Göçmenlerin Sosyal Yardım Hakları Kısıtlanmak İsteniyor

450

Derya Özgül, LL.M.

Hukukçu

d.ozgul@adconsultancy.ch

 

 

 

“Sosyal yardım, muhtaç kişileri ekonomik ve  kişisel bağımsızlıklarını sağlamaları için teşvik etmeyi amaçlar. Sosyal yardım kamu sektörü tarafından sağlanırken, bireysel koşullar ile ölçülür.”

2016 yılında 240 bin kişi sosyal yardım alırken, yardım alanların %56’si göçmenlerden oluşuyordu.

İsviçre’deki sağ partiler, göçmenlerin sosyal yardım almalarından bir hayli rahatsızlar. Liberal ve sağ partiler bu durumu kabul etmeyip, üç yıl önce Federal Hükümet’ten, göçmenlere yapılan sosyal yardımların ülkeye giriş yaptıkları ilk 3 ile 5 yıl arasında verilmemesini talep ettiler. Senato Meclisi bu talebi, Anayasa’ya aykırı olduğu için kabul etmezken, Federal Hükümet’ten, göçmenlere verilen sosyal yardımların kısıtlama olanaklarının araştırılmasını talep etti. Bunun üzerine, uzman bir grup 20 ayrı önlem seçeneğini incelemeye başladı.

Bahsi geçen bu 20 ayrı önlem maddesi açıklandı. Bu önlemlerden bazıları İsviçre vatandaşlarını da etkilerken, aile birleşimine yönelik yapılacak olan kısıtlamaları da tartışmaya açtı.

Sunulan önlem maddelerinde Federal Hükümet’in seçeneklerinin sınırlı olduğu görülürken, yetkinin kantonlarda olduğu ortaya kondu.

Ayrıca göçmen kategorilerinden kaynaklı olarak, her göçmene aynı muamele yapılamazken yasal dayanakların farklılıklar gösterdiği anlaşıldı. Örneğin, mülteci, üçüncü ülke vatandaşı, AB vatandaşı, İsviçre vatandaşı eşi vs. gibi etkenlerden kaynaklı olarak, bütçe ve yasal dayanaklar farkı büyük olabiliyor.

Hedefte 59 bin kişi var

isvicre haberleri, www.haberpodium.ch

İsviçre’de yaklaşık 100 bin civarında tanınmış mülteci sosyal yardım alıyor. Mülteciler Uluslararası Mülteci Sözleşmesi’nin koruması altında oldukları için, sosyal yardım aldıkları gerekçesi ile yurtdışı edilemiyorlar. AB ülkesi vatandaşları da serbet dolaşım hakkından kaynaklı olarak yurtdışı edilemiyorlar. Geriye kalan üçüncü ülke vatandaşları, yani 59 bin kişi şu an orta ve sağ partilerin odak noktasındalar.

Hükümet’in raporuna göre; bir kişinin oturum alma sebebi, sosyal yardım alma riskine bağlıdır. Böylelikle İsviçre’ye çalışma nedeniyle gelenlerin sosyal yardım alma riskleri yok denebilecek kadar düşük.

Aile birleşimi nedeniyle gelenlerin riski ise ortalamanın üstünde.

Hatta rapor, bir İsviçre vatandaşının üçüncü ülke vatandaşı olan partnerini buraya getirmesi ile, sosyal yardım alma riskinin büyük olduğunu ortaya koyuyor.

Her kantonun kendine göre farklı düzenlemeleri mevcut

isvicre gündemi, isvicre gündem, pusula isvicre, post gazetesi isvicre, isvicre haberleri, isvicre, www.haberpodium.ch

Hükümet oturum hakkını sınırlandırabilirken, sosyal yardım alanların oturum alma veya oturumlarını uzatma koşullarını daha da sıkılaştırabilir ya da iptal edebilir. Şu anki uygulamaya göre, kantonlar ikamet iznini, yani oturumu uzatmayabilir ya da C oturum hakkını B’ye düşürebilir, hatta tamamını iptal edebilirler zaten.  Ancak tüm ülke geneli için geçerli olan genel bir uygulama yok henüz. Bununla ilgili olarak her kantonun kendine göre farklı düzenlemeleri mevcut.

Genel olarak Doğu İsviçre kantonlarının göçmen daireleri, B oturumlu göçmenlerde 25 bin, C oturumlu göçmenlerde ise 80 bin frank sınırını geçince kontrol uygulamalarına başlıyorlar. Diğer kantonlarda bu rakamlar farklılık gösterebiliyor.

Ayrıca Federal Hükümet entegrasyon anlaşmalarını ve vatandaşlık haklarını sıkılaştırabilir. Buna bir örnek olarak, 16 yaşın altındaki göçmen çocukları, ebeveynleri sosyal yardım aldıkları sürece, vatandaşlığa geçememeleri verilebilir.

Sosyal yardım alan İsviçre vatandaşlarının haklarının kısıtlanması

Başka bir öneri ise, İsviçre vatandaşı olanların sosyal yardım aldıklarında aile birleşim haklarının sınırlandırılması. Bu durumda İsviçre vatandaşı olanlara, C kimliğine sahip olanların şartları geçerli oluyor. Ancak burada, uluslararası hukuk ile aile kurumunun korunması gerektiği kabul edilerek, İsviçre vatandaşlarının aile kurumlarının İsviçre dışında yaşamalarını talep etmeleri, sadece çok sınırlı gerekçelerle mümkündür.

