Aile İçi Şiddet

490

Derya Özgül, LL.M.

Hukukçu

d.ozgul@adconsultancy.ch

 

 

 

1 Nisan 2004 tarihinde yürürlüğe giren İsviçre Ceza Kanunu’na göre, aile içi şiddet bir kamu suçu olarak tanımlanıyor ve herhangi bir şikayet olmadan da ceza verilebiliyor. Aile içi kavramında dikkat edilen hususlar; aile veya ilişkinin aynı evde yaşanması ve ayrılık sürecinin bir yıldan kısa olması şeklinde.

Kamu davasına yol açabilen şiddet çeşitleri; basit ve ağır bedensel yaralama, tekrarlanan şiddet, tehdit, zorlama, cinayet veya cinayet teşebbüs, cinsel zorlama, tecavüz olarak ifade ediliyor. Ayrıca 18 yaşın altındaki çocuklara uygulanan şiddet her zaman kamu davası gerekçesi olup, cezalandırmalara yol açar.

Aile içi şiddet denince akla daha çok kadınlar geliyor. Ancak erkekler de şiddet mağduru olabiliyorlar. Şiddet mağduru olan her birey sözlü veya yazılı olarak polise şikayette bulunabilir. Polis bu soruşturmayı yapıp gerektiğinde ceza davası açmak zorundadır.

Yasal prosedür

Genelikle polise, mağdurun kendisi, mağdur yakını veya komşuları haber verir. Polisin ilk görevi mağduru ve suçlanan kişiyi arayıp kısaca ifadelerini almaktır. Daha sonra gerekli görüldüğünde, mağdur güvenli bir yere götürülür, suçlanan kişi ise gözaltına alınır. Bu durumda polisin gözaltı süresi en fazla 24 saattir. Gerektiğinde savcılık, soruşturmayı daha sağlıklı bir şeklide yürütmek için kişi hakkında tutuklama talebinde de bulunabilir. Bu durumda suçlanan kişinin 10 gün içinde ifadesinin alınması gerekir.

Ceza soruşturması durdurulabilir. Bunun için mağdur kişinin veya hukuki temsilcinin buna dair bir talebinin olması gerekir. Kimi zaman savcılık da böyle birşey talep edebilir. Böylesi bir durumda soruşturma 6 aylığına durdurulur. 6 ay içinde yukarıda belirtilen bireylerin ya da kurumların soruşturmanın devam etmesi gerektiğine dair bir talepleri olursa dava devam eder. 6 ay içinde soruşturmanın devam etmesine dair herhangi bir talep gelmediğinde ise dava düşer.

isvicre haberleri, isvicre gündemi, www.haberpodium.ch

Bu durumda şiddeti uygulayan kişi gözaltından çıkarılır ve bir süreliğine mağdur ile (Varsa çocukları da dahil) iletişim kurması yasaklanıp, yakın bölgelerde dahi bulunmasına izin verilmez. Aile içi şiddette bu süre 2 hafta olabilir. Bu süre mağdurun talebi ile 3 ay daha uzatılabilir. Uzatma talebinde, çocuklarla iletişim yasağına gerekçe sunulması gerekir. Yeterli gerekçe sunulmadığı taktirde, şiddeti uygulayan kişi çocukları ile görüşebilir.

Bu süre boyunca, şiddet gören kişiye birçok kurum yardım edebilir. Koruma evi, ev bulma, psikolojik destek gibi yardımlar sunabilecek birçok kurum mevcut. Birçok belediyede “Aile İçi Şiddet Dairesi” bulunuyor. Buralarda yardım kuruluşlarının adreslerine ve telefon numaralarına erişmek mümkün.

Riskler

Aile içi şiddet genellikle, sağlık, sosyal, maddi ve oturum hakkı gibi sorunlara yol açıyor. Mağdurların psikolojik ve fiziksel sorunlarla karşı karşıya kalma ihtimalleri çok yüksek iken, kendilerine zarar verme gibi riskle de karşı karşıya kalabiliyorlar. Özellikle şiddet yoğunluğuna göre, alkol, sigara veya uyuşturucu gibi madde bağımlılıkları oluşabiliyor. Bunun önüne geçmenin yolu, ilk günden itibaren destek almak olabilir. Birçok kişi kendini sosyal anlamda geri çekebiliyor. Bunun temel nedeni ise maddi sıkıntı ve utanç.

Oturum kaybı sorunu

Ayrıca göçmen bireyin kendi bağımsız oturum hakkı yok ise, kişi burada oturum kaybı sorunları nedeniyle birçok sıkıntı ile de boğuşmak zorunda kalabilir. Yasal olarak, 5 yıl evli kalan ve aynı evi paylaşan bireyler kendi oturum haklarına sahip olabiliyorlar. Evlilik süresi 3 yıl sürdüğünde bile, istisnai durumlarda oturum kaybı durumu yaşanmaz. Hatta kanıtlanabilir aile içi şiddet durumunda, 3 yıldan az bir süre evli olanlarda bile, oturum kaybı yaşanmama ihtimali oldukça yüksek.

 İsviçre’de aile içi şiddet

isvicre haberleri, isvicre gündemi, www.haberpodium.ch

İsviçre’de aile içi şiddet oldukça fazla. Bilenen oran sadece %20. Aile içi şiddetin %80’inin gizli olduğu ve kimsenin fark etmeyeceği şekilde gerçekleştiği tahmin ediliyor.

Ayrıca oran olarak kadın mağduriyetinin %75, erkek mağduriyetinin ise %25 olduğu düşünülüyor. Burada, erkeklerin birçok kez ya utançlarından ya da yardım kuruluşlarının daha çok kadınlara yönelik olduğunu düşünmelerinden dolayı seslerini yükseltemedikleri tahmin ediliyor

İstanbul Sözleşmesi

İstanbul Sözleşmesi, devletlerin kadına yönelik şiddete karşı nasıl hareket edeceğini düzenleyen uluslararası bir düzenlenmedir.

2018 yılının Nisan ayından bu yana yürürlükte olan İstanbul sözleşmesi ile, şiddet mağduru olan kadınlara destek sunan yardım kuruluşlarına daha fazla destek sunulması hedefleniyor. Sözleşmede, şiddeti önleme ve korumanın yanı sıra, suçlulara yönelik koğuşturma da yer alıyor

isvicre haberleri, isvicre gündemi, www.haberpodium.ch

Federal Hükümet tehlike altında bulunan kadınlara daha iyi koruma talep ederken, kantonlar bu sözleşmeyi uygulamakla yükümlü kılınıyorlar. Bu vesile ile, 2019 ve 2020 yıllarında uygulamaya yönelik bir analiz yapılması için hazırlıklar yapılıyor.  Hükümet, ortaya çıkacak olan sonuçlara göre gerekli önlemleri almayı ve anlaşmayı uygulamayı hedefliyor. Kantonlar arasında yapılacak olan ortak çalışmalar ve güçlü bir dayanışma sayesinde, İstanbul Sözleşmesi dahilindeki işbirliği ve bilgi paylaşımı daha kolay olabilecek.

Genç kadınlar için daha çok sığınma evi

İsviçre’de genel olarak korunma ihtiyacı duyan kadınların yerleşebileceği çok az sayıda sığınma evi bulunuyor. Bazı vakalarda koruma ve destek bulunmadığı için otel odalarının ayarlanması bile gerekli olabiliyor.

Federal Hükümet bu eksikliği kabul ederken, özellikle de 14-20 yaş arasındaki genç kadınlar için sığınma evlerine ihtiyaç olup olmadığı konusunda araştırmalar yapılıyor. Şu an itibarı ile İsviçre’de bu yaş grubuna özel bir sığınma evi sadece Zürich bölgesinde bulunuyor.

 

 

Not: İsviçre’de, hukuki konularda danışmanlık hizmetinden faydalanmak isteyenler yukardaki mail adresimden bana ulaşabilirler. Ayrıca Türkiye ile ilgili, tanıma/tenfiz davaları, tapu dava işlemleri, tebligat, vekâlet işlemi vs. türünden herhangi bir hukuki süreç içerisine giren ya da Türkiye’de hukuki takip yaptırmak isteyen okuyucularımız da iletişime geçebilirler.