Kültür-Sanat

ASMiN SANAT SOKAĞI

 

Bu ismi ilk duyduğumuzda ne tür çalışmalar yapıldığını merak ettik ve hemen aradık. Telefonun diğer bir ucunda bulunan Yılmaz Karakoç’un anlatımları üzerine, Kanton Schwyz’a doğru yola çıktık. Dört bir yanı dağlar ve yeşilliklerle kaplı Rothenthurm isimli küçük bir yerleşim yerinde buluşuyoruz Yılmaz Karakoç’la.

Asmin Sanat Sokağı (Asminkunststrasse) adı altında bir çok farklı sanatsal çalışma yürüten Karakoç, ilk olarak bize akrilik tuval ve tablo çalışmalarından bahsediyor. Eserlerine doğayı ve soyut çalışmaları yansıtan sanatçı, içinde yaşadığı doğa ortamının kendisine ilham sunduğunu söylüyor ve şöyle sürdürüyor sözlerini; “Doğaya hayranım. Sık sık doğayla başbaşa kalıp aynı zamanda doğa resimleri de çekiyorum. Doğa katliamına karşıyım çünkübenim için doğa insanın ta kendisidir. Bir yudum hava bir yudum sudur doğa.“ Sanatçı ayrıca soyut çalışmaları, “Yaşadığımız yüzyılın dışavurumculuğu“ olarak tanımlıyor.

Resime olan ilgisi çocukluğuna uzanan Yılmaz Karakoç; “Okulda resim öğretmenimin özellikle beni teşvik edip resimlerimi ön plana çıkarmas,ı resime olan ilgimi arttırdı.“ diyor.

Eserleri, Watwill, Luzern, Winterthur, Rothenthurm, Ägeri gibi yerlerde sergilenen sanatçının çalışmaları son 5 yılda daha da yoğunlaşmış.

Sanatçı bu sergiler boyunca İsviçrelilerin ilgisinden memnuniyetini dile getirirken; “Sürekli olumlu destekler alıyorum, burada sanata olan ilgi ve saygı beni daha çok heyecanlandırıyor“ diyor ve bununla birlikte bir serzenişte de bulunuyor; “Bizim insanlarımızın sanata yönelik yaklaşımı maalesef hep olumsuz yönde. Bunu anlamak çok zor.“

Genellikle tuval üzerine akrilik boya çalışmaları yapıyor Karakoç. Bazen fırça, bazen de soyut çalışmalar için “Spalte“ tekniği ile çalıştığını belirtiyor.

Şu ana kadar 70 civarında tuval resim çizen sanatçı, eserlerinde neden akrilik boyayı tercih ettiğini şöyle açıklıyor;

“Akrilik boya, günümüz resim sanatında kullanılan en iyi ve kaliteli  boyalardan birisi. Yağlı boyalar kuruduğunda zamanla çatlarken, aynı zamanda koku yapıyor ve leke bırakıyor. Yağlı boya daha çok atölye sanatında kalan bir teknik olarak geride kaldı artık. Akrilik boya ise, çabuk kuruma ve kolay dağılma özellikleri ile, bugünkü resim sanatının devrim sayılacak boya türlerinden birisi.“

Yılmaz Karakoç resim sanatının yanı sıra aynı zamanda bir moda tasarımcısı da. Sanatçı moda ve estetiğe dayalı çalışmalarında geri dönüşümü olan, tekrar işlenebilir ürünleri kullanmaya özen gösterdiğini ifade ediyor;

“Geri dönüşüm anlayışı üzerinden, daha önce kullanılmış malzemeleri biraraya getirerek yeni ürünler yaratıyoruz. Örneğin kullanılmış kot pantolon ve gömlekleri deri –branda kumaşlara birleştirip onları yeni ve farklı tarzlarda yeniden kullanıma sunuyoruz.“

Yılmaz Karakoç moda ve tasarım çalışmalarında eşi Ayşe Karakoç’ tan büyük destek aldığını da söylüyor. Ayşe Karakoç da moda tasarımcısı. Farklı özelliklerde takılar yapan Ayşe Karakoç, uzun yıllar modelist olarak çalışmış.

Bay-bayan çantaları, tablet çantaları, kalemlikler, cep telefonu kılıfları gibi bir çok farklı çeşit ortaya koyan Karakoç çiftinin tasarıma ve modaya dayalı yetenekleri, şapka çıkaracak nitelikte.

Ürünlerinin en önemli özelliği , her birinin kendine özgü birer tasarımının olması. Yani yapılan bir çanta, tablet ya da telefon kılıfının aynı renk ve özelliklere sahip ikinci bir benzeri yok.

Karakoç çifti evlerini adeta bir moda ve sanat atölyesine çevirmiş. Tamamen el sanatına dayalı bir çalışma yaptıklarını söyleyen Ayşe Karakoç, “Bir çantanın şablonunu hazırlamak, kesmek, dikerek hazır hale getirmek yaklaşık 1 günümüzü alıyor.“ diyor.

Sanatsal çalışmalarını Asmin Sanat Sokağı adı altında sürdüren Karakoç çiftinin hedefi, ürünlerini markalaştırmak ve bir çok yerde sergilemek.

Asmin Sanat Sokağı çalışmalarını merak eden okuyucularımız http://asminkunstmode.blogspot.ch linkinden daha fazla bilgi edinebilirler.

 

 

 

devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı