhan ise, sadece adınızdan dolayı şansınız yarı yarıya düşebilmektedir.

Fırsat eşitliği ise bir toplumun sosyal çimentosunur. Fırsat eğitliği toplumdaki bireyler arasında dil, din, renk, cinsiyet, sosyal sınıf ayırımı yapmaksızın herkesin kendi yeteneklerine göre yönlendirilmesini  ve bu doğrultuda kendini geliştirmesini temel alır.

Toplumdaki sosyal adalet duygusu ancak toplumun bütün katmanları arasında yaratılacak fırsat eşitliğiyle sağlanabilir. Sosyal adaletin sağlanması ise, herkesin devletin imkanlarından adil bir şekilde yararlanması ve hukuk karşısında eşit haklara sahip olması ile mümkündür.

Göçmen kökenli ailelerin çocukları sosyal, kültürel, ekonomik ve çevresel olarak dezavantajlı bir şekilde hayata başlamaktadırlar. Örneğin İsviçre okul sistemi çok erken yaşta elemeye dayalı olduğu için, eğitiminin mevcut kalıbına uymayan çocuklar haliyle küçük yaşta eleniyor. Birçok göçmen genci ya meslek yeri  bulamıyor ya da  en alt meslek gruplarından olan bir mesleğe mecbur bırakılıyor.

Göçmen kökenliler olarak, fırsat eşitliği ilkesinin temel ilke haline gelmesi için her alanda  çaba sarfetmeliyiz. Fırsat eşitliğinin olmadığı bir yerde sosyal adalet de olmaz. Sosyal adaletin olmadığı yerde ise huzurlu bir topumdan bahsedilemez.

Murat Yakın örneği bize kökene dayalı ayrımcılığın İsviçre toplumunun hala ciddi bir sorunu olduğunu göstermektedir. Göçmenlerin entegrasyonu için sadece göçle gelenlerin çabası yeterli değildir. Yerli toplumun da göçle gelenleri kabullenip içerisine alması entegrason için olmazsa olmaz koşuldur.

Entegrasyon karşılıklı bir süreçtir, fırsat eşitliğinin olmadığı bir yerde gerçek bir entegrasyonun olması da zor olacaktır.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı