Fikret Zengin

Kendini tanımak- Bölüm 1

www.haberpodium.ch, www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri

Dr. med. Fikret Zengin

Psikiyatri ve Psikoterapie Uzmanı

[email protected]

 

 

“Kim başkalarını tanımak istiyorsa önce kendini tanımalı.“

Kişisel bilgiler hayattan daha fazla zevk almanıza yardımcı olur. Sorunumuzu ve birbirimizi daha iyi tanıdıkça, yaşamlarımızı kişiliğimize ve ihtiyaçlarımıza daha iyi uyarlayabiliriz.

Kim olduğumuzu bildiğimizde de kendimizi geliştirebiliriz. Geriye dönüp baktığımızda, eylemlerimizi anlayacak ve geleceğimiz için hatalarımızdan ders alacağız. Eğer hayatımızı kendimize uyarlayabilirsek, o zaman yaşamdan daha çok zevk alabiliriz.

Delphi’deki Apollon Tapınağı’na kaydedilen yedi bilge adamın sözlerinden biridir “Kendini tanı”. Daha sonra, özellikle de dini ve ezoterik gruplar kendilerini daha iyi tanımak ve sorgulamak için farklı yöntemler geliştirdiler.

Günümüzde modern psikanaliz yöntemleri, klasik psikoloji ve kendini tanıma yöntemlerini kullanıyorlar. Kendimizi iyi tanımak, meraklı veya kendini eleştiren insanlar için gerçek bir ihtiyaç.  Kişinin kendisini tanımasının birçok nedeni bulunuyor. Bunlardan bazıları şöyle;

 Mutlu olmak için aktif olmayı sağlar

Mutluluk araştırmacıları sadece bir noktada hemfikirdir; sizi uzun vadede mutlu eden şey isteklerin yerine getirilmesi veya maddiyat değildir. Mutluluk, temel becerilere sahip oldukları şeylerle uğraşan insanlar tarafından bulunur. Bu nedenle kendini tanıma, kişinin kişisel çevrede, işte ve dünyada kendi yerini aramasına yardımcı olur. Kendini iyi tanıyanlar aktif olarak mutluluk için çabalayabilirler. Ortaya çıkan memnuniyet, kişinin sağlığı, çalışma şekli ve dolayısıyla başarısı üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.

Özgüveni artırır

Günümüzün günlük işlerinde artık çaba yeterli değil. Önemli olan sadece başarıdır. Bu da kişinin kendine olan güvenini güçlendirir.

Bize yabancı kültürlerde gruplar halinde, birlikte çalışmak özgüvene neden olabilirken; modern batı dünyasında köken, kültür, kişinin kendi cinsiyeti, dini veya mesleği giderek daha az kimlik oluşturan etkilere sahiptir.

Batı kültürünün üyeleri, özgüvenlerini öncelikle bireysel benliklerinden alırlar. Kişinin kendisiyle meşgul olması yaygın ve gereklidir. Çünkü kendini bilmek, kişinin insanlarla ve görevlerle uğraşırken kendi güvenliğini arttırır. Kendini bilenler başkalarını da tanır.

Yüksek özgüven ruh sağlığının bir göstergesi iken, aynı zamanda performansı da güçlendirir.

Kişi, kendisinin algısı gerçeklikten daha olumsuz olduğunda güvensizlik hissine kapılır.

Öte yandan, kişi kendini abartırsa, er ya da geç başkaları tarafından reddedilecek ve hayal kırıklığına uğrayacaktır. Öyleyse özgüven, sadece benliğin olumlu değerlendirilmesine dayanmaz. Aksine, özgüven kendini tanımayı gerektirir.

Kendi özelliklerini bilmeyi ve canlandırmağı sağlar

Özellikle modern yaşam ve çalışma dünyasında, insanların kendileriyle uğraşmaları için daha az zamanları bulunuyor. Burada ayırt edici olma ihtiyacı da artıyor. Her insan kendine ait yetenekleri ile ayrı bir bireydir. Kimse kimsenin yerini dolduramaz. Farklı oluşumuz zenginliğimizdir. Birbirimizden çok şeyler öğrenebiliriz.

Bağımsız ve tarafsız eylem yapmasını sağlar

İş dünyasındaki ve siyasetteki yöneticiler, kendilerini tamamen tarafsız, nesnel ve mantıklı buldukları için genellikle kendileriyle uğraşmayı gereksiz görürler. Bununla birlikte, iş liderlerinin davranış kalıplarına yönelik araştırmalar; bu insanların tipik kişilik yapıları ve konumları nedeniyle irrasyonel davranışlara ve işlevsiz ilişkilere daha fazla duyarlı oldukları sonucunu ortaya koyuyor.

Öz farkındalığı yüksek olan kişilerin, diğer insanlardan olumsuz etkilenme olasılığı daha düşük. Bu nedenle kişisel bilgi; mesleki ve özel hayatta bağımsız ve tarafsız eylemler için büyük önem taşıyor.

Zorlukları yenmeye yardımcı olur

Günümüzde, özellikle de bir yöneticinin sürekli değişen gereksinimlere uyum sağlaması beklenmektedir. Bu, liderin kendisini ve eylemlerini tekrar tekrar düşünmesiyle başlar. Kendini bilme düzeyi yüksek olan insanlar; duygularını, davranış kalıplarını, önyargılarını, güçlü ve zayıf yanlarını bilirler. Bu, kendilerini ve çalışanlarını yeni zorluklara en iyi şekilde hazırlamak için yeni stratejiler geliştirmelerini sağlar.

Kendini tanıma gelişim için ön koşuldur

Son olarak, kendini tanıma, herhangi bir kişisel gelişim için ön koşuldur. Eski bir söz; “Kendini tanıma, gelişme yolundaki ilk adımdır” der. Peki kendimi nasıl tanıyabilirim? Kendimi nasıl keşfedebilirim?

Bu soruları cevaplarken temel kaygılar ifade edilmeli, algısal hatalar tartışılmalı ve başkalarının algısı ile öz imaj farklılaştırılmalı veya karşılaştırılmalıdır.

Bir sonraki yazımda, kendini keşfetme yolunda kişinin kendi hakkında nasıl bilgi sahibi olabileceğini aktaracağım.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı