mülteci hayatlar isvicre, isvicre haberleri, www.haberpodium.ch

Ethem Açıkalın 17 Aralık 2010 tarihinden bu yana İsviçre’de yaşayan bir insan hakları aktivisti. 2000-2004 yılları arasında İnsan Hakları Derneği Adana Şubesi Sekterliği, 2004-2010 yılları arasında da Şube Başkanlığı görevini üstlenen Ethem Açıkalın, hakkında verilen cezalardan dolayı İsviçre’de yaşamak zorunda bırakılmış. İnsan hakları konusundaki çalışmalarını burada da sürdüren Açıkalın, bir süre önce İsviçre’de de temsilciliği oluşturulan İnsan Hakları Derneği’nin sorumlularından birisi.

Ethem Açıkalın ile mültecilik ve İsviçre’de karşılaştığı sorunlar üzerine konuştuk;

İlk olarak buraya geliş nedenlerinizi soralım size…

Türkiye’deyken yürüttüğüm insan hakları mücadelesinden dolayı hakkımda birçok dava açıldı. Birbiri ile ilgisi olmayan 3 ayrı örgüte üye olduğum iddiası ile uzun yıllara varan hapis cezaları verildi. Son olarak 2008 yılında katıldığım bir basın açıklamasından dolayı tutuklandım ve bir yıldan fazla cezaevinde kaldım. O dönem Adana’da insan hakları ihlalleri çok fazlaydı. Yaşanan hak ihlallerini etkin bir şekilde iç ve dış kamuoyuna yansıttık. Bundan dolayı da hedef haline geldik.  Oysaki yaptığımız açıklamalar ve çalışmalar tamamen insan hakları faaliyetleriyle ilgiliydi.

Buraya gelişiniz nasıl oldu?

Bu alanda yürüttüğüm çalışmalardan dolayı hem can güvenliğim tehlikeye girmiş hem de uzun yıllar özgürlüğümden yoksun kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştım. İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi’nin girişimi sonucunda, İsviçre’nin Ankara Konsolosluğu tarafından sağlanan imkanlarla buraya getirildim.

Mülteci durumuna düşmek nasıl bir etki yarattı üzerinizde?

İlk yıllar yeni doğmuş bebek gibiydim. Yaşamı yeni yeni öğrenen bebeklerden farksız hissediyordum kendimi. Ve bir boşluk hali… Ailem, arkadaşlarım, doğduğum- büyüdüğüm sokaklar, İnsan Hakları Derneği… Hepsi bir film şeridi gibi gözlerimin önünde geçiyordu. Yüreğimdeki özlem öylesine büyüyordu ki, bunu anlatacak kelime bulamıyorum. Uzun yıllar o topraklara gidemeyeceğimi düşündükçe kahroluyordum. O dönemde en büyük desteği Türkiye’deki İHD’li arkadaşlarımdan ve ailemden aldım. İHD’liler beni hiç yalnız bırakmadılar.

Burada neler yapıyorsunuz şu an? Nasıl geçiyor yaşamınız?

isvicre haberleri, www.haberpodium.ch

3 yıl boyunca bahçecilik alanında meslek eğitimi yaptım burada. Meslek okulunu bitirdikten sonra da bir firmada çalıştım.  Şimdi ise bir parke firmasında çalışıyorum.

Burada ne tür zorluklar yaşıyorsunuz?

Özlem ve hasretlik. Bu ikisi hep zorladı ve zorluyor. Diğer mülteci arkadaşlara oranla nispeten biraz daha rahatım. Çünkü başta Af Örgütü olmak üzere birçok kuruluş hep destek verdi bana. Ancak dediğim gibi; ne olursa olsun sonuçta topraklarınızdan kopup gelmişsiniz. Bu zaten başlı başına bir zorluk. Sonuçta yabancısınız, bu ister istemez bir zorluk getiriyor.

Bir insan hakları aktivisti olarak Türkiye‘deki güncel süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi sorunu giderek büyüyor. Türkiye’nin temel sorunlarının çözülmesinden uzaklaşıldığı, giderek otoriterleştiği yeni bir döneme girildi. Bu dönemde sürekli olarak hak ihlalleri yaşanıyor.

“İsviçre’de bir İHD temsilciliği açtık.“

Bir insan hakları aktivisti olarak burada da çalışmalar yürütüyorsunuz. Bu çalışmalardan bahsedebilir misiniz? Neler yapıyorsunuz?

Sürgünde yaşamak zorunda kalan bir insan hakları savunucusu olarak burada da çalışmalar sürdürüyorum. İHD Genel Merkezi’nin aldığı karar doğrultusunda, İsviçre’de de bir İHD temsilciliği açtık. Bu temsilcilik kapsamında arkadaşlarımız, Zürich, Basel, Bern ve Cenevre gibi şehirlerde çalışmalar yürütüyor.Amacımız Türkiye’deki insan hakları ihlallerini daha etkin bir şekilde uluslararası kamuoyunun gündemine taşımak. Hedefimiz, burada raporlarımızı kurumlara götürmek ve yine insan hakları ihlallerine karşı uluslararası seminerler ve konferanslar vererek İHD ile dayanışma içinde olmak.

Türkiye’den iade talebi

isvicre haberleri, www.haberpodium.ch

Son dönemde hakkınızda Türkiye’ye iade talebi gündeme geldi. Bu iade talebinden de bahsedebilir misiniz biraz?

Evet, doğru. Adana Cumhuriyet Başsavcı imzalı bir iade talebi bu. Bu talebe çok şaşırdım doğrusu. 8 yıldır buradayım, şu ana kadar böyle bir girişim olmadı. Şimdi olmasının çok da tesadüfi olmadığını düşünüyorum.

Ne düşünüyorsunuz peki?

Türkiye’deki hak ihlalleri had safhada. İhlalleri buradaki kamuoyuna taşıyacağımızı düşünerek böyle bir girişimde bulunmuş olabilirler. Tesadüf değil yani. Bu kapsamda hakkımda, İnterpol’den uluslararası yakalama kararı bile çıkarılmış.

Bundan nasıl haberdar oldunuz?

İsviçre devleti, yazışma dosyanın kopyasını ve iade talebi ile ilgili yazıyı, bilgilendirme kapsamında bana da gönderdi. Başsavcısı İbrahim Büyükbaş imzalı iade talebinde, hakkımda verilen cezaların siyasi olmadığı gibi komik ifadelere de de yer verilmiş.

İsviçre’nin bu talebe yaklaşımı nasıl oldu peki?

İsviçre devleti Türkiye’nin iade talebini tamamen reddetti. Böyle bir şeyin mümkün olmayacağını, bunun hem insan haklarına hem de İsviçre hukukuna aykırı olduğunu belirtti.

Burada kendinizi güvende hissediyor musunuz?

Bunu yürekten söylüyorum; tek kelimeyle evet.

Son olarak… İleride ne yapmak istiyorsunuz burada? Hedefleriniz neler?

Türkiye’de insan hakları ve demokrasi sorununun giderek büyüdüğü, otoriterleştiği bu dönemde, orada insan hakları mücadelesi veren arkadaşlarıma buradan daha güçlü bir şekilde omuz verme çabasındayım. Bu vesile ile buradaki İHD temsilciliğini daha aktif hale getirerek, insan hakları ihlallerini uluslararası kamuoyuna taşımak istiyorum.