GUT HASTALIĞINDA BESLENME

199

Berna Danacı

Diyetisyen

dytbernadanaci@gmail.com

 

 

 

 

Gut hastalığı tarihten bugüne pek çok farklı isimle anılmıştır. Kralların hastalığı, damla hastalığı, nikris bu isimlerin bazılarıdır. Gut hastalığı, pürin metabolizması sonucu ortaya çıkan ürik asidin fazlalığı ile ortaya çıkan romatizmal bir hastalıktır.

Ürik asit, pürin içeriği yüksek beslenme, ürik asit atımının az olması, üretim fazlalılığı gibi nedenlerle vücutta artar. Fazla Ürik asit, eklemlerle kristalleşerek birikir ve şiddetli ağrılarla atak meydana gelir. İlk atak genellikle ayak baş parmağında ve gece olur. Eklemlerde ağrı, kızarıklık, belirgin şişlik ile gelişen, aniden başlayan şiddetli ağrılarla karakterize bir hastalıktır. İyi tedavi edilmezse eklemlerde kalıcı hasara neden olabilir.

www.haberpodium.ch

Bu daha çok erkeklerde görülen bir hastalıktır. 40 yaşından sonra erkeklerde tehdit oluşturur. Kadınlarda ise daha az sıklıkla, menopoz sonrası görülür.

Gut hastalığı obezite, böbrek rahatsızlıkları, hipertansiyon, hipotiroidi, alkol ve pürin içerikli besinlerin fazla alımı, açlık diyetleri, ani ve aşırı kilo kayıpları, diyabet, asidoz, ağır ve ani hastalık geçirme, stres gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Gut;metabolik sendrom ve pek çok kronik hastalıkla ilişkilidir. Doğru tanı sonrası ilaç tedavisi ve tıbbi beslenme tedavisi elzemdir.

Gut hastalığında tıbbi beslenme tedavisi, bireyin yaşam kalitesi ve tedavisinin seyri için oldukça önem taşır.

www.haberpodium.ch

  • Öncelikle pürin içerikli besinler sınırlandırılmalıdır.

(sakatat, deniz ürünleri, kırmızı et, balık, kümes hayvanları)( Bezelye, kuşkonmaz, mantar, fasulye, mayalı besinler, mantar, karnabahar, ıspanak)

  • Aşırı alkol alımı kesinlikle engellenmelidir. Özellikle bira ve sert içkiler kullanılmamalıdır.
  • Diyetin makrobesin öğeleri bir beslenme uzmanı tarafından ayarlanmalıdır.
  • Karbonhidratı dengeli olmalı; kepekli, çavdarlı, ekmekler tercih edilmemelidir!
  • Yağ, böbreklerden ürik asit atımını azalttığı için biraz sınırlandırılmalıdır.
  • Protein ise mutlaka iyi ayarlanmalı, az yağlı süt ve süt ürünleri, haşlama yumurta, peynir gibi kaynaklar kullanılmalıdır.
  • Doymuş yağdan fakir beslenilmeli, kızarmış yağlı besinler enflamasyonu arttırdığı için asla tercih edilmemelidir.
  • Sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır. Böylece idrar alkali yapılmış olur.
  • Çilek, böğürtlen, yaban mersini, kiraz, vişne gibi antioksidan, meyveler kandaki ürik asit seviyesini düşürmede etkilidir.
  • Meyve suyu ve yüksek früktoz içeriğine sahip besinler ürik asidi yükseltebilir bu nedenle tercih edilmemelidir.
  • Her gün kg başına 30-35 ml su içilmelidir.
  • Çay kahve gibi içecekler ürik asit artışını etkilemediği için tüketiminde sakınca yoktur.
  • C vitamini içeriği yüksek besinler bolca tüketilmelidir. Çünkü C vitamini ürik asit seviyesini düşürmeye yardımcı olur, ürik asit boşaltımını destekler.
  • Fazla kilo da ürik asit seviyesini arttırır ve atakları şiddetlendirir. Dengeli bir diyetle kilo yönetimi sağlanmalıdır.
  • Çok düşük kalorili, şok diyetler uygulanmamalıdır. Aşırı düşük kalorili diyetler kas yani protein yıkımına neden olacağı için kandaki ürik asit seviyesini arttırır.