SP: “Sorun göçmenleri entegre ederek çözülebilir.“

SP bu tür sınırlandırmaların sonunda İsviçrelilere kadar geldiğini belirtirken, bu tür şartların ve uzmanların sunduğu önlemlerin gereksiz olduğunu dillendiriyor. SP, ayrıca çözümün baskıcı önlemlerde değil de, göçmenleri entegre ederek çözüleceğini vurguluyor.

SVP ise çok büyük bir problemden bahsederken, sunulan önerilerin birşey değiştirmeyeceğini söylüyor. Öncelikli olarak göçmen dairelerinin oturum iptallerinde daha katı olmalarını talep eden SVP, mahkemelerin yetkilerini de sınırlandırmak istiyor.

İsviçreli bireylerin aile birleşim haklarının sınırlandırılmasını sorun olarak görmeyen SVP, buna ek olarak; mülteci statüsünde olan bireylerin, sosyal yardım aldıkları sürece aile birleşimi haklarından maruz bırakılmalarını talep ediyor.

www.haberpodium.ch

Tartışılan seçenekleri şöyle sıralayabiliriz;

1) İkametin ilk üç yılında sınırlı (İsviçre vatandaşları bütçelerinin çok daha altında) sosyal yardım,

2) B kimliği olan bireylerin sosyal yardım başvurularında, ilk üç yıl için sınırlı sosyal yardım,

3) Geçici oturum (insani F) sahiplilerin B oturumu almaları koşullarını daha fazla denetlemek,

4) Geçici oturum (insani F) sahiplilerin B oturum almaları koşullarını sıkılaştırmak,

5) Geçici oturum (insani F) sahiplilerin B aldıktan sonra yeniden sosyal yardım alımında oturumu iptal etmek

6) Geçici oturum (insani F) sahiplilerin B aldıktan sonra yeniden sosyal yardım alımında tekrar geçici oturum verip bütçeyi düşürmek,

7) Entegre ihtiyacı olan B oturumlular ile mecburi entegrasyon anlaşmaları yapmak,

8) B oturumluların oturum iptali için sabit gereksinim,

9) İsviçre vatandaşlarının aile birleşimi haklarını C kimliklilerin şartlarına getirmek,

10) C oturumluların oturum iptali için sabit gereksinim,

11) C kimliği iptali için “Uzun süreli ve kapsamlı bir sosyal yardım“ şartının kaldırılması, yani iptalin kolaylaştırılması,

12) C’den B’ye hak düşürme denetiminin mecbur olması,

13) Sosyal yardımın belirli bir seviyeyi geçmesi durumunda, Federal Göçmen Dairesi SEM’den yeniden oturum izni onayı gereksinimi,

14) 16 yaşından küçük çocukların, ebeveynleri sosyal yardım aldıklarında, vatandaş olamamaları,

15) Entegre ihtiyacı kişilere daha iyi bir “ülkeye ilk giriş“ bilgilendirmeleri yapılması,

16) Bazı kişilerin entegrasyon hedeflerini yoğunlaştırmak,

17) Belirli periyotlarla sosyal yardım alanların bilgilerinin Göçmenler Dairesi ile paylaşılması ve belirli bir ödenek sonrasında bu kişilerin uyarılması,

18) Belirli bir miktar sosyal yardım, (çocuk) nafaka borçlanması sonrası oturum denetimi,

19) Kişilerle ilgili bilgilerin bir sistemle birbirine bağlanmasını sistematik olarak değerlendirme,

20) Üçüncü ülke vatandaşlarının sosyal yardım alımını Zemis sistemine kaydetme.

Tartışmalar devam edecek

Mevcut olan Göçmenler Yasası, sosyal yardım alanların oturumlarını uzatmama ya da bu oturumları iptal etme düzenlemelerini içeriyor zaten. Özellikle 01.01.2019 tarihinde bu alanda çeşitli yaptırımlar yürürlüğe girmiş, koşullar sıklaştırılmıştı.

Federal Hükümet’in yetkisi sosyal yardım alanında sınırlı olduğu için, siyasi arenada daha çok göçmenler ve vatandaşlık yasaları üzerinden devam edecek olan tartışmalar bekleniyor.

Ayrıca entegrasyon anlaşmaları ile, belirli entegre süreçlerine muhtaç kişilerin sosyal yardım alma risklerinin düşürülmesine dair girişimler de olasılık dahilinde, Bu vesile ile birçok sistemde, “bilgi alış verişini kolaylaştırmak adına“ yeni bağlantı ağları kurulabilir.

 

 

Not: İsviçre’de, hukuki konularda danışmanlık hizmetinden faydalanmak isteyenler yukardaki mail adresimden bana ulaşabilirler. Ayrıca Türkiye ile ilgili, tanıma/tenfiz davaları, tapu dava işlemleri, tebligat, vekâlet işlemi vs. türünden herhangi bir hukuki süreç içerisine giren ya da Türkiye’de hukuki takip yaptırmak isteyen okuyucularımız da iletişime geçebilirler.