Diziİsviçreisviçre

İsviçre’de komşuluk ilişkileri. Komşularınız hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gottlieb Duttweiler Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre, İsviçreliler komşularından uzakta yaşamayı tercih ederlerken, komşularını yakından tanımak istemiyorlar. Ancak birbirlerine yardım etmeyi ve birbirlerine güvenmeyi seviyorlar.

İsviçre halkının yarısından fazlası (%51) üçten fazla dairenin bulunduğu bir apartmanda yaşıyor.  %26’sı tek olan bir aile evinde yaşarken, %5’i diğer konut türlerini tercih ediyor.

Ülkedeki hanelerin %36’sında iki yaşıyor. Tek kişilik hanelerin oranı %23 iken, bir çatı altında yaşayan 3 kişilik bir ailenin oranı %15.

4 kişiden fazla insan yaşadığı konut sayısı %25, bir veya daha fazla çocuğu olan bekar ebeveynlerin oranı ise %2.

 Komşuluk ilşkileri nasıl?

Gottlieb Duttweiler Enstitüsü (GDI) tarafından yaptırılan, komşuluk ilşkilerine dair bir araştırma, İsviçrelilerin komşuları ve mahalleleri hakkında ne düşündüklerini ortaya koyuyor.

İsviçre’de komşuluk ilişkilerinin nasıl olduğunu göstermek amacıyla yapılan bu araştırma kapsamında, 1021 kişi ile bir anket yapıldı. Hedef grup olarak da 15 ile 79 yaş arasındakiler seçildi.

Anket sonucuna göre, İsviçre nüfusunun ezici bir çoğunluğu yaşadıkları mahallelerde oldukça mesafeli bir ilişki sürdürüyor.  Ankete katılanların sadece %12’si komşularını “çok iyi” tanıdıklarını belirtirken, %23’ü onları hiç tanımadıklarını ifade ediyor.

Ankete katılanların %81’i komşularla teması minimum seviyede tutmayı tercih ediyor. Ancak katılımcıların yaklaşık %90’I, pek tanımasalar da komşularına güvendiklerini belirtiyor.

Anketçilerin dörtte üçü bu nedenle, mahallelerinde kendilerini çok güvende hissettiklerini ve komşularıyla olan ilişkilerinden memnun olduklarını vurguluyorlar.

Verilere göre, yaşlılar ve çocuklular komşularıyla daha fazla temas halinde olan kesimi oluşturuyor.

Komşuluk tipleri

Mesafeli olanlar

İsviçre nüfusunun neredeyse yarısı (%47) mesafeli olarak nitelendiriliyor.

Komşulara karşı mesafeli olma durumu özellikle de kırsal bölgelerde ve şehir kenarında bulunan yerleşim alanlarında daha da yaygın. Şehirlerde yaşayanlar komşularıyla daha fazla temas kurmak istiyorlar.

Bu komşuluk tipi genellikle komşularından uzak durmayı tercih ederken, mümkün olduğunca bağımsız yaşamak istiyor.

Bu kesim binalarda ortak çamaşırhane olmasına rağmen genellikle kendi çamaşır makinelerini almayı tercih ediyorlar. Tesadüfi bir karşılaşma durumunda “Grüezi”türünden bir selamlaşma da olabiliyor.

Bir şeye ihtiyacı olsa bile, önce kendisi helletmeye çalışıyor. Ancak acil bir durumda, mesafeli olanlar da olay yerinde beliriyor.

Ara sıra mahalledeki ortak bir etkinliğe katılmayı ve mahalledekilerle konuşmayı değerli bulurlar. Bundan daha fazlasına ihtiyaç duymazlar pek.

İlham arayanlar

Araştırmaya katılanların %30’u mahallede hoşgörüye değer veriyor.

Genellikle büyük apartmanlarda görülen bu komşuluk tipi, ilişkilerde çeşitlilik ararken anlamlı kampanyalara dahil olmayı ve kalıpların dışında düşünmeyi önemsiyor.

İlham arayanlar için oldukça karışık bir mahallede yaşıyor olmak önemli. Buna göre komşu onlara yeni projeler için ilham vermeli.

Bu kesim birbirine saygı ve dayanışmayla yaklaşırken, sadece merdiven boşluklarında değil, doğrudan ortak faaliyetlerde ve projelerde de karşılaşıyorlar.

Sıkı ilişkiler kuranlar

Katılımcıların %14’ü komşularını, en iyi arkadaşları veya ailelerinin birer parçası olarak değerlendiyor.

Bu tip komşulukta genellikle yakın temas arzu edilirken, günlük hayatta birlikte bir şeyler de yapılabiliyor. Barbekü akşamları, ev partileri, bit pazarları gibi etkinlikler iyi bir komşuluğun parçası

Bu tip komşular önceden haber vermeden, istedikleri zaman kapıyı çalabiliyorlar. Bunlar, komşusunun ne zaman kestirdiğini veya hafta sonları yüksek sesli eğlenceleri tolere ettiğini iyi bilirler.

Anket verilerine göre, bu tip ilişkiler kurmaktan hoşlanların %57’si kadınlardan, %43’ü ise erkeklerden oluşuyor.

Değer odaklı düşünenler

Başka bir komşuluk tipi; benzer düşünen insanlar arasında yaşamak, onlarla benzer değerleri ve görüşleri paylaşmak.

Anket katılımcılarının %10’u, yeni bir ev aramadan önce, aynı binada veya bölgede kimlerin yaşadığını bilmek istediğini ifade ediyor.

Bu komşuluk tipinde, “temizlik ve düzende benzer fikirler olması“ önemli.

Bu kesim komşularıyla çok fazla bağ kurmak istemez. Ancak yardımseverlik onlar için gayet doğal. Günlük yaşamda merdiven boşluğunda ya da posta kutusu yanında kısa bir sohbet yeterlidir. Pasta için süt sıkıntısı varsa yardımcı olmaktan da mutluluk duyar.

Kısaca; merkezde her zaman saygı ve dostça bir mesafe yer alıyor.

Korona sonrasında ne oldu?

Anket verilerine göre, Korona salgını döneminde komşular birbirlerine daha da yakınlaştı. Ancak bunun kalıcı bir etkisi olmadı.  Salgın nedeniyle birbirlerine yakınlaşan komşular, daha sonra tekrar mesafeli bir yaşam sürdürmeyi tercih ettiler.

Komşuluk ilişkisi kurmak isteyenlere öneriler

Mahallelerin sosyal temelini oluşturan yaşlı kesim insanları bir arada tutabiliyor.

Komşuluk ilişkisi arayanlar, uzun süredir aynı yerde yaşadıkları ve birbirleriyle iyi ilişkiler içinde oldukları için, komşuluk ilişkilerini kurmaya bu grupla başlayabilirler. Grubun potansiyelinden yararlanmaya bakın.

Bir başka yöntem ise bahçecilik. Bahçe aracılığıyla komşularınızla kolayca iletişim kurabilirsiniz.

AD Consultancy

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı