Meral Acar

Kültür nedir? Entegrasyonda kültür önemli midir?

derya ozgul, www.haberpodium.ch,isvicre'de is kurma, isvicre'de evlenme, Isvicre'e oturum hakki, isvicre'de iltica, isvicre egitim sistemi, www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri, isvicre gezi rehberi, isvicre'de nereler gezilir, isvicre'de corona virus

Dr. Meral Acar

Çocuk Psikoloğu

[email protected]

 

 

 

Türkiye’den gelen toplumlarda ilk tanışmalar hep “Hemşerim memleket neresi?“ sorusu ile başlar. Cevap olarak; “Karadenizli“, “Egeli“ ya da “Doğulu“ gibi bölgesel özelliklerin yanısıra, Antepliyim, Trabzonluyum veya İzmirliyim gibi yanıtlar da verilir. Bunun dışında, “Çerkezim“, “Gürcüyüm“, “Kürdüm“, “Tatarım“, “Süryaniyim“ gibi etnik köken belirtileri ile kendilerini tanımlama isteğini de ortaya koyabilirler.

Yöresel ya da hemşehriciliğe dayalı dernekler kurarak bir araya gelen bireyler, yöresel yemeklerin yenildiği, yöresel müzik ve halk oyunlarının oynandığı programlar düzenleyerek kendilerini tanımlarlar ve özlem giderirler. Bunu yaparken de o şehire ya da bölgeye ait olmakla da gurur duyarlar.

Aynı durumun içinde yaşadığımız İsviçre toplumunda da olduğunu söylemek mümkün. İsviçre gibi küçük bir ülkede dil ve kültür çeşitliliğinin çokluğu dikkat çekicidir. Yaklaşık 140 ayrı milletten insanın yaşadığı İsviçre’de her beş kişiden birinin İsviçre pasaportu yoktur. Ayrıca her üç evlilikten biri iki ulusludur. Dört resmi dile sahip olan İsviçre`nin kuzeyinde, doğusunda ve merkezinde yaşayan insanların yaklaşık % 70`ı Almanca (Günlük yaşamda İsviçre Almancası çok sayıda lehçelerle kullanılır), batı böldesinde yaklaşık % 20’si Fransızca, güneyinde % 7`si İtalyanca konuşmaktadır. Graubünden kantonunun belirli mevkilerinde ise Romansca konuşulmaktadır.

isvicre'de cok kültürlülük - www.haberpodium.ch

“Kültür“ kavramından ne anlıyoruz?

Kültür kavramını açıklamaya çalışırken, bir ülkedeki toplumun özelliklerini belirterek bir millet tanımı yapılabilir. Fakat kültürü, millet boyutu ile, örf ve adetler, yaşam biçimi ve değer yargıları açısından ele almak istersek buna çok daha itinalı yaklaşmamız gerekmektedir. Türkiye`yi ele alırsak mesela; Türkiye`nin Karadeniz bölgesinde yaşayan halkın kendine has özellikleri ile Doğu ve Ege bölgelerinde yaşayanlar arasında farklılıklar görürüz. Bu bölgelerdeki örf ve adetler, yeme, içme gibi sosyal yaşayışlarda dikkate değer farklılıklar mevcuttur. Dolayısıyla her toplum için geçerli olabilecek bir kültür tanımı yapılamaz. Bu, Türkiye kültürünün yanısıra İsviçre kültürü için de geçerlidir. Burada alt kültürlerin varlığının kabul edilmesi, bu çeşitliliğin önemsenmesi çok önemli iken, bunların fark edilmeleri ve desteklenmeleri gerekmektedir.

Çok kültürlü ortamlarda eğitime yaklaşım

İsviçre, çok dilli ve çok kültürlü toplumların birarada yaşadığı, bireysel haklara saygının gelişmiş olduğu bir ülkedir. Büyük bir kültürel zenginlik içinde yaşayan İsviçre toplumuna, 1960’larda göçmen olarak gelen ve buraya yerleşen Türk vatandaşları de dahil olmaya başlamıştır. O tarihten bu yana da, Türkiye’den gelenlerin buradaki entegrasyonal yaşamda yerlerini almaları için büyük çabalar harcanmıştır. Bu çaba en çok da eğitim alanında çocuklar için verilmiştir. Bu kesimlerin çocuklarının okullardaki başarı oranlarının yükseltilmesinin önemi halen güncelliğini korumaktadır.

Bir toplumun temel özellikleri; kültür, dil, din, gelenek ve göreneklerdir. Bireylerin bu farklılıklar konusunda erken yaşlarda eğitilmeleri, onların küresel boyutu ile daha etkili, katılımcı yetişmelerine yardımcı olacaktır. Kendi kültüründe düşünmeye ve öğrenmeye başlayan bireyler, gerek dil gerekse sosyal ilişkilerindeki iletişim becerilerini, farklı kültür ortamlarını anlama ve uyum sağlamada kullanarak, kültürlerarası köprüler kurup önemli görevler üstlenebilirler.

Burada yaşayan Türk vatandaşları kendi kültürel değerine bağlı kalarak, kendi kültürlerinden getirdikleri çeşitlilikler ile, içinde yaşadıkları toplumda görev almaları, İsviçre’ye değerlerine zenginlik de katacaktır.

isvicre'de cok kültürlülük - www.haberpodium.chAile desteği önemli

Çok kültürlü ortamlarda yetişen bireylerin aileleri tarafından desteklenmelerinin onlara önemli katkılar sağlayacağı da gözardı edilmemelidir. Çocuklar kendi kültürüne ait ilk deneyimlerini hikayeler, masallar, şarkılar öğrenerek oluşturmaya başlarlar. Bu dönemde aile tarafından çocuğa verilen bu destek, çocuğun okulda ve içinde yaşadığı toplumda, kendi aidiyet özelliklerini taşıyan bir birey olarak yer almasına bir alt yapı oluşturacağı için değerlidir. Çocuklar kendi kültürlerine ait ilk birikimlerini aileden edinmeye başlarlar. Çocukların nesneleri adlandırmaları, tanımaları ve algılamaları anadilinde başlamaktadır. Dolayısıyla çocuklar, muhakeme etme, hayal kurma, problem çözme, kısacası bilişsel (zihinsel) gelişimini ilk anadilinde deneyimler ve öğrenirler. Erken çocukluk döneminde, zihin ve dil gelişimi ile birlikte duygusal ve sosyal gelişim de dikkate alınmalıdır.

Çocukların okula entegre edilmeleri

Bugüne kadar göçmen çocukların okula entegre edilmelerinde, ya sadece çocuk merkeze alınmış ya gereğinden az ilgi gösterilmiş ya da zayıf etkenler olarak yeterince üzerinde durulmamıştır. İki dilli veya çok dilli ortamalarda yaşayan Türkiye kökenli çocuklar, henüz anadilleri olan Türkçe’ye hakim olamadan ikinci dil olan Almanca’yı öğrenirler mesela. Buradaki yaşıtlarından bir kaç adım geride okula başlayacak olan bu çocukların durumu eğitimde fırsat eşitliği ilkesine ters düşmektedir. Bu nedenle de bu çocukların desteğe ihtiyaçları vardır.

 

Kaynak: Acar, Meral, (2015-2016), „Avrupada yaşayan Göçmenler; Uluslararası Eğitime Eleştirel Bakış“ (postdoc), Zürich

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı