Demokrasi mi bir eğitim işidir, yoksa eğitim mi bir demokrasi işidir?

139

Fuat Köçer

Eğitimci

 

 

Demokrasi kavramı tarihsel süreç içinde toplumların gelişmişlik düzeyine göre farklı anlamlarda kullanılmış olsa da, bugün bu terimin değer yargıları hakkında hepimiz fikir sahibiyiz. Eski Yunanca’da «demos» (halk) ve «kratos» (egemenlik) kelimelerinin birleşimiyle oluşan ve «halkın egemenliği» anlamına gelen demokrasi, siyasi pencereden bakıldığında, azınlıkların coğunluk haline gelebildiği katılımcı yönetim şekli olarak tanımlanabilir.

Demokrasi kavramı bir eğitimci gözüyle analiz edildiğinde ise, bu terim yeterli olmayacaktır.  Ondokuzuncu yüzyılın ikincisi yarısı ile yirminci yüzyılın ilk yarısında yaşamış John Dewey isimli eğitim kuramcısı ve filozof, demokrasi ve eğitim ilişkisini şu şekilde özetlemektedir;

«Demokrasi bir yönetim biçiminden daha fazlasıdır. Bir yaşam biçimidir ve ortak tecrübelerin özgün bir biçimde bir araya getirilmesidir.»

John Dewey

Dewey`e göre toplumun merkezinde okul, okulda verilen eğitimin merkezinde de öğrenci olmalıdır. Bu düşüncenin amacı, bireyden topluma demokrasinin benimsenmesini sağlamak, bunun sonucu olarak da, toplumsal bütünlüğe ulaşmaktır.

Çocuklarımızın bugün Isviçre`de ya da Türkiye`de içerisinde bulunduğu eğitim sistemi ise, Dewey`in bu düşüncesinden çok uzaktır. Nitekim toplumların merkezinde okul yerine kapitalist düzen, okulların merkezinde`de öğrenci yerine iş dünyası bulunmaktadır. Bu teori şu şekilde özetlenebilir; Toplumdaki konumunuzu, eğitiminizden çok maddi kazancınız belirlemektedir. Günümüz insanında genel olarak, „eğitim para kazandırmıyorsa bir işe yaramaz“ fikri hakimdir. Okulların öğrenci yerine iş dünyası odaklı olduğu düsüncesi ise, müfredatlar incelendiğinde daha iyi anlaşılacaktır. Insanın yaratıcılığına katkı sağlayacak, ruhunu ve bedenini geliştirecek bilim dalları ikinci planda tutulmaktadır. İş dünyasının beklentileri doğrultusunda, Matematik, ya da yabancı dil gibi derslere ağırlık verilmektedir. Çünkü okullar, hayat`a hazır bireyler yetişitirmek yerine, iş dünyasına yeni elemanlar hazırlamak derdindedir. Yani çocuğunuzun mesleki bir eğitim için neye ihtiyacı var sorusundan yola çıkılır. Bunu belirleyen ise, çocuğunuzun iç dünyası ve gelişimindeki istek ve ihtiyaçlarından ziyade, iş dünyasıdır. Çünkü günümüz insanı, yaptığı iş ve bunun sonucunda sosyo-ekonomik konumuna göre değerlendirilmektedir. Çocuklarına iyi bir gelecek hedefleyen ebeveynler ise, bu baskıya boyun eğmek zorunda bırakılmaktadırlar.

Demokrasinin özünde benimsediği, „azınlıkların çoğunluk haline gelebildiği katılımcı yönetim şekli“, demoktatikleşmiş bir eğitim sistemine fikren aktarıldığında şöyle bir sonuç çıkmaktadır; „Demokratik eğitim, toplumda karşımıza çıkabilecek sorunlara bizi hazırlayan bir kurum haline gelmelidir.“

www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleriBu düşünceye bağlı olarak Dewey, okulların toplumun bir aynası olması ve toplumda her ne varsa okullarda da bulunmasıgerektiğini savunmaktadır. Bu fikre bağlı olarak derslikler „gerçek yaşamın“ araştırılmasında ve problemlerin çözümünde birer laboratuvar işlevi görmelidir. Bunun sonucunda ise, okul ortamı gerçek yaşamı yansıtacak ve ona ait problemlerin çözümü, okul sıralarında başlayan bir süreç olarak devam edecektir.

Peki bu şekilde bir eğitim sistemi  ütopya mı? Kesinlikle hayır!  1940 yılında Türkiye`de ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere açılan köy enstitüleri tam`da bu şekilde eğitim verecek öğretmenler yetiştirmeyi amaçlıyordu. Tüm Anadolu’nun öğretmensiz ve okulsuz olduğu bu dönemde,  köy enstitülerinde ilkokul mezunu zeki çocukların yetiştirildikten sonra yeniden köylerine giderek öğretmen olarak çalışmaları hedefleniyordu. Okuma-yazma oranının %5 bile olmadığı, halkın %80`inin köylerde yaşadığı bir toplum için dahice bir fikirdi.

www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri

Bu enstitülerde yetişen eğitimciler, okuma-yazmayı öğretmenin yanı sıra, köylü halka tarımsal alanda da bilgi kazandıracak, modern ve ilmi teknikleri öğretecekti.  Yani köylü halk, gerçekten ihtiyaç duydukları donanımla eğitiliyorlardı. Eğitim, salt kitaba ve deftere dayalı bir sistemden ibaret değildi. Köy enstitüsünün kendisine ait tarlaları, bağları, arı kovanları, besi hayvanları, atölyeleri vardı ve bu şekilde uygulamalı eğitimde verilebiliyordu. Bu şekilde köylünün zeki çocuğu hem bilimsel alanlarda, hem tarımsal konularda kendini yetiştirip, aynı şekilde kendi köylüsünü aydınlatıyordu. Okuma-yazma oranı artış gösteriyor, köylü halk bilinçli bir şekilde tarımla uğraşıyor, sonucunda ise refah düzeyi artıyordu.

www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri

Dewey`in öngördüğü demokratik eğitim birebir yaşanılıyordu. Çünkü köy enstitüleri ile toplumun merkezinde okul, okulda verilen eğitimin odağında da öğrenci kendine yer buluyordu. Bu biçimiyle bireyden topluma demokrasinin benimsenmesi sağlanıyor, bunun sonucunda da toplumsal bütünlük gerçekleşiyordu. Henüz sanayileşmemiş, halkın büyük bir bölümünün tarımla uğraştığı bir toplumu kalkındırmak ve demokratikleşme adına dahice bir fikirdi bu!

www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri1945 yılında Türkiye`yi ziyaret eden Dewey, köy enstitüleri hakkında şöyle fikir beyan etmiştir; „Benim düşlediğim okullar Türkiye`de köy enstitüleri olarak kurulmuştur. Tüm dünyanın bu okulları görüp eğitim sistemini, kurulan bu okulları göz önünde bulundurarak yeniden yapılandırması isabet olacaktır. “

Dewey`in bu sözlerinden bir yıl sonra, 1946 yılında, köy enstitüleri ABD`nin „Köy enstitüleri Sovyet sistemine benzer bir uygulama ve kapatılmalı“ baskısıyla son buldu. Yorum sizin!

„Yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar“ ın döngüsel sebep-sonuç mantığına dayalı fikri konumuz içinde ele albiliriz; „Demokrasi mi bir eğitim işidir, yoksa eğitim mi bir demokrasi işidir?“ Bu sual kesinlikle tartışmaya açık ama, ABD baskısıyla kapatılan köy enstitüleri ile birlikte demokratik eğitim adına çok şeyin kaybedildiği kesin!