Göçden dolayı oluşan ayrılığın çocuklar üzerindeki etkileri ve psikolojik rahatsızlıkları

Dr. med. Fikret Zengin
Facharzt für Psychiatrie und Psychotherapi
info@praxiszengin.ch
Mesleki hayatımda erkeklerde çok değişik psikolojik rahatsızlıkların olduğunu tespit ettim. Çoğunlukla bu rahatsızlıkları bir yere koyamıyordum. Bir gün bir hastam sıkıntılarını şöyle dile getirdi: “Biz Almanya’nın öksüz çocuklarıyız. Çünkü bizim anne ve babalarımız hem var hem yok. Onlara ihtiyaç duyduğumuzda yoklar mesela. Ama biliyoruz ki onlar yaşıyorlar “.
Bu ifade beni konuya yaklaşmamda hassaslaştırdı ve bu hastalara yöneldim. Bu kapsamda 33 hasta ile görüşmeler yaptım. Bu araştırma Ekim 2009 tarihinde Almanya’nın Solingen şehrindeki muayenemde yapıldı.

3 ile 14 yaşlarında değişen bu çocukların babaları, Türkiye’den Almanya’ya çalışmak için göç etmişlerdi. Çocuklar babalarını yalnız izin esnasında görürlerken, babaları ile kısa süreli ilişkileri olmuş.
| Yaş grupları | Hasta sayısı |
| 3-5 | 15 |
| 6-10 | 12 |
| 11-14 | 6 |
| Toplam | 33 |
Tabela 1: Hastaların yaş gruplarına göre dağılımı (Babaları bu esnada Almanya’da).

Konuyla ilgili olarak bir başka araştırmayı 25-54 yaşları arasında olan hastalarımla yaptım. Bu araştırmada da 33 hasta ile görüştüm.
| Muayene esnasındaki yaş grupları | Hasta sayısı |
| 25-34 | 8 |
| 35-44 | 13 |
| 45-54 | 12 |
| Toplam | 33 |
Tabela 2: Hastaların muayene esnasında yaş gruplarına göre dağılımı
Bu hastalar genel olarak aşağıdaki şikayetleri dile getirdiler;
- Uyku bozukluğu (uymada zorluklar, sık sık uyanma durumları)
- Üzüntü ve depresif duygular
- Yorgunluk ve tükenmişlik
- İlgisizlik ve keyifsizlik
- Sevinç kaybı
- Umutsuzluk
- Karar vermede zorluklar
- Özgüven kaybı veya özgüven azalması
- Kendini değersiz hissetme
- Erken sinirlenme, kızgınlık ve öfke hali
- Düşük impuls kontrolü
- Hayır diyememe
- Konsantrasyon bozukluğu
- Unutkanlık ve hafıza bozuklukları
- Kafaya düşüncelerin çok takılması
- Çeşitli ağrılar
- Kötü rüyalar
- Sosyal izolasyon
- İnsanlara olan güvenin kaybolması.
Bu gruptaki hastalarla yapılan konuşmalarda şu kişilik özellikleri derinleştirildi;
- Gerginlik ve kaygı
- Aşağılık kompleksi
- Reddedilmede zorluklar yaşama
- Tanıma ve onay arayışlara girme
- Sosyal davranışlardan kaçınma
- Erken kırılma ve alınma
- Terk edilme ve kaybetme korkusu
- Kronik iç boşluk ve ümitsizlik
- Kendini iddia etmeme
- Eşlere bağımlılık
- Öz sorumlulukta azlık
- Kendine karşı nefret duygusu taşıma.
| Kişilik Bozuklukları Belirtileri | Hasta Sayısı | % |
| Gerginlik ve kaygı | 22 | 66,66 |
| Aşağılık kompleksi | 27 | 81,81 |
| Reddedilmede zorluklar yaşama | 28 | 84,84 |
| Tanıma ve onay arayışlarına girme | 24 | 72,72 |
| Sosyal davranışlardan kaçınma | 31 | 93,93 |
| Erken kırılma ve alınma | 32 | 96,96 |
| Terk edilme korkusu ve kaybetme korkusu | 21 | 63,63 |
| Eşlere bağımlılık | 27 | 81,81 |
| Öz sorumluluk azlığı | 23 | 69,69 |
| Kendine karşı nefret duygusu taşıma | 24 | 72,72 |
| Kendini iddia etmeme | 31 | 93,93 |
Tabela 3: Hastaların kişilik bozuklukları semptomlarına göre dağılımı.
| Diagnozlar (Teşhis edilen rahatsızlıklar, Tespit edilen psikolojik bozukluklar) | Hasta Sayısı | % |
| Depresif bozukluklar | 26 | 78,78 |
| Korku bozuklukları | 12 | 36,36 |
| Stres sonucu oluşan bozukluklar | 8 | 24,24 |
| Psikosomatik bozukluklar | 27 | 81,81 |
| Madde bağımlılığı bozuklukları | 18 | 54,54 |
| Kişilik bozuklukları | 33 | 100 |
Tabela 4: Hastaların hastalıklarına göre dağılımı.
| Kişilik Bozuklukları | Hasta Sayısı | % |
| Stabil olmayan kişilik bozuklukları | 5 | 15,5 |
| Kendine güvenmeyen kişilik bozukluğu | 8 | 24,4 |
| Bağımlı kişilik bozukluğu | 7 | 21,2 |
| Kombine kişilik bozukluğu | 10 | 30,3 |
| Narsist kişilik bozukluğu | 3 | 9,09 |
Tabela 5: Tespit edilen kişilik bozukluklarının dağılımı
Bu rahatsızlıkların psikodinamiği
Bu hastalar babalarını çok nadiren (kimi zaman 3-4 yıl içinde bir kez) görmüşler ve onlarla ilişkileri çok yüzeysel düzeyde kalmış. Bazıları ise sadece mektupla iletişim halinde olmuşlar. Süreç içinde de babalarını tanımaya başlarlarken, birçoğu babasına yabancı kaldı. Bu çocukların büyük kısmı küçük yaşlarda hem kendilerine hem de kardeşlerine karşı erken sorumluluk almak zorunda kaldı.
Babaların yokluğundan dolayı, çocuklarda babalarına karşı hüsran ve öfke duyguları oluşuyor. Babalarına olan ihtiyaç duyduğu zamanlarda çocuklarının yanlarında değillerdi babalar.

Çocuk olarak durumu anlayamazlarken, aynı zamanda babalarına karşı olan hüsran ve öfke duyguları gittikçe artıyor. Bu şartlar altında babalarıyla sağlıklı bir ilişki kuramayan çocukların gelişimleri de sağlıksız oluyor.
Bu kişilerde merkezde öz değer sorunu mevcuttur. Burada kişi zaman zaman kendine aşırı değer verirken kendisini büyük görür. Kimi zaman da kendini değersiz, yeteneksiz, bir şey yapamaz duygusuna kapılır. Stabil olmayan böylesi durumlar, temelde güvensiz, korkak, bağımlı ve narsist kişiliklerin ortaya çıkmasına vesile olurlarken, sonuçta kişilerde depresif bozukluklar gelişir.
Madde bağımlılığı

Bazı hastalar bağımlılık yapan maddeler alır. Kişi bu maddeleri iç dünyasında oluşan gerginlik ve sıkıntıları bastırmak için kullanır. Bu da kişiliklerinde oluşan dengesizlikleri dengeleştirmeye ve depresif oluşumları bastırmaya yöneliktir. Ayrıca bu kişiler iç dünyalarındaki sıkıntı ve gerginlikleri azaltmak ve başkalarından takdir-onay görmek için çok çalışırlar. Bu vesile ile, geçici olarak durumlarını kompense (stabil) ederler. Ancak iş kaybı, ölüm, terk edilme, ekonomik sıkıntı gibi olumsuz durumlarda; genellikle depresif reaksiyonlar, psikolojik ağrılar ve korkular kendilerini yeniden gösterir.
