İşkence Uzmanları İsviçre’deydi!

721

Derya Özgül, LL.M.

Hukukçu

d.ozgul@adconsultancy.ch

 

 

 

 

Altı kişilik UNO (Birleşmiş Milletler) uzman ekibi İsviçre’deki bazı cezaevlerini ve mülteci kamplarını ziyaret etti. 27 Ocak – 7 Şubat tarihleri arasında bazı cezaevlerindeki tutuklu, hükümlü ve cezaevi yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştiren UNO’ya bağlı işkence uzmanları, buna ek olarak kimi iltica kampları ile geri gönderme kamplarını da denetledi. Buralarda yapılan görüşmeler, sadece tercümanın olduğu, üçüncü şahısların olmadığı ortamlarda gerçekleştirildi. UNO uzmanları, İsviçre’nin işkence, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamelelerini önlemek ve bu uygulamaları cezalandırmak için alınan önlemleri inceledi. Kamuoyuna yansıyan haberlere rağmen, bu ekibin görevlerine dair detaylar hala belirsizliğini koruyor.

İsimleri ve kökenleri bilinen bu delege üyeleri; Mauritius Adası, Togo, Kıbrıs, Fas ve Moritanya gibi insan hakları endeksleri listesinde çok da yüksek sırada olmayan ülkelerin vatandaşları. UNO temsilcileri, uzmanlarla ilgili yaptıkları açıklamalarda uzmanların kendi devletlerini temsil etmediklerini, sadece nitelikleri nedeniyle UNO için aktif çalışmalar yürüttüklerini belirttiler.

Federal Adalet Bakanlığı bu ekibin, sadece İsviçre’ye gelmesi ile ilgili bir bilgiye sahip olduğunu açıklarken, ekiple iletişim kurma çabasından bir sonuç alamadı.

Ziyaretin dayanağı; İşkenceye Karşı Gönüllü Ek Protokolü

isvicre haberleri, isvicre gündemi, www.haberpodium.ch

Aslında bu ziyaretin hukuki dayanağı, İsviçre’nin 2009 yılında onayladığı İşkenceye Karşı Gönüllü Ek Protokolü’ne uzanıyor. Bu protokolün onaylanması ve uygulanması ile birlikte, işkenceye karşı küresel mücadele dayanışması yapıldığı garantisi veriliyor. İmzalanan bu protokole göre, UNO uzmanlarının gözaltı ve cezaevi merkezlerini, izin almaksızın ziyaret edebilirler.

UNO’ya bağlı işkence uzmanları, şimdiye kadar 88 üye ülkenin 70’ini ziyaret etti. İsviçre cephesinden bu görevi, 2010 yılından bu yana Ulusal İşkenceyi Önleme Komisyonu (NKVF) yürütüyor ve ara ara tespitler yapıp önerilerde bulunuyor.

İnsan hakları ihlallerinde ciddi artışlar var

Isvicre haberleri, isvicre gündemi, www.haberpodium.ch

Son dönemlerde İsviçre ile ilgili insan hakları ihlalleri söylemlerinde ciddi artışlar görüldü. Geçen yıl, geri gönderme merkezlerinin cezaevi yapılanmalarına çok fazla benzediği şikayeti yapılırken, geçtiğimiz ay ise; iltica kamplarında yaşayan insan ticareti mağdurlarının ve diğer savunmasız kişilerin tespitlerinin daha iyi yapılması önerisi gündeme gelmişti.

Mülteci kamplarındaki kötü koşullar ile buralarda yaşayan insanlara yapılan kötü muamele ya da ilgisizlik de birçok kişi tarafından dillendirilen konuların başında geliyor. Öte yandan gözaltına alınan bireyler psikolojik baskı görürlerken, yasal haklarından mahrum bırakılıp avukatları ile bile görüştürülmüyorlar. İsviçre’nin birçok kantonunda mültecilere çalışma izni verilmiyor. Kötü koşullarda barındırılan bu insanlar, açlık sınırın da altında bir bütçe ile yaşamak zorunda bırakılıyorlar.

Bütün bunların yanı sıra, akıllara son dönemlerde yaşanan birçok vaka da geliyor; 2010 yılında, Zürich Hava alanında polis şiddeti sonrasında ölümle sonuçlanan zorla yurtdışı edilme vakası, geçen yıl St. Gallen’de ve Basel’de yaşayan iki mültecinin intiharları, 2013’de Luzern polisi tarafından yapılan 20’den fazla şiddet vakası akıllarda kalan örneklerden bazıları.

Bunlar basına yansıyanlar. Açıklanmayan ya da basına yansımayan birçok vaka da bulunuyor.

Nilz Melzer tedirgin

isvicre haberleri, isvicre gündemi, www.haberpodium.ch

Uluslararası Hukuk Profesörü ve UNO İşkence Özel Raportörü, İsviçreli Nilz Melzer’i özellikle de gözaltı merkezleritedirgin ediyor.

Melzer, bazı gözaltı uygulamalarının güvenlik, çatışma veya kaçma gerekçelerini aştığını, buraların tutukluların işlemedikleri bir suçu zorla itiraf etmeleri için kullandığını belirtiyor.

Teorik olarak böyle bir gözaltı uygulaması süreci İsviçre’de pek görünmese de, pratikte uygulama devam ediyor. Melzer: “Bu uygulamalar işkence yasağının açıkça ihlalidir ve bunlara derhal son verilmelidir“ diyor.  Uygulama kaba şiddet içermiyor, ancak psikolojik işkence boyutu oldukça yaygın. Melzer buna ilişkin olarak ise: “İsviçre dünya çapında işkenceye karşı mücadelede çok ileride. Bu yapılanlar adil değil.“ diyor.

Federal Adalet Bakanlığı ile Adalet ve Polis Direktörlüğü yapılan bu suçlamalara karşı kendilerini savunmak istemiyorlar.

6 ay sonra “Gizli rapor“ geliyor

UNO delegesi 7 Şubat tarihinde İsviçre’den ayrıldı. Basın açıklaması yapmayan delege, gözlemlerini temsilcilere bildirip, 6 ay içinde de hazırladığı gizli bir raporu Federal Hükümet’e sunacak.

Hükümet’in daha sonra bu gizli raporu yayınlayıp yayınlamayacağı henüz bilinmiyor. Ancak bizler, insan hakları konusunda özenli olan Federal Hükümet’in bu raporu en kısa sürede yayınlamasını bekliyoruz. Umarız bu vesile ile İsviçre’deki hak ihlalleri azalır.

 

Not: İsviçre’de, hukuki konularda danışmanlık hizmetinden faydalanmak isteyenler yukardaki mail adresimden bana ulaşabilirler. Ayrıca Türkiye ile ilgili, tanıma/tenfiz davaları, tapu dava işlemleri, tebligat, vekâlet işlemi vs. türünden herhangi bir hukuki süreç içerisine giren ya da Türkiye’de hukuki takip yaptırmak isteyen okuyucularımız da iletişime geçebilirler.