Ayın Filmi- The Happy Prince – Mutlu Prens

258

Ayhan Demirden

Sinema Eleştirmeni

a.demirden@gmx.de

 

 

Oscar Wilde, Viktorya İngilteresi’nde bir homoseksüel olarak hayasızlıktan suçlu bulunuarak 2 yıl disiplin amacıyla cezaevine tıkılmıştı. Karısını ve çocuklarını arkada bırakarak hayatının son yıllarını Fransa’da bir sürgün olarak geçiren Wilde, toplumun ancak en alt kesiminden insanlarla ilişki kurabilmiş ve büyük bir yoksulluk içinde hayatını kaybetmişti. Viktorya döneminde yazdığı eserlerle sosyetenin ilgisini çeken, etkileyici anlatımlarla ve eksantrik davranışları ile sosyetenin gözbebeği haline gelen Wilde, bir homoseksüel olarak ilişkilerini ve sevgililerini saklamayınca tutucu çevrelerin kızgınlığını üzerinde toplamaya başlar. Nitekim sevgilisi ‘Bosıe’ Lord Alfred Douglas (Colin Morgan)’ın babasının şikayetiyle cezalandırılır.

www.haberpodium.chCezaevinden kırgın ve yıkık çıkan Oscar Wilde, önce ucuz Londra batakhanelerinde vakit geçirse de İngiltere’de kendisine hiç yaşam alanı bırakılmadığını ve toplumun kendisine karşı kışkırtıldığını tespit edip ülkesini ve ailesini terk etmek zorunda kalır. Fransa’da yanına gelen sevgilisi ile Napoli’ye yolculuk yapan Wilde artık sevgilisinin de parası kalmadığını keşfeder. Bir zevk adamı olan Wilde zevklerinin uğruna her şeyi feda edebileceğini birçok kez gösterse de zamanın tutuculuğunun ağır baskısı altında giderek yaratıcılığını da yitirmeye başlar. Son nefesine kadar zevkin emrinde olan hayatı, vücutlarını satarak geçinen oğlanların arasında son bulur.

Yönetmen, senarist ve başrol oyuncusu Rupert Everett, Oscar Wilde’ı daha önce de birkaç tiyatro oyununda canlandırmış. Bundan dolayı 5 yıl süren meşakkatli uzun bir prodüksiyon dönemi sonunda ilk filmini gerçekleştirmiş. Bütün azınlıkların cehennem azabı yaşadığı ülkemizde Oscar Wilde’ın neler çektiğini anlayabiliyoruz. Ülkemizde hala cinsel yönelimleri farklı olan insanlar büyük acılar yaşamakta. Ancak 2015 yılında rehabilite edilen Oscar Wilde, batı toplumlarında çok uzak olmayan bir süreçte böyle acılara sebep olduklarını bilmek tüylerimizi ürpertiyor.

Film olarak birçok eksikliğine rağmen, örneğin saadet dönemlerinin iyi sahnelenememesi, zevk ve sefa adamı ve bir estet olduğunu ortaya koyamamak çöküşü gösterirken, kuvvetinden geriliminden çok şey yitiriyor- hala kanayan bir yaraya parmak bastığı için gidin, filmi görün derim.