Göçmenlerden Polise İyi Not

128

Haşim Sancar

Yeşiller Partisi Bern Kanton Milletvekili

Pro Infirmis Bern şehri yöneticisi

sancars@bluewin.ch

 

 

 

Federal İstatistik Dairesi geçtiğimiz günlerde bir kamuoyu araştırmasının sonuçlarını yayınladı. Uluslararası alanda en çok güvenli olan ülkelerin sıralandığı bu araştırmada, İsviçre açısından oldukça ilginç sonuçlar ortaya çıktı.

Politik sisteme güvende İsviçre en önde

Uluslararası alanda en çok güvenli olan ülkeler sıralamasında 10 üzerinden 6,6 puan alan İsviçre en iyi nota sahip olurken, İsviçre’yi 6 puanla Finlandiya takip etti. En kötü notu ise 1,7 ile Portekiz aldı. İsviçre, hukuk sistemine olan güven konusunda 7, polise olan güven konusunda ise 7,4 puanlarla uluslararası alanda en çok güven notu alan ülke oldu.

İsviçre’de durum ne?

Güven konusu İsviçre içinde de enteresan farklılıklar gösteriyor. Yabancı statüsünde olan göçmenler ile birinci ve ikinci nesilden vatandaşlığa geçmiş olan göçmen kökenliler kurumlara, çoğunluğu oluşturan İsviçrelilerden daha fazla güven duyuyorlar.

Buna göre politika, hukuk sistemi ve polis kurumu, göçmen kökenlilerden iyi notlar almış oluyor. Örneğin göçmen kökenli olan 3 kişiden 2’si en iyi notu (8 ile 10 arası) polise verirken, İsviçreliler bu konuda daha çekimser kalıp, sadece %61’i polise en iyi notu veriyorlar.

www.haberpodium.chAraştırmada en büyük fark ise politik sisteme olan güvende kendisini gösteriyor; Göçmen kökenlilerin %47’i politikaya 8 ile 10 arasındaki en iyi notu verirlerken, İsviçrelilerin, sadece %37’i bu notu vererek politikaya karşı olan güvende oldukça cimri davranıyorlar.

Kurumlara güvende bu farklılıklar neden?

Trumpizm’in ve popülizmin yaygınlaştığı bir dönemde bu güven ve bu farklılıklar nerenden kaynaklanıyor? Göçmenlerin geldikleri ülkelerde demokrasilerin kıtlığından ve bundan dolayı da buradaki nispi uygulamalara olan teşekkür borcundan mı? Yoksa gerçekten göçmenlerin İsviçre’de gerek hukuk gerek polis gerekse de politik sistemle yaptığı iyi tecrübelerden mi kaynaklanıyor?

Bu konudaki değerlendirmeler birbiri ile ne yazık ki çakışmamakta. Neuchâtel Üniversitesi Göç Araştırmışları Bölümü’nde çalışmalar yürüten Didie Ruedin, son yıllarda nispi bir iyileşmenin olmasına karşın, haklı olarak bu istatistiki verilere karşı temkinli olunması gerektiği uyarısında bulunuyor. Göçmenler ve İsviçrelilerin heterojen guruplar olduklarını ve birbirleri ile karşılaştırılmayacaklarını belirten Ruedin, siyah tenli göçmenler sorulduğunda farklı bir sonucun çıkacağını iddia etmekte (Der Bund, 31.07.2018). Örneğin gezi rehberi Lonely Planet, internet sayfasından İsviçre’de polisin “racial profiling” ine (yabancı görünümünüzden dolayı polisin sizi kontrol etme tehlikesi) karşı uyarıda bulunuyor. İsviçre polisi ve İsviçre turizm branşı, Lonely Planet’in bu iddiasını reddedip protesto ediyorlar.

www.haberpodium.chİsviçre’de oturmuş bir hukuk sistemi bulunurken, insanlar politik düşüncelerinden dolayı takibe uğramıyorlar. Karşılaştığınız herhangi bir haksız bir uygulamaya veya karara karşı itiraz hakkınız bulunuyor. Ancak ülkede göçmenlere karşı ayırımcılığın varlığı da inkâr edilmeyecek bir gerçeklik. Göçmen toplumu heterojen bir toplum olmamasına karşın, yine de boynuzun kulağı geçmesinin nedenini ortaya koyabilmek zor.

Göçmenlerin yukarıda belirtildiği gibi, İsviçrelilerden daha memnun olmasını (şüphemin olmasına karşın) ben de canı gönülden isterim. Temennim, bu sonuçların gerçeğe yakın bir şekilde yansımış olmasıdır.

Not: Yukarda bahsettiğim araştırmada başka konular da yer alıyor. Birkaç örnek;

2016 yılında İsviçre’de sosyal yardım alanların oranı %3,3 iken, aynı eğitim ve yaş grupları karşılaştırıldığında, göçmen kökenlilerin ekonomik olarak daha kötü durumda oldukları ortaya konuluyor.

2018 yılında, İsviçre’de yaşayan16 yaşındaki gençlerin fakirlik oranı %7,6 iken, göçmenlerde bu rakam %8,5 ile daha da yüksek.

Sonuç olarak göçmenler, İsviçrelilerden üç kat daha fazla maddi sıkıntılar yaşıyorlar.

 

Prof. Markus Schefer, Birleşmiş Milletler Engelliler Hakları Komitesi’ne üye seçildi

  www.haberpodium.ch

Basel Üniversitesi’nde görevli olan Devlet ve Kamu Hukuku Profesörü Markus Schefer, 12 Haziran 2018’de New York’ta Birleşmiş Milletler Engelliler Hakları Komitesi’ne (UNO- Behindertenrechtsausschuss) seçildi.

Birleşmiş Milletler Engelliler Hakları Komitesi, İsviçre’nin 2014 yılında imza attığı, Engelliler Sözleşmesinin kurulu ve 18 kişiden oluşuyor. İsviçre, Prof. Schefer ile ilk kez bir insan hakları kurulunda yer almış oluyor.

Prof. Markus Schefer, mesleğinde tanınmış ve başarılı bir bilim adamı olmasının yanında, temel ve insan hakları konuları ve engellilere eşit haklar konusunda da büyük bir tecrübeye sahip bir isim. Federal Hükümet 9 Mayıs 2018 tarihinde Engelliler Politikasını güçlü kılma kararını almış ve Prof. Markus Schefer’in adı geçen kurula seçilmesini desteklemişti.

www.haberpodium.chBirleşmiş Milletler Engelliler Hakları Komitesi, Engelliler Sözleşmesi’nin geliştirilmesi, taraf devletlerin kendilerine sundukları raporları değerlendirme ve sözleşme konularının uygulamaya konulmasını kontrol ediyor. Markus Schefer’in böylesi bir önemli kurula seçilmesi gerek engelliler için gerekse de kurul için büyük bir şans anlamına geliyor.

Markus Schefer’i yeni görevinden dolayı kutluyor, hem meslek hayatında hem de bu önemli görevinde kendisine başarılar temenni ediyorum.

 

Pro Infirmis hizmetleri hakkında ayrıntılı bilgi ve bulunduğunuz yörenin büro adresi için: www.proinfirmis.ch

Bağışlar için: PC 30-13891-5