B. Nazan Walpoth

Karaciğer ve safra kesesi ile barışık bir yılbaşı menüsü

derya ozgul, www.haberpodium.ch,isvicre'de is kurma, isvicre'de evlenme, Isvicre'e oturum hakki, isvicre'de iltica, isvicre egitim sistemi, www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri, isvicre gezi rehberi, isvicre'de nereler gezilir, isvicre'de corona virus

Doç. Dr. B. Nazan Walpoth

Bern Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi

Kardiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi

[email protected]

 

 

Yılbaşı menüleri damak tadımız için ne kadar zevk verici olsalar da, karaciğer ve safra sistemimiz için o oranda sorunlu olabiliyorlar.

Midemizin artık yiyecek alamaz duruma gelmesine dolgunluk diyoruz. Bu dolgunluk hali asıl dolgunluktan 15 dakika gecikmeli olarak hissedilir. Bu dolgunluk sonrası artık iş işten çoktan geçmiş, fazla yiyecek almışızdır.

Karaciğer ve Safra kesesi alınan fazla yağı ve alkolü sindirmemiz için fazla mesai yapmaktadırlar. Yağlar özellikle safra asitleri yardımı ile sindirilebilmektedir. Safra kesesi bu aşamada karaciğerin yağları parçalamak için gerekli sindirim sıvılarını üretmektedir. Ne kadar çok yağ tüketirsek safra kesemizi o kadar yorulur.

 

 

 

 

 

 

Tam da yılbaşı zamanlarında safra kesesi ağrılarına (koliklerine) maruz kalırız. Safra sıvısındaki maddeler daha önce sertleşip safra kesesinde taş oluşturabilir. Bazen kişi bunu uzun süre farketmeyebilir. Ağır bir menü yeterince alkol ile birleşince anı şikayetler ortaya çıkabilir. Çünkü safra kesesi ağır bir menüden sonra kendini boşaltmak ister. Taşlar safra yollarını tıkadığı için staza sebep olur. Bu oluşan safra sıvısı stazı çok sıkıntılı şikayetlere sebep olabilir. Gaz şikayeti, bulantı, kusma gibi şikayetler bunlardan belli başlı olanlardır. Yılbaşı dönemlerinde acil servisler genellikle bu tür şikayetlerle gelen hastalarla dolar.

BASİT EVDE YAPILABİLECEKLER

Yılın bu günlerini sağlıklı geçirebilmek için ağır menülerden kaçınmakta fayda var. Yılbaşı gecesinden ya da ağır menülerden birkaç gün önce, 1800 Kaloriyi geçmeyen sebze, meyve, yağsız et, balık ağırlıklı menüler almanız önerilenlerimiz arasında.

Enginar gibi sebzeler mesela safra kesesi akımını güçlendirir ve hazımsızlığın pek çok aşamasına faydalıdır (dolgunluk, gaz şikayeti, bulantı). Bunun yanında devedikeni, enginar gibi bitkiler karaciğerin yenilenmesini (rejenerasyonunu) desteklemekte ve zehirli maddelerin vücuttan atılmasında yararlıdırlar.

Bu bitkiler etkisini en iyi şekilde akşam kaynatılıp içildiğinde gösterir. Devedikeninin çiçeğinden edinilen “Silymarın“ denen maddenin, ağır karaciğer hasarlarına iyi geldiği belirtiliyor.

Ayrıca çay olarak yemekler arası içilmesi önerilen Achillea (bin yaprak, kandil çiçeği, civan perçemi olarak da adlandırılan) bitkisi vardır. Bunların koliklere faydası olduğu gibi, hazmı kolaylaştırıcı etkileri vardır.

Bu bitki eterik yağ ve flavanoid içerdiği için iltihap giderici etkileri de olabilmektedir. Yatmadan önce çay şeklinde içilen bu bitki, karaciğer, safra kesesi, mide üzerine rahatlatıcı etki yapar.

Yemek sonrası sindirim için siyah çay ya da nane çayı önerilmektedir.

En basit ve etkili yöntem yemeği yavaş yemek ve çok çiğnemektir, çünkü tokluk hissi 15-20 dakika sonra gelmekte ve bu zaman diliminde hızlı yeme ile gereğinden fazla yemek alabilmekteyiz

Yemekten sonra yapılan uzun bir yürüyüşün sindirime ayrıca çok önemli bir katkısı olmaktadır.

Sonuçta yine de üst batın ağrısı oluşursa kesinlikle bir hekime görünmekte yarar vardır.

Sağlıklı huzurlu yıllar dilerim.

 

Not: Yukarıda sayılan yararlı bitkileri piyasada ruhsatlı satılan form ve dozajlarda alınız. Ayrıca bunları doktorunuzun konrolünde almaya özen gösterin. Aksi takdirde zehirleyici etkilerle karşılaşabilirsiniz.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı