Kültür-Sanat

BEN WHALE’NIN RÜYASI “TROUM“

rap müzigi ve Ben Wahle-www.haberpodium.ch

Karlı bir pazar günü Bern’e doğru süratle giden trenin içindeyim. Kafamın içi bana çok yabancı olan türden bir müziğin ritimleri ile dolu. Eleştirel, ağır, soran, sorgulayan, isyankar sözlerini şiirsel tonda müziğin ritmine uyduran, kalın ama pürüzsüz genç bir erkek sesi kulaklarımı esir almış gibi: BEN WHALE…

Sözler… insanın içine işleyen, bağırmadan… Sakin feryatlar gibi… Zaman zaman suçlandığımı hissediyorum, irkiliyorum… Zaman zaman elimi uzatıp bir porsiyon şefkat sunmak istiyorum, annece bir şefkat…

‘‘Gençlerden bana ne‘‘ diyen bir yaş-almışsanız ve gençlerin bir gün her türlü dünya sorununu bizden devralacağı sizi ilgilendirmiyorsa eğer; onların yaptığı bu ağır eleştirilere öfkeyle bakmaya, onların kendilerine on beden büyük gelen giysileri ile alay etmeye devam edin. Gürültülerine kızıp onları azarlayın.  Ama eğer güzel, özgür, mutlu ve yaşanır bir dünya istiyorsak, gençlerimize kulak vermemiz, onlara anlayış ve şefkatle yaklaşmamız gerekiyor. Onların yaptıklarını anlamayı başarmalıyız.

Bern’de Ben Whale ile buluşacağım. Ben Whale 22 yaşında Biyoloji öğrencisi bir genç. Yıllardır müzik yapıyor. Müzik eğitimi de almış. Rap türü müziklerden oluşan ilk CD’si çıktı geçenlerde. CD’sini dinledikten sonra çok etkilendim ve kendisi ile bir söyleşi yapmaya karar verdim.

Rap müziğinin taşları bir asır önce koyuldu…

Ama önce pek de anlamadığım bu müzik türü hakkında bilgiler edinme ihtiyacı duydum. Edindiğim bu bilgileri sizinle de paylaşayım.  

Aslında Rap Müzik, ilk önce ABD’yi, daha sonra da tüm dünyayı kuşatmadan en az bir asır önce, Batı Afrikalı müzisyenler, tamtamlar eşliğinde benzer bir müzikle duygularını dışa vuruyorlardı. Eş zamanlı olarak bu şiir melodi karışımı sıradışı müzik türü, Karibikli Folklor sanatçıları tarafından da icra edilmekteydi. Gerçekten de bu şarkıcı şairler, bugünkü Rap Müziğinin temel taşlarını koymuşlardır.

Rap Müzik ilk kez 70’li yıllarda ABD’de popülaritesini kazandı. Bu zor yıllarda, siyahilerin yaşadığı varoşlardaki Afro Amerikalı gençlerin, kendilerini dışlayan sisteme karşı tepkisel bir sokak müziği olarak başladı. Rap müzik için, kafiyeli sözlerin, çoğunlukla konuşma ve bazen de şarkı olarak bir ritm eşliğinde belirli duyguların dışa vurumudur diyebiliriz.  Rapçilerin manzumeleri, pek çok çevrede tekerleme şiirinin en gelişmiş stili olarak kabul edilir. İçeriğinde sisteme ve sosyal politikaya ağır eleştiri olduğu gibi; seks, şiddet gibi kışkırtıcı temalar da işlenir. Yaşama dair sorular ve sorgulamalar çokça vardır. 

Bern’deyim…

Ne çabuk gelmişim… Esmer, uzun ince bir genç karşılıyor beni. Hiç de beklediğim gibi yırtıklarla dolu bol pantolonlu ve t-shirtli, vahşi bakışlı, ters kasketli bir genç değil. Başında siyah bir yün bere taşıyan Ben Whale oldukca bakımlı ve şık giyimli… Bir restoranta girip oturuyoruz karşılıklı ve sohbetimize başlıyoruz.

Rap müzigi ve Ben Wahle-www.haberpodium.ch Pad ve Jan Palome Kardeşler, Ben Whale ve Seyan Nadarasa: Güçlü bir tim…

Gülter Locher: Neden Rap? Rap, isyankar, sisteme ve yaşama karşı „ağır eleştirel“, depresif, sert vs. bir müzik türü değil mi? Sen depresif ve isyankar mısın?

Ben Whale: Hayat sadece eğlenceden ibaret değildir, hayat ciddi bir bir şeydir. Ben depresif değilim, lakin; sorarım, sorgularım. Sormam gereken bir şey olduğunda, kendime en az üç kez sorarım. Sormakla başlar herşey.

Gülter Locher: Sormak-sorgulamak deyince felsefe ile yakınlığın geldi aklıma…

Ben Whale: Evet… Elbette felsefeye uzak değilim. Kafka, Nietzche, Freud gibi büyük düşünce insanlarına sık sık başvuruyorum. Felsefi okumalar da yapıyorum.

Gülter Locher: Nasıl yaptın bunu Ben? Pek kolay olmasa gerek. 22 yaşındasın ve böylesine zor bir müzik türüne bir günde karar vermiş olamazsın. Bu sana gökten düşmüş olamaz.

Ben Whale: Ben on yıldır Hip-Hop kültürü ile ilgiliyim. Hip-Hop bir yaşam tarzıdır. Rap de bu kültürün müzikle dışa vurumudur. İlk albümümü çıkarmadan önce yıllarca müzikle ilgili çalışmalarım oldu. Sekiz yaşımdan on üç yaşıma kadar konsevatuarda müzik eğitimi aldım, piyano çalmasını öğrendim. Arkadaşlarım Jan Palomo (Sinematografi), Pad Palomo (Kamera) ve Seyan Nadarasa (Stilist) ile çok iyi bir tim oluşturduk. Herşeyi birlikte gerçekleştirdik. Yıllarca birlikte çalıştık ve artık hazır olduğumuzdan emin olunca ilk CD’mizi çıkardık. Hiç beklemediğimiz kadar ilgi görünce, hemen ikinci CD için çalışmalarımıza başladık.

Gülter Locher: Annen de baban da tıp doktoru. Onlar seni de kendi mesleklerine yönlendirmek için baskı yapmadılar mi? Genellikle ebeveynler çocuklarını kendi zevkleri doğrultusunda dizayn etmeye çalışırlar da…

Ben Whale: Kesinlikle özgürce karar verdim. Tam tersine müziğe ilgimi desteklediler. Hayatımı yönlendirmek konusunda baskı görmedim. Hatta annem babamı da ikna ederek beni Amerika’ya müzik eğitimi almam için gönderdi. Ama burada çok özlediklerim olduğu için, oralarda kalamadım. Yani çok şanslıyım aslında.

Gülter Locher: Biz yaşlılar(!) bu müzik türüne karşı önyargılı olduk hep. Gençlik hezeyanları olarak gördük. Bir sokak müziği olarak başladı zaten. İsyankar, küfürlü, sert, hatta kavgacı bir gençlik akımı gibi geldi bize. Zaten daha çok da orta öğrenim düzeyindeki ergen gençlerin dışına da çıkamadı başlangıçta. Giyim tarzları, davranışları, dansları, ters taktıkları basketbol kasketleri ile tamamen çok genç bir nesile hitap ettiğini düşündük hep. Ama son yıllarda daha büyüklere de hitap etmeye başladı. Ben ilk kez dinlediğimi itiraf edeyim ama çok etkilendim. Melodisi haz verdi. Sözleri ve video klibi beni çok düşündürdü. Ne diyorsun Ben? Fanlarının yaşı giderek büyür mü? Ayrıca giyim tarzın kesinlikle alışılmış hip-hop kültürünü yansıtmıyor.

Ben Whale: Hip-hop yaşam tarzı eskisi gibi değil artık, çok daha özgür. Sert kalıpların içinde kalmak zorunda değil. Bu yaşam tarzına yakın olan kimseler ya da müzisyenler istedikleri gibi, özgürce görüntü verebilirler. Neden rap müzik dinleyenlerin yaşı büyümeye başladı dersen… Biz RNB (Rhythm and Blues) müzik yapıyoruz. Yani hip-hop tadında ama blues makamında. Daha yumuşak. Bu nedenle de dinleyici kitlesi tüm yaş gruplarına hızla yayılıyor. 

Gülter Locher: Peki para konusunda ne düşünüyorsun? Klibin Youtube’da övgüler alıyor, beğeniliyor. Bir yorum dikkatimi çekti:  Dilini anlamamış. Anlamamış derken, hangi dil olduğunu anlamamış. İsviçre Almancası kullanıyorsun. İsviçre dışına çıkmak istemiyor musun? Başka bir dilde de, mesela İngilizce, Fransızca gibi dillerde CD yapmak gibi planların var mı?

Rap müzigi ve Ben Wahle-www.haberpodium.ch

Ben Whale: Sanatımı para için yapmıyorum. İçimi dökmek, duygularımı başka insanlarla paylaşmak, başka insanlarla düşünce iletişimlerinde bulunmak için sanatımı kullanıyorum. Arkadaşlarım da benimle aynı düşüncedeler. Başka dilde CD yapmak gibi bir düşüncemiz yok… Belki şimdilik. Ben İsviçre’de müzik yaşamına yeni ve daha yüksek bir level kazandırmak amacındayım.

Gülter Locher: Politika? Bir sanatçı politik olmalı mıdır?

Ben Whale: Poliktika politikadır, müzik müziktir. Ama bir sanatçı, ülkelerini savaşlar ve yaşanması güç koşullar nedeni ile terketmek zorunda kalan göçmenlerin dramına kayıtsız kalamaz. Kadınların hala erkeklerden daha az maaş aldıklarını görmezden gelemez. İnsanlar arasındaki eşitsizliklere duyarsız olamaz… Ve daha pek çok sosyal ve insan sorunları sanatçının da sorunlarıdır. Eşer bu politik olmaksa ve sorunların çözümü politikanın ve uygulayıcılarının görevi ise; evet sanatçı politika ile de ilgilenir ve ilgilenmelidir de. Sanat, sorunları ve istekleri dışa vurmanın barışçı bir yoludur herşeyden önce.

Gülter Locher: Biraz da klibinden söz edelim mi ? Troum yani Rüya. Rüyaya çok güçlü bir anlam yüklemişsin. Tüm yaşamını 22 yaşında sorguluyorsun. Artık, büyüyerek annesini gururlandırmak isteyen küçük çocuk olmadığını söyleyerek, büyüdüğünü vurguluyorsun. Klip karanlık bir odada başlıyor ve loş bir ormanda devam ediyor. İnsanı irkilten ama haz da veren güzel bir klip olmuş. En sonunda da kendini öldürüyorsun. Ne söylemek istiyorsun?

Ben Whale: Evet.. Yaşamımı, çocukluğumu sorguluyorum. Sancılarımı, içimdeki cocuğu, çevremde, yaşamımda yer alan kimseleri, korkularımı, kızgınlıklarımı, kırgınlıklarımı, yetersizliklerimi, süphelerimi sorguluyorum. Kendime olan güvenimi, kişiliğimi istiyorum. İçimdeki ben’e ve o‘nun geçmişte kalmaya başlayan yaşamına bir yolculuk bu. Artık uzaklaşmam gereken, terketmeye çalıştığım kişi ile hesaplaşmam gibi birşey. Klibin sonunda öldürdüğüm de bu kişi. Artık yeni bir ben ile hayata devam etmek isteyişimi bu şekilde sembolize ediyorum.

Evet… değerli okurlarımız. İşte RNB müzik böyle birşey. Bu müziği tanımayanlarınız Ben Whale ile tanımaya başlayabilir. Ben Whale’nin albümleri internetten bedava indirilebiliyor.

Benim için çok etkileyici olan bu söyleşiyi, Troum’un son sözü ile bitiriyorum ;

« Rüyalarınız gerçekleşmediği için kendinizi yoksul olarak adlandırmayın. Gerçek yoksullar hiç rüyaları olmayanlardır… »

                        Marie von Ebner-Eschenbach

 

 

 

Ropörtaj: Gülter Locher

 

 

 

 

 

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı