Ayın Filmi; Parasite- Parazit

145

Ayhan Demirden

Sinema Eleştirmeni

a.demirden@gmx.de

 

 

Güney Koreli yönetmen Bong Joon-ho daha önce Snowpiercer adlı filmiyle dikkatleri üzerine çekmişti. Bong, film ve dizilerinin ticari başarılarının ardından, şimdi bir yaratıcı yönetmen (Autor) olarak karşımıza çıkıyor. Çeşitli genre formlarını kendine ait bir şekilde mix eden ama hiçbir zaman ucuzluğa prim vermeyen bir yönetmen olarak Parazit filminde de komediden trajediye sıçrarken, kahkahalarınız boğazınızda bazen yumru olup kalıyor, aynı anda gözleriniz dolarken ürpermenizi de önleyemiyorsunuz. Bunda da, çeşitli diğer nedenlerin yanında fiziksel etkiyi oluşturan kameraman Hong Kyung-po’nun eşsiz resimlerinin katkısı çok büyük. Kendisi geçen dönemin sükseli filmi Burning’te de kamerayı yönetmişti.

www.haberpodium.ch

Güney Kore’nin bir büyük kentinde bir bodrum katında yaşayan Kim ailesi o kadar yoksuldur ki, çocuklar bedava Wi-Fi bağlantısı bulabilmek için küçük izbe evlerinin klozetinin kenarında şanslarını denemek zorunda kalırlar. Batık katın penceresinden ayakları görünen dışarıdaki yabancılardan bazıları çişlerini onların evinin köşesinde yapmaktadır. Masaların üzerinde gezen karafatmalardan kurtulmak için, neredeyse dumandan zehirlenme pahasına pencerelerini açarak ilaç dumanlarının içeri girmesine müsaade ederler.

Oğul Ki-Woo bir barda eski okul arkadaşından bir iş tavsiyesi alınca bütün aile bu fırsatı kaçırmaz. Zengin bir ailenin kızına özel öğretmen olacaktır, ancak daha önce tabii başvuru belgelerini hazırlaması gerekmektedir. Bu konuda kız kardeş muazzam yaratıcıdır. Gerekli sahte belgeler hazırlanır ve işe kabul edilir. Fırsatı kaçırmayan Ki-Woo, yanlarında çalıştığı zengin Park ailesinin sorunlu oğullarını görünce çocuğun resme olan yeteneği üzerinden kız kardeşi için de bir iş ayarlar. Sanat Terapisti ‘Jessica’ böylece eve sızan ikinci kişidir. Devamında baba Kim Gi-Taek (Song Kong-ho) şoför olarak, eşi Chung-sook (Chang Hyae-jin) hizmetçi olarak zengin Park ailesinde çalışmaya başlarlar.

www.haberpodium.ch

Günümüzdeki zengin-fakir uçurumunu her anlamıyla sergileyen Bong, hiçbir zaman siyah-beyaz karşıtlığına başvurmadan aradaki gri renklere yoğunlaşarak ayrımı ortaya koyuyor. Zengin olsaydım ben de hoşgörülü olabilirdim diyen, öfkenin nedenlerine vurgu yapan rejisör; kimin parazit kimin sahip olduğu yönünde hiç kuşku bırakmayan açık tavrına rağmen, bütün karakterlerine sevgi ile yaklaşarak kapitalizmin herkesi zavallı hale getirdiğinin altını çiziyor.

Bu sene Cannes Film Festivali’nde büyük ödülü alan hoş, eğlenceli ve hüzünlü Parasite filmini kesinlikle kaçırmayın derim.