Haşim Sancar

Bern Kantonu’nda kısıtlama paketinin soğuk sonbaharı ve sıcak tartışmaları

Haşim Sancar

Haşim Sancar

Yeşiller Partisi Bern Kanton Milletvekili

[email protected]

 

 

Daha önceki bir yazımda, önümüzdeki yıldan itibaren geçerli olmak üzere, Bern Kantonu’nun yeni bir kısıtlama paketi ile sosyal, sağlık, eğitim ve engelliler alanında büyük kısıtlamalara gideceğini belirtmiştim.

Bilindiği gibi şirketlere vergi indirimi öngören “Unternehmenssteuerreform III” bu yılın 12 Şubat’ında İsviçre genelinde açık bir farkla reddedilmişti (yüzde 60 civarında hayır). En çok hayır oyları ise yüzde 70 oranında Bern Kantonu’nda çıkmıştı. Bu sebepten olsa gerek, sunulan kısıtlama paketi beklenen düzeyde (250 milyon Frank) yüksek değil. Ancak sunulan 185 milyonluk kısıtlama paketi, yine de dokunduğu alanlarda büyük tahribatlar yaratmaya yetiyor ver artıyor bile.

Bern Kantonu’nun kısıtlama paketi soğuk bir sonbaharı birlikte getirirken sıcak tartışmalara da sahne oluyor.

Paket, sosyal yardım alanında 15-25 milyon franklık bir kısıtlama ile, insanların aldığı yardıma yüzde 30’a kadar kısıtlamalara gidilebilmeyi öngörüyor. Özellikle gençler ve göçmen kökenliler adeta günah geçişi olarak görülmekteler.

F oturumlu göçmenler altı ay içerisinde dil öğrenemediği zaman, daha az ve daha kötü beslenmeye mahkûm edilecekler. Temel ihtiyaçları karşılamak için ödenen meblanın yüzde on indirilmesi ile İsviçre’de yeni bir gelişmenin önünü açma girişi yapılmış bulunmakta. Bazı kantonlarda, SVP önderliğinde benzer girişimler için şimdiden yasa önerileri yapılmış durumda.

Engelliler alanında da kısıtlamalar

Kısıtlama paketi, engelliler alanına da dokunmakta ve açık yaraya tuz basma etkisi yapmakta. Engelliler alanı, son yıllarda beş kısıtlama paketi ile yeterince kan kaybına uğramış ve bıçak kemiğe dayanmış durumda.

Engelliler alanındaki kısıtlamalar o kadar dengesiz ki, kabullenilmesi mümkün değil. Engelliler toplumun yüzde birini oluştururlarken, kısıtlama paketindeki payları ise % 12. Engelliler alanındaki bu yükü, bakım evleri (Heimler), danışma kurumları vs. çekmek zorunda kalacak. Bu da bakım evlerinin masraflarını düşürmeleri için, yoğun bakıma ihtiyacı olan kişileri kabul etmemesi anlamına geliyor ki, buna çifte standart denilebilir.

Spitex alanında yapılan kısıtlamalar, kişinin masraflara katkıda bulunmasını artırılıyor. Bu nedenle, kantonun, ulaşımı kolay olmayan ve ücra köşelerde bakıma ihtiyacı olan insanlara (yaşlılar da dahil) yapılacak yardımın, daha da zor olması anlamına geliyor.

Kısıtlama paketi, kısıtlamayı öngören sosyal yardım yasası değişikliği ve 2018 bütçesi Kasım ayında yapılacak oturumda Parlamento’da ele alınacak. Kanton Parlamentosu’ndaki güçler dengesinden dolayı, gelen değişiklikleri ve kısıtlamaları çok fazla değiştirebileceğimiz kanısında değilim. Hükümetin hazırladığı değişiklikler şu anda komisyonlarda görüşülüyor. Ancak, gün yoktur ki bir kurumdan, tek tek kişilerden veya bu alanlarda çalışan tanıdık birinden biz Kanton Parlamenterleri ‘ne bir mail veya bir mektup gelmesin. Herkes kaygılı. Gelen yazılarda, kısıtlamaların birlikte getireceği olumsuz sonuçların ne tür yeni olumsuzlukları ve yeni masrafları da beraberine getireceği belirtilmekte.

Tepkiler

Öngörülen kısıtlamalara karşı tepki göstermeyi sokağa da taşımak amacı ile Kanton Parlamentosu’nun Eylül ayındaki oturumu sırasında,  Bern Münzerplatz’da üç bin kişilik bir katılımla, bir miting düzenlendi. Sağlık ve sosyal, meslek sendika ve kurumlarının organize ettiği bu mitingde konuşmacılar, bir taraftan protestolarını, diğer tarafta kısıtlamalarla sınırın çoktan geçildiğine vurgu yapıyorlardı.

Vergi adaletsizliği

Tüm bu kısıtlamalar şirketlere ve iyi gelirli kişilere vergi indiriminde bulunmak için başvurulan yollar. Bern Kantonu daha önceleri değişik yollarla iyi gelirli kişilerden alınan vergileri azalttı (örneğin el değiştiren evlerin tapu masraflarında alınan vergiler, taşıt vergileri gibi). Vergi, yeniden dağıtımı sağlayan bir sistemdir. Ancak, sağ ağırlıklı Bern Kantonu, bu yeniden gelir dağılımını aşağıdan yukarıya doğru yapma yolunu seçmiş bulunmakta. Bu da, vergi adaletsizliği ve sosyal adalete darbe vurma anlamına gelmekte ve direnmeyi meşrulaştırmakta. Önümüzdeki Mart ayında, Bern’de Kanton Parlamento seçimleri yapılacak. Bu sosyal adaletsizliğin, sağ ağırlıklı bu kantonda, seçimlere ne kadar yansıyabileceğini hep birlikte göreceğiz. Ağırlıkta olan sağ partilerin bu anlayış ve tavrını değiştirecek bir alternatif, yeşil ve solun Parlamento’da güçlenerek, dengeleri değiştirebilmesine bağlı. Diğer bir alternatif de, kamuoyu çalışması aracılığı ile kamuoyunun baskısını sağlamak ve parlamento dışı demokratik çalışmaların etkisini artırmak. Her iki metot da birbiri ile iç içe yürütülen çalışmalar ve bugüne kadar ürün veren çalışma biçimleri.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı