Derya Özgül

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Dublin

derya ozgul, www.haberpodium.ch,isvicre'de is kurma, isvicre'de evlenme, Isvicre'e oturum hakki, isvicre'de iltica, isvicre egitim sistemi, www.haberpodium.ch. İsviçre gündemi, haberpodium, isvicre vatandasligi, isvicre haberleri, isvicre gezi rehberi, isvicre'de nereler gezilir, isvicre'de corona virus

Derya Özgül,  LL.M.

Hukukçu

[email protected]

www.adconsultancy.ch

 

 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kasım ayı başında İsviçre’nin korunmaya ihtiyacı olanların sorumluluklarını üstelenmesi gerektiğine dair bir hükme vardı. Bu hüküm gereği, İsviçre’ye sığınmacı olarak gelenler ilk giriş ve başvuru yaptıkları ülkeye (Dublin Anlaşması) gönderilemeyecek.

Bahsi geçen bu davada ilk olarak İtalya’ya giriş yapan ve daha sonra İsviçre’ye sığınmacı olarak gelen bir aileden bahsediliyor. Bu ailenin İtalya’ya geri gönderilmesi durumunda, büyük bir olasılıkla dolu olan sığınmacı kamplarında ya da sokakta kalma zorunda kalacağı belirtiliyor.

AİHM böylesi koşullarda, mültecilerin özel alanlarının bulunmamasıyla birlikte, şiddet ve olumsuz sağlık koşullarının raporlarda yer aldığının altını çiziyor.

AİHM’in kararına göre, İsviçreli yetkliler aileyi İtalya’ya göndermeden önce, İtalyan yetkililerden uygun ve sağlıklı bir yere yerleştirileceklerine dair garanti almak zorundalar. Uygun yer ise; “Çocukların okula gitme imkan ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek, tüm ailenin birlikte yaşayabileceği bir konaklama“ şeklinde tanımlanıyor.

Birçok Mülteci ve İnsan Hakları Kurumu İtalya’da bulunan sığınmacıların durumlarının uzun süredir kötü olduğunu belirtiyorlardı. İsviçre Mülteci Yardım Kurumu’nun bir raporuna göre; kabul edilmiş birçok mülteci – sığınmacı sokaklarda, gettolarda ya da işgal edilmiş evlerde barınıyor.

İsviçre garanti almadan çocuk ve çocuklu aileleri İtalya’ya gönderdiği taktirde AİHS maddelerini ihlal etmiş olacak. Bu da bahsi geçen ailenin şimdilik İsviçre’de kalabileceği anlamına geliyor. AİHM’in hükmü şimdilik 18 yaş altında olan çocuklar ve çocuklu aileler için geçerli.

Federal Göçmen Dairesi SEM’in bu durum karşısında iki seçeneği var. Birincisi, İtalya’dan garanti alınana kadar aileyi İsviçre’de tutmak. İkicisi ise sığınmacıların taleplerini İsviçre’de değerlendirmek.

Bu örnekten yola çıkarak ele almak istediğim konu şu aslında;

Bir kaç haftadır İsviçre basınında ve tartışma ortamlarda “Dublin-Anlaşmasını iptal edelim”,”İsviçre yine AB’ye boyun büktü”, “Göçmenlerin hepsine biz mi bakacağız” gibi söylemler hakim.

Olayı dramatize etmeye gerek yok. Bundan birkaç yıl önce de Lüksemburg Avrupa Adalet Divanı Yunanistan için buna benzer bir hüküm vermişti. Ancak o hüküm şu an ki kadar net değildi.

Aslında çok değişen bir şey de yok. İtalya’ya gönderilme durumu yine olacaktır, ancak bu defa yukarıda bahsettiğim bazı garantilerin alınması gerekiyor. Yani İtalya’ya gönderme durumunda, genel uygulama yerine özel değerlendirme gerekiyor.

AİHM’in verdiği bu hüküm sadece İtalya için geçerli, diğer Schengen ülkeleri için geçerli değil. Ancak korku ve bilgisizlik, özellikle siyasetçiler için iyi prim malzemesi oldu.

Her ne kadar Dublin bir AB anlaşması olsa bile, AİHM bir Avrupa Birliği Mahkemesi değil. AIHM Avrupa Konseyi Mahkemesi veİsviçre 1963 yılından bu yana üyedir. İsviçre’den 6 temsilci bulunuyor, bunların 4’ü Federal Meclis, 2’si ise Senato Üyesi. AİHM’de İsviçreli hakimler de görev yapıyor. Ancak siyasetçiler ve “bilgisizler” olayları farklı yorumlayarak gerginlik yaratmaktan vazgeçmiyorlar…

AİHM hakimleri insan hakları maddelerinin içeriklerini değiştirip sürekli olarak güncelliyorlar. Sözleşmenin temel görevi “işkence“ gibi insan hakları ihlallerini cezalandırmak iken, git gide daha çok ülkenin ulusal-demokratik meşruiyetlerine müdahale edilir hale gelindi.

Kimileri bunun savunulmaz bir durum haline geldiğini söylese de, kişisel olarak buna katılmıyorum.

Temel olarak insan hakları kutsaldır. Ulusal ve uluslararası yasalar ile anlaşmalar bu hakları ihlal ediyorlarsa, her şekliyle müdahale edilebilmeli ve insan haklarının sürekli geliştirilmesi sağlanmalı.

AİHS maddelerinin daha da geniş yorumlanması dileğiyle…

 

Not: İsviçre’de, hukuki konularda danışmanlık hizmetinden faydalanmak isteyenler yukardaki mail adresimden bana ulaşabilirler. Ayrıca Türkiye ile, tanıma/tenfiz davaları, tapu dava işlemleri, tebligat, vekâlet işlemi vs. türünden herhangi bir hukuki süreç içerisine giren ya da Türkiye’de hukuki takip yaptırmak isteyen okuyucularımız da iletişime geçebilirler.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı