DiziEkonomiİsviçreisviçre

Altının işlendiği ülke; İsviçre

İsviçre dünyadaki en büyük altın merkezlerinden biri. Dünyanın başka hiçbir ülkesinde İsviçre'deki kadar altın işlenmiyor.

İsviçre’ye ham madde olarak gelen altınlar, ülkedeki beş büyük rafineriden biri tarafından işlenip rafine edilir ve ülkeyi terk eder.

Bu rafineri firmasından biri de, Neuchâtel Kantonu’ndan bulanan Marin’deki Metalor Technologies SA şirketi. Şirket, yılda yaklaşık 250 ton altın, 300 ton gümüş, yaklaşık 10 ton platin ve paladyum işliyor.

Metalor tarafından işlenen altının yaklaşık %70’i geri dönüştürülüyor.

Bunun büyük bir çoğu saat endüstrisinde kullanılıyor. Buna ek olarak, akıllı telefonlarda, arabalarda, televizyonlarda, kozmetik ve ilaç ürünlerinde de altın kullanılıyor.

Temel olarak altın İsviçre’ye iki şekilde geliyor; doğrudan madenlerden işlenmemiş bir halde ya da rafine edilip geri dönüştürülmüş olarak.

Küresel boyut

Dünya çapında yaklaşık 70 altın rafineri firması bulunurken, küresel boyutu ile altın alanındaki rekabet oldukça şiddetli.

Londra Külçe Piyasası Birliği istatistiklerine göre, madenlerden çıkarılan altınların çoğu İsviçre’de rafine ediliyor. Bu oran, küresel geri dönüştürülmüş altının %70 ile %80’ine denk geliyor.

İsviçre’de işlenen altınlar, toplam işlenmiş altının %15’ini oluşturuyor.

ARGOR

En yüksek saflık derecesi

İsviçre’de işlenen ve külçe haline getirilen altınlar, 999.9’luk olan en yüksek saflık derecesi ile dünya çapında en yüksek kaliteyi temsil ediyorlar. Altın külçeleri daha sonra, çoğunlukla merkezleri Londra’da olan bankalara ve bu bankaların müşterilerine gidiyor. Bankaların karanlık kasalarına giren bu altınlar artık değerli ve neredeyse herkes için erişilemez olurlar.

Neden İsviçre?

Tahminlere göre dünyada ticareti yapılan tüm altının “% 50’sinden fazlası” İsviçre’den geçiyor. Bu oran, toplamda yılda 2 bin 100 ile 2 bin 700 ton arasına denk geliyor.

Ekonomistlere göre bunun tarihsel nedenleri var. En çok vurgulanan neden, İsviçre‘nin çok uzun zamandır bu işin içinde olması. Örneğin 1852’de kurulan Metalor şirketi, 1998’de satılana kadar uzun bir süre UBS bankasına aitti. Bugün bu şirket, değerli metallerde uzmanlaşmış olan Japon Tanaka Grubu‘nun bir parçası durumunda. Diğer büyük rafinerilerin çoğunun da İsviçre dışındaki yabancı gruplara ait olduğu ifade ediliyor.

Rakamlarla altın

  • Dünya Altın Konseyi’ne göre, 2020’de dünya pazarına giren altının sadece %27’si geri dönüştürüldü. Çıkarılan %73’lük dilim ise ham şekli ile korunuyor.
  • 2021’ın sonuna kadar dünyanın çeşitli bölgelerinden 205 bin 238 ton altın çıkarıldı.
  • 1200 derece sıcalıkta eriyen ve kalıplara dökülen bir kiloluk bir altın külçe yaklaşık olarak 55 bin 500 frank değerindedir.
  • Dünyada her yıl, 3 bin ile 3 bin 500 ton arasından değişen oranda altın çıkarılıyor.
  • Dünya çapında mevcut teknik araçlarla çıkarılabilecek, 54 bin tonluk altın yatakları biliniyor. Bu maden yataklarının en büyükleri Kanada, Güney Afrika, ABD, Avustralya, Rusya, Şili, Çin, Endonezya, Meksika ve Papua Yeni Gine gibi ülkelerde bulunuyor.

Altın madenciliği zarar veriyor

Altın madenciliği genellikle ormanları yok ederken, su ve doğa oldukça zehirli olan kimyasal maddelerle kirleniyor. Yereldeki yardım kuruluşları, zorla çalıştırma ve çocuk işçi çalıştırma, fuhuş ve insan kaçakçılığı da dahil olmak üzere, sömürüye dayalı çalışma koşullarından ve yerel nüfusun sınır dışı edilmesinden de şikayetçi.

Kimi Sivil Toplum Kuruluşları altının siyanür gibi zehirli maddelerle ya da büyük makinalarla değil, büyük ölçüde elle çıkarılması gerektiğini savunuyor.

Dünya çapında bu şekilde çalışan yaklaşık 25 milyon madenci bulunuyor. Ancak firmalara göre sorun, çok sayıdaki küçük madende, çalışmaları ve suistimalleri yeterince kontrol etmenin çok zor olması.

Derleyen: Aydın Yıldırım / Zürich

AD Consultancy

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı