Diziİsviçreisviçre

İsviçre’de nükleer enerjiye dönüş tartışılıyor

İran ve Ukrayna savaşları nedeniyle dünya petrol ve enerji piyasalarında dalgalanmalar yaşanırken, İsviçre yeniden nükleer enerjiye dönüşü tartışıyor. Kantonlar Meclisi bu kapsamda, İsviçre'de yeni nükleer santrallerin inşasına ilişkin yasağı kaldırmak istiyor.

Önceki gün toplanan Kantonlar Meclisi, “Her Zaman Herkes İçin Elektrik (Elektrik Kesintilerine Son)” girişimine yönelik karşıt bir öneriyi, 12 karşıt 26 oy ile kabul etti.

Sağ partilerin oy çoğunluğu ïle alınan kararda nihai sözü halk söyleyecek. Yeşiller Partisi, karşıt öneriyi referanduma götüreceklerini açıkladı.

Federal Enerji Bakanı Albert Rösti görüşmelerde, orta vadede yenilenebilir enerjilerin genişletilmesinin hızlandırılması gerektiğini savundu. Uzun vadede elektrik üretiminin tamamen farklı bir ölçekte olması gerektiği konusunda uyarıda bulunan Rösti, İsviçre’nin elektriğe ihtiyacı olduğunu, bu ihtiyacın yalnızca yenilenebilir enerjilerin genişletilmesiyle sağlanamayacağını belirtip nükleer santrallerin gerekli olduğunu ifade etti.

Enerji Bakanı, nükleer enerjiye alternatif olarak yalnızca ithalat veya doğalgaz santrallerinin mevcut olduğunu, doğalgaz santrallerinin CO2 emisyonları nedeniyle, enerji ithalatının ise yabancı ülkelere bağımlılık nedeniyle bir seçenek olmadığını dile getirdi.

FDP’li Thierry Burkart tartışmalarda, elektrik kıtlığının İsviçre için en büyük risklerden biri olduğunu, mevcut nükleer santrallerin devre dışı bırakıldığı kış aylarında bir arz açığının ortaya çıktığını söyledi.

Mitte Partisi’nden Beat Rieder ise, Avrupa’da yalnızca Almanya ve İsviçre’nin nükleer enerjiden kademeli olarak vazgeçmeye karar verdiğini söyledi. Bunun ülkeyi umutsuz bir duruma sokmak anlamına geldiğini söyleyen Rieder, İsviçre’nin yenilenebilir enerjilerin yaygınlaştırılmasında geride kaldığını iddia etti.

Sol partiler ise bu söylemlerle, yenilenebilir enerjilerin yaygınlaştırılmasının engellenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu savundular.

Yeşiller Partisi ile SP, yeni nükleer santrallerin, uzun planlama ve inşaat süreleri nedeniyle iklim hedeflerine ulaşmada veya güvenli bir elektrik tedarikini sağlamada önemli katkılar sağlayamayacaklarını vurguladılar.

Yeşiller Partisi’nden Maya Graf, 60 yıl sonra bile radyoaktif atıkların depolanması için hala bir çözüm bulunmadığına dikkat çekip, yeni nükleer santrallerin çok pahalı olduğunu, bunların ve ancak büyük devlet sübvansiyonlarıyla inşa edilebileceğini ifade etti.

SP’li Mathilde Crevoisier Crelier ise, Fukushima felaketinin 15. yıldönümünde, sürdürülebilir bir enerji politikasının tabutuna ilk çivinin çakıldığını söyledi.

Fukushima tepkisi

2017 yılındaki Fukushima nükleer felaketinden sonra, İsviçreli seçmenler nükleer enerjiden kademeli olarak vazgeçmeye karar vermişti. Enerji Stratejisi ve 2024 Elektrik Yasası’nın ezici bir çoğunlukla onaylanmasıyla birlikte halk, yenilenebilir enerjiye yönelmeyi ve nükleer enerjiden vazgeçmeyi birçok kez teyit etmişti.

“Yeni nükleer santrallerine hayır” ittifakı, protesto nedeniyle Bern’e 22 bin’den fazla imzalı bir mektup sundu.

Greenpeace İsviçre Federal Meclis’e, sürekli olarak yenilenebilir enerjilere odaklanma çağrısı yapıyor. Daha önce halk tarafından oylanan ve kabul edilen Enerji Stratejisi 2050 ve Elektrik Yasası’na uyulmasını talep eden Greenpeace amacın, tamamen yenilenebilir enerji tedariki olması gerektiğini savunuyor.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı