Şener Arslan

Altın

Sener Arslan

Şener Arslan

Ekonomi ve Yatırım Uzmanı

Wirtschafts- und Anlagespezialist

[email protected]

 

 

 

Altın… Parlak sarı rengi ve işlenebilir özelliği ile ilkçağlardan bu yana insanların ilgisini çeken değerli bir maden olmuştur Altın. Eski cağdan bu yana hem takı malzemesi, hem de yatırım aracı olarak kullanılır.

Ekonomik amaçlı kullanım hakkı daha çok hükümetlerin ve merkez bankalarının elinde olan altın, dünyadaki ekonomik istikrar için önemli bir materyal.

Ekonomi, altın ve para denilince ilk akla gelen ülkelerden biri de İsviçre olur. Altın konusunda önemli rezervlere sahip olan İsviçre, altınla ilgili konularda son olarak Kasım 2014 ayında yapılan bir Altın Referandumu ile gündeme gelmişti. Referandumun amacı, İsviçre Merkez Bankası’nın altın rezervini her zaman yüzde 20 seviyesinde tutması idi. Bu referandum halk tarafından reddedilirken, insanların bu konuya olan ilgileri hala devam ediyor.

Bu yazımızda daha çok altının bir yatırım aracı olarak kullanılmasını ve değerini ele alacağız.

Altın değeri, borsalarda genellikle “ons” olarak belirlenir. Bu ölçü eski Latin dilinden “uncia” dan gelmedir ve “on ikinci parça” demektir. Bir onsu grama çevirirsek 31.10 gram elde ederiz. Bu vesileyle; televizyonlardan, gazetelerden ve internetten gördüğümüz altın fiyatı, bize genellikle bir ons altının değerini gösterir.

Son haftalarda altın fiyatı 1’240 Dolar’dan 1’083 Dolar’a düşerken, şu an altın fiyatı son beş yılın en düşük seviyesine geriledi. Sadece bu ay, yüzde 7.06 değer kaybetti altın.

Bunun nedenlerini daha net açıklayalım.

Bu düşüş temel ve teknik faktörler tarafından tahrik edilir. Birinci neden, altın fiyatlarının ABD doları üzerinde işlem görmesidir. Dolar; CHF, EURO, GBP diğer önemli para birimlerine karşı, Dolar endeksi üzerinden belirlenir.

Dolar endeksi, yani Dolar, diğer önemli para birimleri karşısında son dönemde çok değer kazandı.

Bu gelişme, Dolar dışında altın alanlar için, altının değerinin artmasına yol açtı. Dolar bazından alınan herhangi bir ürünün, son aylarda pahalılaşmıştır. Örneğin, ücreti 1’200 Dolar olan bir ürünü ele alırsak; bundan üç ay önce İsviçre’de yaşayan biri bir bu ürün için 1’100 İsviçre Frankı öderken, şu an bir aynı ürün için ödemesi gereken miktar 1’160 Frank.

Altın fiyatının soğumasının ikinci bir nedeniyse, ABD Merkez Bankası’nın bu yıl faiz oranlarını yükseltme olasılığının ortaya çıkmasıdır. ABD faizlerinin çok büyük olasılıkla, Eylül ya da Aralık aylarında yükselmesi bekleniyor. Altını yatırım olarak, hisse senetleri veya tahville karşılaştırırsak, pek faiz getirmez. Faizlerin çıktığı zamanlarda altın negatif performans sergiler.

Altın enflasyona karşı önemli bir koruma rolünü de oynar. Küresel ekonominin yavaşlaması ve petrol fiyatlarının yüzde 50’ye düşmesi gibi sebeplerle bu aralar herhangi bir enflasyon durumu beklenmiyor. Böylesi bir ortamda altına yatırım yapmış olan yatırımcılar negatif performans ile karşı karşıya kalmışlardır.

Altında şu sıralar fiziksel talep düşüşü de yaşanmaktadır. Çin Merkez Bankası’nın altın rezervleri bu durumu açıklamak için iyi bir örnektir. Temmuz’un ortasında Çin Merkez Bankası’nın altın rezervleriyle ilgili bilgiler yayınlandı. Çin Merkez Bankası’nın, son altı yıl içerinde sadece 600 ton altın satın aldığı açıklanırken, bununla birlikte rezervlerinde 1’658 ton altın tuttukları ifade edildi.

Bu veriler daha piyasalara duyurulmadan önce, piyasalar Çin Merkez Bankası’nın daha önemli ölçüde altın alımları yapacağını bekliyordu. Bu rezervleri ABD Merkez Bankası ile karşılaştırırsak, ABD Merkez Bankası son olarak rezervlerinde 8100 ton altın tuttuğunu belirtmişti.

Küresel olarak bakarsak, altına yatırım yapan borsa fonlarında zayıf bir yatırımcı talebi görülürken, 2009 yılından bu yana paranın en az yönetildiği bir tabloyla karşılaşırız. Bu durumun önümüzdeki günlerde de devam etmesi muhtemel görünüyor. Gelişmeler altın fiyatlarının daha da düzelmesine yol açabilir.

Altın genelde yatırımcılar için güvenli bir liman olarak kabul edilirken, savaş olmaması ya da ekonominin soğuması durumlarında altın fiyatlarında genellikle yükselişler görülür.

Yunanistan’daki ekonomik kriz, Ortadoğu’daki huzursuzluklar ve Çin’deki borsasın batması, altın fiyatlarında çıkışa yol açmadı. Bu koşullar muhtemelen altın fiyatlarının soğumasını yavaşlattı. Yukarıda bahsedilen sorunlar çözüldüğü anda, altın fiyatlarında düzelmeler olacaktır.

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı