isviçreİsviçre

İsviçre polis teşkilatında ırkçılık ne kadar yaygın?

İsviçre’de ilk kez, bir polis teşkilatında ayrımcı ve sistematik ırkçılığın hüküm sürdüğü açıklandı. Polis teşkilatındaki ayrımcı ve sistematik ırkçı uygulamalar, Lozan’da polis birimlerinde görevli olan bazı polislerin sohbet mesajları sonrasında ortaya çıkmıştı.

Lozan polisinin sohbet mesajlarında ırkçı, cinsiyetçi, homofobik ifadeler ile Nasyonal Sosyalist veya Ku Klux Klan’ın yüceltilmesi yer alıyordu. Mesajlarda engelli insanlarla alay edildiği ve aşağılandıkları da anlaşıldı.

Paylaşımların gün yüzüne çıkması bölge savcılığının titiz çalışması sayesinde olurken, her şey RTS televizyonun paylaştığı bir fotoğraf ile başladı. Fotoğrafta, bir polis memuru duvar yazısının önünde poz veriyor. “RIP Mike” yazan duvarda, 2018’de bir polis operasyonu sırasında öldürülen Nijeryalı Mike Ben Peter’e gönderme yapılıyor.

Savcılık ilk olarak bu polis memurunun cep telefonuna el koydu. Ardından da, Lozan polis teşkilatının 48 üyesinin aktif olduğu ırkçı bir yazışma grubu keşfetti. Belirtilen bu sayı, Lozan polis teşkilatının toplam sayısının onda birine denk geliyor.

“Herkes biliyordu, kimse kınamadı”

Departmanda görevli olan bazı polisler, 2005’ten bu yana Lozan polis teşkilatı içindeki suistimalleri ve ırkçılığı dile getirdiklerini ancak bu güne kadar yeterli kanıt elde edemediklerini söylüyorlar. Yirmi yılı aşkın süredir aktif olan bir azınlıktan bahsedilirken, “Bu grubu herkes biliyordu veya şüpheleniyordu, ancak kimse bu durumu kınamadı“ ifadeleri kullanılıyor.

Ortaya çıkan skandalı son derece şok edici bulan üst düzey yetkili Olivier Botteron. “Bu mesajlar tüm değerlerimizle çelişiyor. Dört polis memuru görevden alındı ve daha fazlası da gelecek.“ açıklamasında bulundu.

Güvenlik uzmanları İsviçre’deki diğer polis teşkilatlarının da konuya daha yakından bakması gerektiğini ifade ediyorlar

İsviçre polis teşkilatında yapısal ırkçılık yaygın mı?

İsviçre polisi ırksal profilleme nedeniyle sıklıkla suçlamalara maruz kalıyor. Irksal profilleme; güvenlik güçlerinin kontrollerini şüpheden öte, kişinin dış özelliklerine ve ten rengine göre müdahale ettikleri anlamına geliyor.

Federal Irkçılıkla Mücadele Komisyonu’nun ayrıntılı bir raporunda polisin, ırkçılığın ifade edildiği alanlardan biri olduğu belirtiliyor. Raporda özellikle “ayrımcı polis kontrolleri”, yani ırksal profilleme sorunu vurgulanıyor. “Görünüşe dayalı kontroller, güç ilişkilerini, klişeleri ve yaygın uygulamaları bir araya getirmesi bakımından yapısal ırkçılıktır” ifadelerinin yer aldığı raporda, bunun marjinal bir olgu olmadığı da vurgulanıyor.

Bazı gruplar özellikle etkileniyor

Federal Irkçılıkla Mücadele Komisyonu, kontrollerde ten renginin belirleyici faktör olduğunu, bu nedenle ırksal profillemenin Asyalı veya Müslüman olarak algılanan kişileri daha fazla etkilediğini belirtiyor.

Raporlara yansıyan ayrımcılık

Avrupa Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Komisyonu 2019’da İsviçre’ye yönelik hazırladığı bir raporda, polis istismarı iddialarının özellikle göçebe yaşam tarzına sahip olan romanlar ile koyu tenlileri etkilediği tespiti yer aldı. Raporda “Bu kişiler genellikle tutuklamalar ve uyuşturucu aramalarıyla birlikte yapılan polis kontrollerinden özellikle etkilendiler.” ifedesine yer veriliyor.

İsviçre’deki kolluk kuvvetleri ve adalet sistemi tarafından Afrika kökenlilere yönelik muamele konusunda endişelerini BM uzmanları da sıklıkla dile getiriyor.

Giderek daha fazla vaka bildiriliyor

Federal Irkçılıkla Mücadele Komisyonu, İsviçre genelindeki yaklaşık yirmi danışma merkezinden oluşan bir ağla düzenli olarak, bildirilen olayları kaydediyor. Komisyon, bu sayıların her yıl arttığını ve giderek daha fazla olayın bildirildiğine işaret ediyor.

Geçen yıl bildirilen 1200’den fazla ırk ayrımcılığı vakasından 116’sı kolluk kuvvetleriyle ilgili oldu. Yaklaşık 60 vaka ırksal profillemeyle ilgili olurken, bu sayı bildirilen tüm vakaların %5’ine denk geldi.

Federal İstatistik Ofisi’nin verilerine göre ise, ırkçı ayrımcılık mağdurlarının %7’sinde bir polis bağlamı mevcut.

Federal Hükümet kabul etmişti

Yapılan açıklamalar, Uluslararası Af Örgütü ve Humanrights gibi insan hakları örgütleri ile Federal Irkçılıkla Mücadele Komisyonu’nun yıllardır kınadığı hususları doğrular nitelikte.

Son yıllarda, uluslararası kuruluşlar da ayrımcı polis uygulamaları nedeniyle İsviçre’yi suçlamışlardı. Avrupa Irkçılık ve Hoşgörüsüzlükle Mücadele Komisyonu 2019’da İsviçre’yi suçlarken, BM uzmanları ise 2022’de endişelerini tekrar etmişlerdi.

Federal Hükümet ise 2023’te, yapısal ırkçılığın İsviçre’de “bir gerçeklik” olduğunu kabul etmişti.

Ancak İsviçre polisine yönelik tüm bu eleştirilerin önüne geçmek, ırkçılık ve ayrımcılık  durumlarını önlemek ile ilgili ne tür çalışmaların yapıldığına dair herhangi bir paylaşım bulunmuyor.

AD Consultancy

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı