İSVİÇRE SÜPER LİGİ İLK YARI DEĞERLENDİRMESİ

218

Mustafa Aktaş

Eski Futbolcu

[email protected]

 

 

İsviçre Süper Ligi,15 Aralık 2019 itibarı ile oynanan maçlardan sonra devre arasına girdi. İkinci yarı 25 Ocak 2020 tarihinde tekrar başlayacak. Takımlar ikinci yarı hazırlıkları için yoğun bir tempoda kamp çalışmaları yapacaklar.

Öte yandan 1 Ocak itibarı ile resmi ara transfer dönemi de başladı. Kulüpler bu dönemde eksik veya yetersiz gördükleri bölgelere oyuncu transferleri yapacaklar.

Takımların durumu

isvicre ligleri, isvicre spor, isvicre haberleri, www.haberpodium.ch

Young Boys takımı sezonun ilk yarısını, diğer sezonlara nazaran zor da olsa, FC Basel takımının 2 puan önünde, 38 puanla lider olarak kapadı. İkinci sırada ise FC Basel takımı yer alıyor.

FC St.Gallen ekibi, geçen sezonların aksine bu yıl ligin ilk yarısı itibarı ile çok iyi bir görüntü sergiledi. Yeşil-beyazlı ekip, bence bu yıl ilk yarı göz önüne alındığında, çok başarılı bir grafik çizdi ve bunun sonucu olarak da ilk yarıyı 35 puan ile üçüncü sırada tamamladı. Geçmiş sezonlar dikkate alındığında, kimse FC St. Gallen ekibinden böylesi bir başarı beklemiyordu. Bence ilk yarının kayda değer en önemli olayı, FC St. Gallen ekibinin göstermiş olduğu bu başarıdır.

FC Zürich takımı, inişli çıkışlı bir grafik çizmesine rağmen, ligin ilk yarısını dördüncü olarak tamamladı. Bu arada FC Zürich’in takım menejerliği görevini, 2015 yılından bu yana Türkiye kökenli Süha Demokan yürütüyor.

FC Servette takımı bu yıl Raiffeisen Süper Ligi’ne çıkmasına ve çok iyi oynamasına rağmen talihsiz puan kayıpları yaşadı. Takım, ilk yarı itibarı ile puan tablosunda beşinci sırada yer aldı.

Sezona iyi başlayamayan başka bir takım ise FC Lugano oldu. İsviçre’yi Avrupa kupalarında da temsil eden FC Lugano hem ligde hem de Avrupa kupalarında istenilen başarıları yakalayamadı ve ilk yarıyı altıncı sırada tamamladı.

Hayal kırıklığı yaratan diğer bir takım ise FC Sion oldu.

www.haberpodium.chHer nedense FC Sion İsviçre Süper Ligi takımları içerisinde her sezon kaosa açık, sansasyonel olayların yaşandığı bir takım olmuştur. Lige başlarken hep iddialı olan FC Sion, transferler döneminde dünya çapında futbolcu ve teknik direktörlerin adlarının bolca geçtiği bir kulüp olması itibarı ile de, İsviçre liglerinin, deyim yerinde ise en renkli kulübüdür. Bunun nedeni ise, 2003 yılından bu yana kulübün başkanı ve sahibi olan Christian Constantin’dir.İsviçre Süper Ligi tarihinde birçok skandala imza atan Constantin, sezon içerisinde birçok kez teknik direktör değiştirmesinden Tv yorumcularını dövmesine, şike olaylarına karışmasından, transfer dönemlerinde birçok dünya yıldızı futbolcu ve teknik adamın isimlerinin FC Sion takımı ile anılmasına kadar birçok olaya imza atarken, görsel ve yazılı basını devamlı meşgul eden bir isim olmuştur. Başkan, son olarak bu sezon takımın başına getirdiği teknik direktör Stéphane Henchoz ile de ilk yarı sonunda yollarını ayırdı. Yeni teknik direktör olarak takımın başına, daha önce hiç Süper Lig deneyimi olmayan 37 yaşındaki Portekizli Ricardo Dionísio’yi getirdi. Görünen o ki, Başkan Constantin alışkanlıklarını bırakmayacak.

Geçmiş sezonlara göre çok kötü bir ilk yarı ligi geçiren diğer bir kulüp ise FC Luzern oldu. Takım, ligin ikinci yarısı itibarı ile, Thomas Häberli’den boşalan teknik direktörlük koltuğunu Fabio Celestini’ye emanet edecek.

Ligin son iki sırasında, geçen sene de aynı problemleri yaşayan ve ligde kalmayı son anda başaran Xamax ekibi yer alıyor. Takımı bu yıl da zor bir ikinci yarı bekliyor diyebiliriz. Takım ligden düşmemek için mücadele edecek.

Ligin son sırasında ise Thun ekibi bulunuyor. Lige çıktıklarından bu yana en kötü sezonu geçiren Thun takımını bu sezon gerçekten zor günler bekliyor.

Benim kanaatim, bu yıl küme düşme yarışı Thun ve Xamax takımları arasında geçecek. Her iki takım için ligin ilk dört maçı çok önemli. İlk dört haftayı az hasarla atlatan takım, ligde kalma yarışında avantajlı duruma geçecek.

Lig şampiyonluğu FC Basel’in olabilir

www.haberpodium.ch

Lig şampiyonluğunu, geçen üç yılın aksine bu yıl FC Basel’in göğüsleyeceğini düşünüyorum. Çünkü üst üste üç yıl şampiyon olan Young Boys, geçen üç sezonun aksine bu yıl farklı bir yapılanmaya gitti ve giden oyuncuların yerine takım bütünlüğünü sağlayacak yeni oyuncular bulamadı. Tabi ki bunu yanında, üç yıldır gelen şampiyonlukların ardından oluşan metal yorgunluğunu da göz ardı edemeyiz.

FC Basel ise, geçmiş üç sezonda yaptığı hataların geç de olsa farkına vardı. Bundaki en büyük etken, FC Basel’de sportif direktörlük yapan Marco Streller’in yanlış takım mühendisliği ve yanlış transfer tercihleridir. Bu etkenler onun takımdan gönderilmesi ile son bulurken, takım Streller’dan sonra nihayet bir çıkış yakaladı.

Bu yıl FC Basel ve Young Boys arasında heyecanlı, seyir zevki yüksek bir şampiyonluk yarışı olacak. Şampiyonun diğer sezonlara göre ligin son haftalarında belli olacağı bir ikinci devre bekliyorum.

 

 

 

 

 

TEILEN
Önceki HaberPISA Araştırma Sonuçları
Sonraki HaberVİTAMİNLERİ NE KADAR TANIYORUZ?