Şener Arslan

İsviçre ekonomisine dair

Sener Arslan

Şener Arslan

Ekonomi ve Yatırım Uzmanı

Wirtschafts- und Anlagespezialist

[email protected]

 

 

İsviçre’nin ekonomisi ikinci çeyrekte ekonomik  durgunluğunu  üstünden atmayı başardı ve ikinci  çeyrekte İsviçre ekonomisinde yüzde 0.2  büyüme görüldü. Genel  ekonomi araştırma verilerine bakarsak, aslında ekonominin küçülmesi ve İsviçre ekonomisinin adeta daralması bekleniyordu. Son yıllarda sabit bir şekilde gelişen İsviçre, merkez Bankası’nın 2015  başında aldığı  kararla aniden şok oldu ve ilk çeyrekte ekonomisi yüzde 0.5 küçüldü (İsviçre Merkez Bankası frangın Euro karşısındaki 1.20’lik müdahale kurunu (cap) yılın başında kaldırmaya karar verdi).

İlk çeyrekte gördüğümüz yavaşlama, son olarak 2011 yıllının üçüncü çeyreğinde görülmüştü. O zamanlar Avrupa’da yaşanan ekonomik daralmanın İsviçre’yi etkileyeceği korkusu hakimdi. Yatırımcılar parasını sağlam limana getirmek için İsviçre frangına yatırıp, EURCHF paritesini 1.40’dan 1.10’un altına indirmişlerdi.

2011’de gördüğümüz  soğumayı durdurmak için, İsviçre Merkez Bankası parasının değerini düşürüp, 1.20 bağladı ve ekonomisi 2011’den sonra yine büyüyen ihracatlar ile birlikte canlandırmayı başardı. Aynı zaman içinde Avrupa Birliği halen küçülmekteydi ve ekonomik soğuması yatırımcıları zorluyordu. Bu nedenden dolayı, birçok yabancı yatırımcı parasını halen İsviçre frangına yatırıyordu. Bu tür yatırmalar, İsviçre frangı, bono ve hisse senetlerine yapılıyor. Son istatistiklere bakarsak; örneğin, bugünkü İsviçre hisse senedi piyasasının yüzde 18’i İsviçre’de yasayan halkın elinde. Geri kalan yüzde 82  yatırımcı ise yurt dışından İsviçre’ye yatırım yapmakta. İsviçre’de aynı zamanda, 10 yıl boyunca hazine bonosuna negatif faiz de ödemekte. Yani İsviçre devletine 10 yil borç vermek isteyen birey, üstüne birde ceza ödemekte. Bu yatırımların nedeni sadece kriz olmasa da Avrupa’da yaşanan belirsizlik kesin bir rol oynamaktadır.

Son yıllarda Avrupa Merkez Bankası, Avrupa’daki soğumayı durdurmak ve ekonomisini canlandırmak için, bilançosunu geliştirmiş ve piyasayı Euro ile doldurmuş durumdadır. Tabii ki bu gelişme İsviçre Merkez Bankasını da zorlarken, bu durumMerkez Bankası’nın müdahale kurunu bu yılın başında bırakmasına sebep olmuştu.

EURCHF 1.10’in altına olan kur, “İsviçre yeniden krize doğru gider mi?” korkusu yaratırken, yurtdışına ihracat eden şirketler, bu pahalılaşma üzerine acaba yeterli satış yapılıp yapılmayacağı korkusu taşıyorlardı. Ancak son veriler sağlam ve gelişen bir ihracat yapan sektörleri göstermiş oldu. Şirketler, gecen çeyrekle karşılarsak, yüzde 0.5 artış gösterdi. Bunun çoğunluğu ilaç, kimya ve saat endüstrisine bağlı idi. Hatırlatmak için belirtelim; İsviçre’nin önde gelen şirketlerinden Novartis, Nestle, Roche, Swatch, ABB, Richemont ve Syngenta gibi dünya ölçeğinde satış yapan firmaların ürünleri çoğu ülkelerde geçerli.

Servis ve Turizm sektörüne bakarsak, bu kez de yüzde 0.9 ihracat görmekteyiz. Lakin ithalat burada yüzde 3.0 olduğu için, net eksi gayri safi yurtiçi hasılayı yüzde 2.1 oranında etkiledi. Şirketlerin yeni makine ve bilgisayar programları aldıklarını ve araştırmalara yatırım yaptıklarını gördük. Bu gelişim genellikle şirket yöneticilerin ekonomiye pozitif baktığını gösterir.

Her ne kadar İsviçre Frangı diğer para birimlerine karşı değer kazanmış olsa da, yurtiçindeki tüketici halen güçlü ve ekonomiyi desteklemektedir.

Bu gelişme tüm yıl için tutar mi ya da İsviçre üçüncü çeyrekte yine bir soğuma görür mü diye tahmin etmek zor olacak. Unutmayalım ki, SECO’nun son yaptığı bir araştırmaya göre, İsviçreli tüketiciler, ekonomik gelişmeye pek de olumlu bakmıyorlar.

Bu rakam son ayların en düşük rakamıydı. İsviçre’deki gıdaları Almanya ile karşılaştırırsak eğer, İsviçre’deki gıdaların çoğunun, yüzde 30-40  oranında daha palı olduğunu görüyoruz.

Son aylarda küresel ticaret, Çin Cumhuriyeti’nin ekonomiye etkisi ve dünyadaki politik sorunlarla birlikte yeniden soğumaya başladı. Bu soğuma, kesinlikle şirketlerin ve İsviçre ticaretinin aleyhine olacaktır. İsviçreli şirketlerin çoğu, son aylarda CHF paslaşmasıyla birlikte, yüzde 4.5 oranında fiyatlarını düşürmek zorunda kaldı. ”Bu fiyat indirmeleri uzun vadeli tutulabilir mi?” gibi bir soru işareti hep olacaktır.

Son olarak, küresel piyasaların son haftalarda büyük dalgalanmalar gördüğünü belirtmek isterim. SMI, İsviçre’nin önde gelen ve en büyük 20 şirketini taşıyan endeks, bu dalgalanmadan kaçamadı. Bu tür dalgalanmalar ne şirket yöneticiler için ne de tüketici içinde fazla cesaret vermemektedir.

Güçlü şirketlere ve tüketiciye güvenerek, üçüncü çeyreğin olumlu kapanacağı umudunu taşıyorum.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı