İsviçreisviçreKültür-Sanat

Fatma Tahtalı Furrer

Yaklaşık 15 yıldır resim sanatıyla uğraşan ve 2013 yılından bu yana İsviçre`de yaşayan Fatma Tahtalı Furrer, Thurgau Kantonu’na bağlı Landschlacht’ta bulunan kendine ait atölyesinde çalışmalarına devam ediyor.

Muğla Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi bölümünden mezun olan Fatma Tahtalı Furrer, yüksek lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi Resim bölümünde yaptı. Yaklaşık 15 yıldır resim sanatıyla uğraşan ve 2013 yılından bu yana İsviçre`de yaşayan Fatma Tahtalı Furrer, Thurgau Kantonu’na bağlı Landschlacht’ta bulunan kendine ait atölyesinde çalışmalarına devam ediyor.

Eserlerinde daha çok doğasal renkleri yansıtan ve doğadan esinlenerek adeta yeni bir dünya yaratan sanatçı ile çalışmaları üzerine konuştuk;

Fatma Tahtalı Furrer

Eserlerinizde çok renklilik göze çarpıyor. Size ilham veren şey nedir?

Doğadan,kelebeklerden, kuşlardan, çiçeklerden, doğanın oluşturduğu kompozisyonlardan, renklerden, insanlardan, hatıralardan, ışıktan, çizgilerden, karmaşadan, nesne yığınlardan ilham alarak çalışıyorum. Resimlerimde insanları bir düş dünyasına götürüp, onlara bakarken herkesin farklı dünyalara dalabilmesini amaçlıyorum. Değerli sanatçı Edgar Degas`ın şu sözünde dediği gibi; “Sanat sizin gördüğünüz değil, başkalarının görmesini sağladığınız şeydir.”

Eserlerinizde genel olarak hangi ürünleri kullanıyorsunuz?

Resim yaparken elime geçen her şeyle çalışırım; yağlıboya, pastel, akrilik, mürekkep, karakalem, tebeşir… Elime o anda ne geçerse artık. O an hangi atmosfer gözümde canlandıysa onu vermek için bazen spontane, bazen kontrollü bir şekilde tuvali yıkarım. Benim için resim yapmak malzemeyle nefes almak gibi birşey. Her resimde sanatçının ruhunun yaşadığını düşünüyorum. An, zamandan, sanatçıdan “o an“ tuvalde ya da kağıtta can bulup ölümsüzleşiyor.

Etkilendiğiniz akımlar ya da sanatçılardan bahsedebilir misiniz?

Sanata dair her akımdan ve sanatçıdan esinlenen bir insanım. Her değerli sanatçı ve ürettiği eseri bizim gibi genç sanatçılar için birer ilham kaynağıdır aslında. Eğitim gördüğüm yıllarda saygı değer sanatçılarımızdan Mehmet Güleryüz, Devrim Erbil, Aliye Berger ile Egon Schiele, Käthe Kollwitz, Monet, Jackson Pollock, Anselm Kiefer, Van Gogh ve daha birçok sanatçının çalışmalarından etkilenerek kendime ait bir resim dili geliştirdim.

Kendinize ait olan resim dilinden bahsedebilir misiniz biraz? Tuvallerinizden boylar akıyor genelde. Bu size özgü teknik mi?

Boyaları akışkan formda kullanmayı seviyorum. Elde ettiğim etki ile sanki resimlerim hareket ediyorlar ve zaman içinde sanki bir akıcılıkları var. Bu bana özgü bir teknik. İzmir’deki eğitimim süresince geliştirdim bunu. Özel bir anlam ifade etmiyor, sadece benim kullandığım bir teknik.

Çalışmalarınız İsviçre’de de devam ediyor. Eserleriniz nasıl değerlendiriliyor burada?

Geçen sene Basel`de düzenlenen Arte Binningen Sanat Fuarı’nda birçok eserim beğeni topladı ve çoğu yeni bir sanatseverin evinde asılı şu anda. Sanırım bu bir sanatçı için çok özel ve gurur verici birşey. Eserinizi başka birinin görüp, sevgiyle bağlanması ve hayatında yer vermesi. İsviçre, yeni bir kültürle yeni bir yaşam tarzıyla, farklılıkları kucaklamasıyla eserlerime olgunluk ve ilham kazandırdı.

Eserlerinizi sergileme imkanınız oldu mu hiç?

Fatma Tahtalı Furrer

Şu ana kadar İsviçre dışında Almanya, İtalya, İngiltere gibi değişik ülkelerde de eserlerimi sergileme imkanı buldum. Şu aralar pandemiden dolayı bir durgunluk yaşıyoruz. 2020 yılı sanatçılar için hüzünlü bir yıl oldu. Sergilerin büyük bir kısmı iptal edildi, çoğu galeri ve müzeler kapalı kaldı. Ancak çalışmalarımı online sergileyerek sanat severlere ulaşmaya çalışıyorum. Umarım önümüzdeki yıl pandeminin oluşturduğu bu çıkmazdan kurtulur, eserlerimizi yeniden sanat sevenlerle buluşturabiliriz.

Dijital ortamlardaki sergileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Daha iyi olanaklar sunuyor denebilir mi?

Ne yazık ki dijital ortamda sanatçı ile sanatseverler yüz yüze sağlıklı bir diyaloğa giremiyorlar. Bence bizim gibi genç sanatçılar için, sergiler aracılığıyla sanatseverle bir araya gelmek çok önemli. Bu nedenle online sergi ve etkinliklerin, her ne kadar alternatif olsa da, hayatımızda kalıcı olacağını düşünmüyorum.

Neden?

Pandemi öncesinde de bazı müzeleri, galerileri, sergileri ve etkinlikleri online izleyebilme fırsatı buluyorduk. Son birkaç yıldır daha sanatçı odaklı dijital sergi ve satış platformları oluşturuldu. Bu dijital girişimler sayesinde bağımsız sanatçıların eserlerine rahatlıkla ulaşılabiliyor. Pandemiyle birlikte bu daha yaygınlaştı ve oldukça da gelişti. Sanal dünyada yaptığım iş, izleyicide kesinlikle aynı etkiyi bırakmayacaktır. Bana göre ancak yapıtla karşı karşıya gelen izleyici onunla gerçek bir ilişki kurabilir. Eserle yüz yüze gelmek, tüm duyularımızla onu algılamak onunla sonsuz ilişki kurabilmeyi sağlar. Bu nedenle sanat eseri ile fiziki karşılaşmanın büyüsü hep değerli olacaktır.

Fatma Tahtalı Furrer

Bundan sonraki süreçte hedefiniz nedir?

Şu anda Weinfelden`daki bir meslek okulunda bir yandan eğitimime sağlık alanında devam ediyor, diğer yandan da atölyemde eserlerimi üretiyorum. Bu okula başlamamın amacı, ilerde resimle ilgili bir terapi atölyesi açmak istemem.

Bu terapi atölyesi ile hedefiniz nedir peki? Biraz bundan bahsedebilir misiniz?

Nerdeyse 6 aydan fazladır 60 yaşın üzerindeki insanlarla çalışmaktayım. Daha önce çocuklarla ve çeşitli yaş grubunda olan yetişkinlerle uzun süre resim yaptım. Renklerle, çizgilerle, kalemle resim yapmak ya da bir müzik enstrümanı ile kendini ifade etmek oldukça rahatlatıcı bir yöntem; sanatın tüm alanları insanlar üzerinde inanılmaz bir pozitif etkiye sahip. Eğitimimi tamamladıktan sonra, insanlara profesyonel olarak yardımcı olacağıma ve onları daha iyi anlayabileceğime inanıyorum. Eğer bir insanın fiziksel ve ruhsal olarak nasıl hareket ettiğini bilmezsek onlara yardım edemeyiz. Küçük bir çocuğun eli fırçayı nasıl kavrarsa yaşlı bir insanın da öyle… Beynimizin unutmakta olduğu birçok şey resimle, çizgiyle canlı kalabilir. Sanatsal tekniklerle, insanların kendilerini anlatabilecekleri bir dil üzerinden bağlantı kurabilir, onları rahatlatabiliriz.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bugünlerde iyimser olmak için çaba harcıyorum. Ümidim; olabildiğince kısa sürede sergi, müze, konser, sinema, tiyatro salonlarında yine bir arada olabileceğimiz günlere dönebilmek.

Hayatımızdan etkileri pek silinemeyecek bir süreç geçirdik, hala da geçiriyoruz. Belirsizlikler her zaman vardı ama bu derece hayatımızın temelinde yer almıyordu. Ancak bu belirsizliğe ve gelecek kaygısına rağmen üretmeye ve sanatçı olarak var olmaya devam edeceğiz. Dünyada gelişen oluşan her güzel veya kötü şey sanatın da beslenme kaynağı olmuştur çünkü.

Sanata ve sanatçılara verdiğiniz değer ve bu söyleşi imkanı için size kalpten teşekkür ediyorum.

AYDIN YILDIRIM

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı