İsviçreisviçreKültür-Sanat

Mete Gönültaş’tan “Arap Emperyalizmi“ isimli kitap

Uzun yıllardır İsviçre’nin Zürich kentinde yaşayan Mete Gönültaş’ın “Arap Emperyalizmi“ isimli kitabı okuyucuları ile buluştu.

Kırk kitap yayınlarından çıkan kitap, “Arap emperyalizmi” kavramını kültürel üstünlük, ideolojik yönlendirme ve finansal güç birikimi eksenlerinde inceleyen disiplinler arası bir çalışma olma özelliği taşıyor. Kitabın temel amacı, Arap kimliğinin modern dönemde nasıl bölgesel bir merkez hâline geldiğini ve bu merkezin dil, din ve kültür üzerinden nasıl bir otorite alanı kurduğunu açıklamak. Yazara göre mevcut otorite yalnızca sembolik değil; bilgi üretimini, dinsel yorumları ve kültürel normları belirleyen yapısal bir güce dönüşmüş durumda.

Kitap, bu kültürel konumlanışın modern çağda nasıl ekonomik bir üstünlükle birleştiğini de ele alıyor.

Körfez kaynaklı sermaye birikimi, uluslararası finansın belirli araçlarıyla bütünleşerek bölgesel ve küresel ölçekte yeni bağımlılık ilişkileri yaratmakta; böylece ekonomik güç ile kültürel normatiflik iç içe geçmektedir. Kuramsal yaklaşım, ideolojik yapıları toplumsal ilişkilerin etkin bileşenleri olarak ele alır ve kültürel söylemlerin ekonomik düzenlemeleri nasıl desteklediğini ortaya koyar. Bu çerçevede “Arap emperyalizmi”, modern kapitalizmin bölgesel bir uzantısı olmanın ötesinde, kültürel temsil ile sermaye akışlarının birleştiği çok katmanlı bir tahakküm biçimi olarak tanımlanmaktadır.

Kavramlar, Kökler ve İdeolojiler Yirminci Yüzyılın emperyalizmi artık yalnızca Batı’dan yükselmiyor. Yeni tahakküm biçimleri, çöl rüzgârlarının arasından, sermaye kulelerinin gölgesinden ve Arapçanın kutsallaştırılmış sesiyle içselleştirilerek geliyor. Bu kitap, klasik sömürgecilik anlatılarını aşarak Arap Emperyalizmi adını verdiğimiz çağdaş, bölgesel ve yerli bir iktidar biçimini tarihsel, kültürel ve ideolojik boyutlarıyla sorguluyor. Katar, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez merkezli aktörlerin finans, medya, din ve eğitim üzerinden kurduğu bu yeni-sömürgeci sistem; bir yandan “ümmet dayanışması” söylemiyle meşrulaştırılırken, diğer yandan kültürel homojenlik, dilsel tahakküm ve mezhepsel tek tipleştirme üretiyor. Arapçanın mutlaklaştırılması, Vahhabiliğin küresel norm hâline getirilmesi, İslam Kalkınma Bankası’nın kredi politikaları, cami diplomasisi ve medya gücü; bu genişleyen ağın başlıca araçlarını oluşturuyor. Kitap, tarihsel maddeci bir yaklaşımla, Arap kimliğinin nasıl evrenselleştirildiğini ve bu sürecin İslam coğrafyasında nasıl bir güç ilişkisi yarattığını analiz ediyor. Direnişin Hanefi–Maturidi damarından Güney Asya’daki yerel İslam yorumlarına; kültürel çeşitliliği savunan toplumsal inisiyatiflerden, kadınların ve emekçilerin görünmezliğine karşı yükselen seslere kadar çok katmanlı bir karşı duruş haritası çıkarıyor. Arap Emperyalizmi, bir kitap olmanın ötesinde; bir teşhis, bir itiraz ve bir yeniden düşünme çağrısıdır. Bu düzenin kimin adına konuştuğunu, hangi sesleri bastırdığını ve hangi ezberlerin rıza ürettiğini sorgulamak isteyen herkes için.

Mete Gönültaş kimdir?

Kitabın yazarı  Mete Gönültaş kendisini şöyle anlatıyor;

1952’de Sinop’ta doğdum. 14 yaşında Türkiye İşçi Partisi (TİP) Gençlik Kollarına üye oldum. Ortaokuldayken ilgi alanım sanat ve edebiyat idi. Yerel gazetelerde yazıyordum. Lise yıllarında (1971) Dev Genç üyesi oldum. Malatya Dev Genç kuruluş kongresinde Genel Kurul Delegesi idim. Aynı yıl Ankara’ya giderek, orada yeniden liseye başlamak zorunda kaldım.

1972 Yılında (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’na (THKO) yönelik operasyonla tutuklandım. 1974 yılında da af kapsamında serbest bırakıldım. O dönem Devrim Yolu isimli dergiyi çıkardık. 1975 Yılında Hüseyin İnan’ın hapishanede yazdıklarını kitap olarak yayımladım. İlk kitabım “Çin Sovyet Çatışması” (1976) oldu. 1977 yılında verdiğim bir kararla işçi hareketi ve sendikal sınıf hareketinin içinde oldum. Daha sonra DİSK Genel İş’te, 12 Eylül’den Sonra Genel Hizmet İş, Basın İş, Dev Maden Şen’de uzman olarak görev yaptım. SiyahBeyazGazetesi’nde çalışırken Disk Medya Sen’in kurucu genel başkanı olarak görev aldım.

2002 yılında yurtdışına çıkmak zorunda kaldım. Yıllardan beri var olan okuma ve yazmalarımla, mevcut birikimlerimi kitaba dönüştürmeye başladım.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı