isviçreİsviçreKültür-Sanat

Metin-Kemal Kahraman kardeşlerin yeni albümü yolda

Kırmanckî/Zazakî müziğin öncülerinden Metin ve Kemal Kahraman kardeşler, Winterthur’da verdikleri bir konserde sevenleri ile buluştu. Winterthur Alevi Kültür Merkezi tarafından organize edilen konsere yoğun bir ilgi oldu.

Pazar akşamı düzenlenen konserde Kahraman kardeşlere, kemanı ile Ahmet Tirgil, Çellosu ile Zeynep Akdil eşlik etti.

Eski ve yeni albümlerinden Kırmanckî, Zazakî ve Türkçe eserler sunan Kahraman kardeşler, Meyman, Deniz Koydum Adını, Kaybolan Kentin Eskicisi, Dewrano, Ey Kör, gibi sevilen parçalarla dinleyicilerine güzel bir akşam yaşattı.

Konser, çekilen halayların ardından sona erdi.

Yeni albüm, yeni calışmalar…

HaberPodium olarak konser sonrasında Kemal Kahraman ile, sanatsal çalışmaları üzerine bir söyleşi de gerçekleştirdik. Kemal Kahraman söyleşisinde yeni bir albüm hazırladıklarını ifade etti.

İlk olarak, konserinize ilgiyi nasıl buldunuz diye soralım size?

Çok güzel ve coşkulu bir ilgi vardı, çok sağolsunlar. Coşkulu, alkışları ile de bonkör bir dinleyici geldi.

Sürekli üreten bir potansiyeliniz var. İlerleyen süreçte yeni çalışmalarınız olacak mı?

Yeni çalışmalar yolda evet. Pandemi döneminde bir kayıt sürecine başlamıştık. Bu kayıtlar, yıllardır birikmiş olan şarkılarımız ya da albümlerimizde yer almayan şarkılarımızla ilgiliydi.

Son dönemde klip şeklinde çalışmalar sergilediniz. O tarzda mı gidecek artık?

Aslında 3 ayrı albüm şeklinde çalışmaya başladık bahsettiğim kayıtlarda. Şimdiye kadar 6 şarkı yayınlamış olduk. Bunlar daha çok kendi şarkılarımız ve bestelerimizden oluşan, 5 ya da 6 şarkı içeren albümlerdi. Bunlarda, bizim eski bazı şarkılarımızı yeniden düzenleyerek yaptığımız şarkılar var. Onun dışında bir de “Sultan Suyu” , “Mihriban” gibi sahnelerde söylediğimiz, farklı bestecilere ait olan şarkıları ya da geleneksel bazı şarkıları bir araya getirdiğimiz bir albüm var.Bunun dışında “Telden tele” isimli bir albüm çalışmıştık, onu henüz yayınlamadık.Bunlara ek olarak bir derleme albümümüz de var. Alevi literatürüne ait bir albüm bu. “İbrahim Peygamer ile bir Çoban” ismli bir mesel anlatılıyor bu albümde. Müzikli olan bu mesel yaklaşık 40 dakika kadar sürüyor. Meseli melodilerle zenginleşerek kendi içinde bütünlüğü olan bir çalışmaya büründürdük. Aralarda küçük anlatılar da olacak.

Bayağı zorlu bir çalışmaya benziyor. Bu çalışmanın sahne performansı nasıl olacak?

Çok zor olacağını sanmıyorum ama çok güzel olacak diyebilirim. Bugüne kadar tanıdığınız Metin-Kemal Kahraman icrası çerçevesinde, gitar, bağlama ve yaylıların olduğu  bir çalışma olacak bu. Bu anlatıyı, Zazaca sunumu temel alarak, daha önce çıkardığımız  Saé Moru / Şahmaran isimli albümümüzde de yapmıştık. Bundan sonraki aşamada, özellikle de 2025 yılı itibarı ile bu çalışmanın sahne performansları olacak. Bu yönlü hazırlıklarımız devam ediyor.

Kemal Kahraman

Son dönemlerde daha çok mitolojik, biraz da mistik tarza yöneldiniz. Şahmaran, son olarak Hayyam’ın “Ey Kör” isimli rubaisini okuduğunuz parçanız mesela…

Aslında bu, 30 yıllık bir çalışmanın bizi getirdiği nokta. İlk çalışmanlara ya da derlemelere başladığımızda özellikle de daha çok Dersim bölgesinden söyleyebileceğimiz şarkılar arıyorduk. Ancak zaman içinde ziyaret hikayelerinden, dualara, beyitlere, Şahmaran gibi masallara kadar çok zengin bir sözlü hafıza ile karşılaştık.

Şahmaran, Mustafa Düzgün tarafından Zazaca dilinde derlenmiş. Kaynak kişisi ise Misa Süleyman… Rahmetli Misa Süleyman, aşk şarkıları, ağıtlar ve masallar anlamında önemli bir hafıza taşıyıcısıydı.

Bu sözlü hafıza bizi kendine mecbur edip bize yeni şeyler öğretti. Sonrasında da yeni bir bakış açısı oluşturdu bizde.

Bu yeni bakışını tarif edebilir misiniz?

Yeni bakış açısı dediğim; biz sözün aslında yazıdan daha derin bir hafızası var. Bunun kültür tarihinde de çok derin kökleri var. Gerek Alevilik gibi inanç öğretileri, gerekse de Şahmaran gibi kadim zamanların masalları bağlamında olsun, bunlar Gılgameş’a kadar uzanan derin bir hafızanın örnekleridir mesela. İşte biz, bu hafızanın arkasında, onun öğrencisi olmaya çalıştık.

Daha çok Dersim bölgesine yöneldiniz ve oradan besleniyorsunuz. Yine Dersim bölgesinden mi devam edeceksiniz? Dersim coğrafyası dışına çıkmak gibi bir düşünceniz var mı?

Anadolu’nun her yerinin bize öğreteceği çok şeyler var tabii ki. Ancak bana göre, herkesin kendi bildiği yolda gitmesinde fayda var. Biz Zazaca biliyoruz ve kültürel olarak Dersim bölgesini iyi tanıyoruz. Dersim’in coğrafayası bize öyle derin bir materyal sundu ki, biz zaten bu 30 yıllık çalışmada aslında yapmamız gerekenin 10’da birini ancak yapabildik. Bizim 4-5 bin saate varan kayıtlarımız var mesela. Bunları sözlü bir kültür kütüphanesine dönüştürmek gibi büyük bir idealimiz var. Bizi fazlası ile aşan bir iş ve sorumluluk yüklemiş durumdayız yani.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Winterthur Alevi Kültür Merkezi yöneticilerine bizleri ağırladıkları için, dinleyicilerimize de geldikleri için teşekkür ediyoruz. Sağolsunlar. Buradan özel olarak Zeynel Demir’e de çok teşekkür ediyoruz. Bizleri ağırladı, ilgilendi. Sağolsun.

 

AD Consultancy

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı