Diziİsviçreisviçre

İsviçre’de 15 Mayıs referandumları

İsviçre vatandaşları 15 Mayıs 2022 tarihinde, Lex Netflix, Organ Nakli Yasası ve Frontex isimli konular hakkında oylamalar yapacaklar. Bu oylamalarla ilgili detaylar, konu başlıklarına göre şöyle;

Frontex

Avrupa Sınır ve Sahil Güvenliği’ne (Frontex) ilişkin AB yönetmeliğinin kabulü

Oylama sorusu:

Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Yönetmeliği’nin kabul edilmesi ve yönetmeliklerin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin 1 Ekim 2021 tarihli Federal Kararnameyi kabul ediyor musunuz?

Federal Meclis Sonbahar oturumunda AB sınır ve sahil koruma birimi Frontex’e olan maddi katkıyı, 61 milyon frank ile üç katına çıkarmış, buna ek olarak, İsviçre‘nin gelecekte Frontex’e daha fazla sınır muhafızı konumladırmasına karar vermişti.

Düzenlemeye tepki gösteren Göçmen Dayanışma Ağı (MSN) tasarı karşıtı bir referandum için imza toplamaya başlamıştı. Aralarında Yeşiller ve SP’nin de bulunduğı 70 organizasyon tarafından desteklenen Frontex karşıtı referandumu için 54 bin 377 geçerli imza toplanmıştı.

Frontex’in İsviçre ile bağlantısı

Schengen üyesi olan İsviçre, 2009’dan bu yana Frontex’i finansal olarak destekliyor. Federal Parlamento, 2027 yılına kadar yıllık 61 milyon franklık bir bütçeyi onayladı.

Frontex’in toplam bütçesinin yaklaşık %5’ini oluşturan bu destek, İsviçre’nin AB’nin şiddet içeren mülteci politikalarına önemli bir katkıda bulunduğu anlamına geliyor.

AB üyesi olmayan İsviçre‘nin, Frontex düzenlemeleri ile ilgili oy hakkı bulunmuyor.

Referandumun gündeme gelişi

Schengen güvenlik ağının bir parçası olan İsviçre, Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı (Frontex) dahilinde, Schengen sınırlarını kontrol etmede Schengen ülkelerini destekliyor ve on yılı aşkın bir süredir Frontex ile birlikte çalışıyor.

Frontex, 2019’un sonundan bu yana AB’de genişletildi. Federal Hükümet ve Meclis, İsviçre’nin bu reformda üzerine düşeni yapmaya karar verdi ve buna ilişkin karşıt bir referandum gündeme getirdi.

Genişletme ile Frontex’e daha fazla para ve personel aktarılacak. Bu kapsamda Frontex’in, ülkeyi terk etmek zorunda kalan kişilerin geri gönderilmesinde de yeni görevleri olacak.

Düzenlemeye karşı çıkanlar, İsviçre’nin Frontex’e mali destek sağlayarak, Frontex tarafından yapılan insan hakları ihlallerinin sorumluluğunu paylaşacağını savunuyorlar.

Federal Hükümet ile Federal Meclis ne diyor?

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in bu oylama için tavsiyeleri “Evet” yönünde.

Federal Hükümet’e göre, AB sınır koruma ajansı Frontex’in güçlendirilmesi, İsviçre’de güvenlik ve özgürlüğü de garanti ediyor. Bunları reddeden herkes, İsviçre’nin Schengen-Dublin sisteminden düşmesine neden olabilir. Bu işe, suç önleme ve sığınma sistemi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir.

Federal Hükümet ile Federal Meclis Frontex’in, Schengen dış sınırlarının kontrol edilmesi ve Schengen bölgesindeki güvenliğin sağlanması açısından önemli olduğunu dillendiriyorlar ve bunun İsviçre’nin çıkarına olduğunu vurguluyorlar.

Federal Hükümet, halkın düzenlemeyi kabul etmemesi durumunda, İsviçre’nin Schengen ve Dublin devletleriyle olan işbirliğinin de otomatik olarak sona ereceğini ve Schengen/Dublin’den dışlanma riskiyle karşı karşıya kalacağını dillendiriyor.

Karşıtlar ne diyor?

Sol örgütler, partiler ve kiliselerden oluşan geniş tabanlı bir referandum komitesi için Frontex, Avrupa’nın dış sınırlarında şiddet, sefalet ve ölümün sorumluluğunu paylaşmak anlamına geliyor. Komite, mültecileri koruma konusunda ciddi olan herkesin Frontex’in genişlemesini durdurması için çaba göstermesi gerektiğini vurguluyor.

İsviçre tarafından sisteme aktarılacak olan ek paranın, Avrupa’nın sınırlarını daha da kapatacağından ve Avrupa’da zorunlu sınır dışı edilmeler için özel uçuşların hızlandırılacağından korkuluyor.

Referandum komitesinin talepleri

Schengen bölgesi sınırlarında mültecilerin insan haklarının büyük ölçüde göz ardı edildiğini ve bundan kısmen Frontex’in sorumlu olduğunu dillendiren komite, Schengen bölgesi sınırlarında mültecilere yönelik ciddi insan hakları ihlalleri yaşandığını vurguluyor.

İnsanca bir yaşam arayışında olan on binlerce kişinin AB’nin kontrolonde olan denizlerde boğulduğu, donarak öldüğü, yaralandığı ya da hastalıklara yenik düştüğü, bunun temel sorumlusunun ise Frontex olduğu dillendiriliyor.

Frontex nedir?

Avrupa Birliği’nin sınır koruma kurumu olan Frontex 2005 yılında kuruldu. O zaman 6 milyon euro olan Frontex bütçesi 2021-2027 dönemi için %7000 oranında arttı ve 11 milyar euoraya yükseldi.

Frontex görev gücü dahilinde, 2027 yılına kadar 10 bin sınır koruma muhafızı konumlandırılacak ve daimi bir ordu haline getirilecek.

Frontex’in ana faaliyetleri şöyle;

  • Göçmenlerin geri dönüşünü sağlamak
  • Avrupa Birliği genelinde sınır dışı edilmelerin planlanmasını ve uygulanmasını yapmak
  • Yerel sınır korumalarını arttırmak ve koruma dahilinde görevlilere önemli teknik bilgilerle donatmak
  • Sınır kontrollerini güçlendirmek, operasyonlarını genişletmek ve kaynakları artırmak

AB sınırları dışında da aktif

Frontex bu faaliyetleri gerçekleştirmek için yalnızca AB’nin dış sınırlarında ve Avrupa ülkeleri içinde değil, aynı zamanda üçüncü ülkelerde de konuşlandırılacak.

AB dışında 20’den fazla ülke ile aktif olarak çalışan Frontex, örneğin, göçmen teknelerini durduran ve göçmenlerin aşırı şiddetli koşullar altında tutulduğu Libya’ya zorla gönderen Libya Sahil Güvenliği ile işbirliği yapıyor.

Frontex ile, Akdeniz’de hava gözetiminin genişletilmesi aktif olarak desteklenirken, aynı zamanda kurtarma operasyonları istikrarlı bir şekilde azaltılıyor.

Frontex’in faaliyetleri, Avrupa‘da ırkçılığı teşvik eden bir tehdit olarak nitelendiriliyor.

AB’nin mülteci karşıtı politikaları, 1993’ten bu yana, bildirilmeyen vakaların sayısı da dahil olmak üzere 44 bin‘den fazla ölüme neden oldu.

 Lex Netflix (Film Yasası)

Oylama sorusu;

 1 Ekim 2021 tarihli Film Yapımcılığı ve Film Kültürü Federal Yasası’nda yapılan değişikliği kabul ediyor musunuz?

Film Yasası‘nda yapılması planlanan değişikliğe karşı yapılan Lex Netflix isimli referandum için 51 bin 972 geçerli imza toplandı.

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in gündeme getirdiği yasal değişiklik, Netflix, Amazon ve Disney gibi yayın hizmetlerinin, İsviçre’de üretilen satışlarının %4’ünün İsviçre film yapımcılığına aktarılmasını şart koşuyor. Bu sayede yerel film yapımına önemli bir katkı sağlanmış olacak.

Federal Meclis, Film Yasası ile ilgili bu revizyonu 2021 sonbahar oturumunda onaylamıştı.  Buna göre, gelecekte İsviçre’de gösterilecek olan tüm filmlerin % 30’unun Avrupa yapımlarından oluşması gerekiyor.

 30 milyon franklık ek gelir

Kültürden sorumlu Federal Bakan Alain Berset, Meclis’te yasa tasarısını tartışırken, Federal Hükümet’in İsviçre filmleri için, yılda 18 milyon franklık ek bir gelir beklediğini söylemişti. Tahminlere göre bu ek gelir 30 milyon franka kadar da çıkabilir.

Federal Hükümet ile Federal Meclis ne diyor?

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in tavsiyesi bu oylama için “Evet“ denilmesi yönünde.

Karşıtlar ne diyor?

Düzenlemeye karşı çıkanlar Hükümet’in tasarısını, liberal olmayan ve düzenleyici politika açısından başarısızlık olarak niteliyor ve eleştiriyorlar. Buna göre Hükümet’in düzenlemelerinde yüksek abonelik fiyatları riski bulunurken, tüketicilerin ne izleyeceklerine de müdahale edilecek. Ayrıca yasal değişiklik ile, yayın hizmetlerinin %30’unun Avrupa filmlerini göstermeye zorlanması adil değil.

Organ Nakli Yasası

Oylama sorusu;

1 Ekim 2021’de Organ, Doku ve Hücre Nakli Federal Yasası’nda (Nakil Yasası) yapılan değişikliği kabul ediyor musunuz?

Organ Nakli Yasası’na karşı yapılacak olan referandum için 55 bin 357 geçerli imza toplandı.

Federal Hükümet’in değiştirmek istediği Organ Nakli Yasası, “Organ bağışını teşvik edin – hayat kurtarın” isimli girişime karşıt bir öneri olarak sunuluyor.

2017 yılında gündeme gelen bu inisiyatif, İsviçre Ulusal Organ Bağışı Derneği ile Transplantation Swisstransplant tarafından destekleniyor. İnisiyatifin arkasında, dünya çapında 18-40 yaş arası 200 binden fazla üyesi olan Jeune Chambre Internationale (JCI) da bulunuyor.

Güncel verilere göre, son beş yılda İsviçre’de yılda ortalama 450 kişi, ölen bir kişiden bir veya daha fazla organ aldı. İsviçre’de organlara duyulan ihtiyaç bu sayıdan çok daha fazla.

Günümüzde bir organ nakli, ölen kişinin bu bağışa ölmeden önce onay vermesi durumunda mümkün olabiliyor. Ancak kişinin bu yönlü bir onayı yoksa, organın bağışına bu kez de kişinin akrabaları karar veriyor. Akrabalar ise çoğu durumda organ bağışına karşı çıkıyorlar.

Organ bağışını yeniden düzenlemek isteyen Federal Hükümet ile Federal Meclis, gündeme gelen yeni düzenleme ile organ bekleyen hastaların organ alma şanslarını artırmayı hedefliyor.

Yeni düzenlemeye göre, organlarını bağışlamak istemeyenlerin ölmeden önce bunu belirtmeleri gerekiyor.  Herhangi bir kişinin itiraz etmemesi durumunda, kişinin organlarını bağışlamak istediği varsayılacak. Ancak ölen kişinin yakınları, ilgili kişinin aleyhte karar vereceğini öğrenir veya şüphelenirlerse bu organ bağışını reddedebilirler. Herhangi bir akrabaya ulaşılamaması durumunda da, ölen kişinin organı alınamayacak.

Federal Hükümet ile Federal Meclis ne diyor?

Öldükten sonra organ bağışında bulunmak istemeyenlerin bunu ölmeden önce açıkça belirtmeleri gerektiğini savunan Federal Hükümet ile Federal Meclis’in bu oylama için tavsiyesi “Evet“ denilmesi yönünde.

Ölümden sonra organlarını bağışlayabilen ve bağışlamak isteyenlerin organlarının nakledilmesini önemli gören Federal Hükümet ile Federal Meclis, organ bağışı ile daha fazla hayat kurtarılabileceğini vurguluyor.

Karşıtlar ne diyor?

“Organ bağışını teşvik edin – hayat kurtarın” isimli girişim komitesine göre, kişilerin iradesi dışında organlarının alınması kabul edilemez. Bu sayede, kişinin kendi kaderini tayin hakkı ile fiziksel bütünlük hakkı ihlal ediliyor.

Yeni düzenleme, organ nakli ile ilgili kararlara kişinin akrabaların dahil edilmesini sağlarken, onları kısmi olarak zor durumda da bırakıyor.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı