Diziisviçreİsviçre

8 Mart oylamaları. 4 konu hakkında federal oylamalar yapılacak

İsviçreli seçmenler 8 Mart'a kadar dört federal öneri ile ilgili oy kullanacaklar. Oylamalarla ilgili zarflar adreslere ulaştı.

8 Mart 2026 oylamalarında, İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) gündeme getirdiği SRG Girişimi (200 frank yeter!) öne çıkıyor. Tartışmalara yol açan bu girişim, radyo ve televizyon vergisini yıllık 335 franktan 200 franka düşürmeyi ve tüm işletmeleri bu vergiden muaf tutmayı öngörüyor.

8 Mart oylamaları ile ilgili detaylar, başlıklarına ve içeriklerine göre şöyle;

SRG Girişimi (200 frank yeter!)

İsviçre’deki haneler şu anda, yıllık olarak 335 frank radyo ve televizyon lisans ücreti ödüyorlar. Katma değer vergisine (KDV) tabi şirketler ise, 500 bin frank veya daha fazla ciro elde etmeleri durumunda ücret öderlerken, bu ücret miktarı şirketin cirosuna bağlı. Söz konusu bu ücretler öncelikle İsviçre Yayın Kurumu’nun (SRG) kamu hizmeti giderlerini finanse ediyor.

İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) gündeme getirdiği SRG Girişimi, yıllık olarak ödenen 335 franklık radyo ve televizyon lisans ücretinin 200 franka düşürülmesini talep ediyor.

Federal Hükümet karşıt bir öneri sunarak, özel haneler için bu ücretin 2029 yılına kadar kademeli olarak 300 franka düşürülmesine karar verdi. Bu durumdan şirketler de faydalanacak. Bu kapsamda 2027’den itibaren, KDV’ye kayıtlı şirketlerin sadece yaklaşık %20’si ücret ödeyecek.

SRG’nin fonlarını Federal Hükümet’in önerdiğinden daha fazla azaltmayı hedefleyen SRG girişimi, özel haneler için verginin yıllık 200 frank ile sınırlandırılmasını talep ediyor. Girişim buna ek olarak tüm işletmelerin vergiden muaf tutulmasını da hedefliyor.

SVP’nin bu girişimi sadece SRG’yi kapsıyor. Radyo ve televizyon lisans ücretinden fon alan yerel radyo ve bölgesel televizyon istasyonları bu girişimden etkilenmeyecekler.

Oylama sorusu:

“200 frank yeter! (SRG Girişimi)” isimli halk girişimini kabul ediyor musunuz?

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in tavsiyesi

Federal Hükümet ile Federal Meclis bu girişimi reddediyorlar ve “Hayır“ denilmesini tavsiye ediyorlar.

Federal Hükümet, hanelere ve işletmelere de kolaylık sağlayan karşıt bir öneriyi kabul etti. Hükümet bu yaklaşımla, SRG’nin tüm dil bölgelerinde kamu hizmeti yayıncılığını garanti altına almayı sağlamak istiyor.

Hükümet bu girişimin SRG’nin gelirini azaltacağını, bunun ise işten çıkarmalara ve düşük kaliteli hizmetlere sebep olacağını vurguluyor.

Girişime SP, Yeşiller, Yeşil Liberaller ve Merkez Parti, çeşitli spor dernekleri ve Belediyeler Birliği de hayır diyor.

Muhalifler, SRG’nin gelirlerindeki radikal azalmanın, “İsviçre’deki kamu hizmeti medyasının çeşitliliğini ve kalitesini” tehdit ettiğin savunuyorlar.

Girişim komitesinin tavsiyesi

Girişim komitesine göre, İsviçre halkı ve birçok işletme dünyadaki en yüksek ücretleri ödüyorlar. Ücretlerin düşürülmesi ile, ülkedeki haneler ve KOBİ’ler üzerindeki yük hafifleyecek ve herkesin cebinde geçimini sağlayacak daha fazla para kalacak.

SRG girişimi nasıl ortaya çıktı?

SRG girişimi, İsviçre Yayın Kurumu olan SRG’yi finansiyel olarak kısıtlamayı öngören ikinci girişim niteliği taşıyor. İlk girişim, 2018’de İsviçre halkının %71’inden fazlası tarafından reddedilen “Billag’a Hayır” girişimiydi. Bu girişim, SRG’ye ödenen ücretleri tamamen ortadan kaldırmayı amaçlıyordu.

Daha sonra, ulusal-muhafazakar İsviçre Halk Partisi (SVP), İsviçre İşletme Federasyonu ve ekonomik liberal FDP’nin bazı kesimlerinden temsilcilerden oluşan aynı gruplar, SRG ücretlerinde indirim talep eden SRG girişimini gündeme getirdiler.

SRG şu anda nasıl finanse ediliyor?

SRG’nin yıllık bütçesinin 1,56 milyar frank olduğu belirtiliyor. 2024 rakamlarına göre lisans ücretleri buna yaklaşık 1,3 milyar franklık bir katkıda bulunuyor. SRG’nin finansmanının %83’ü zorunlu medya vergisinden karşılanıyor. Ticari gelirler ise, ağırlıklı olarak reklam ve sponsorluklardan olmak üzere %13’ünü oluşturuyor.

Diğer gelirler toplam bütçeye %4 katkıda bulunmakta olup, bunun bir kısmı SRG’nin uluslararası görevi için federal fonlardan sağlanıyor.

Ülkenin çeşitli bölgelerindeki bireysel iş birimleri, ana şirket SRG’den bölgesel dağıtım formülüne göre fon alırlar. Bu formül, dil bölgeleri arasında gelir ve giderleri dengeler.

Almanca konuşulan İsviçre’nin topladığı 930 milyon frankın 370 milyonu bu formüle göre yeniden dağıtılmaktadır. Örneğin, Fransızca konuşulan İsviçre’deki SRG, gelirin yalnızca %23’ünü üretmesine rağmen, SRG bütçesinin %32’sini almaktadır. İtalyanca konuşulan İsviçre bu eşitlemeden daha da fazla faydalanıyor: Gelirin sadece %4’ü İtalyanca konuşulan bölgelerden gelmesine rağmen, SRG bütçenin %22’sini alıyor.

SRG, tüm bütçesiyle dört dil bölgesinde 17 radyo ve 7 televizyon programı üretmenin yanı sıra Swissinfo ve tvsvizzera.it gibi online hizmetler de sunuyor.

SRG konu ile ilgili olarak, “Çok dilliliğimiz maliyetlerin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturmaktadır” açıklamasında bulunuyor.

Ücretler düştü

SRG’nin ücret seviyesi son yıllarda önemli ölçüde düşürüldü. “Billag’a Hayır” referandumuna giden süreçte, Federal Hükümet 2019’da özel haneler için medya ücretini yıllık 451 franktan 365 franka düşürdü. 2021’de ise bu rakam 335 frank oldu. Federal Hükümet bu adımla,  küçük şirketleri ücretten muaf da tuttu. Hükümet’in 2024 yılında bir sonraki indirimi duyururken, 2027’den itibaren ücretler kademeli olarak 300 franka düşürülecek ve küçük şirketler tamamen muaf tutulacak.

SRG, 2029’dan itibaren yıllık 270 milyon franklık bir gelir açığı bekliyor. Bu potansiyel olarak 900 tam zamanlı iş pozisyonunun kaybına yol açabilir.

“Nakit Özgürlüktür” Girişimi ve Doğrudan Karşı Öneri

İsviçre seçmenler 8 Mart’a kadar ” Bağımsız, özgür bir İsviçre para birimine, madeni paralara veya banknotlara evet” isimli halk girişimi ile karşı öneri olan “İsviçre Para Birimi ve Nakit Arzı Hakkında Federal Kararname“yi de oylayacaklar. Seçmenler bununla, nakit paranın ve erişilebilirliğinin anayasaya dahil edilip edilmeyeceğine karar verecekler.

Oylama, “Bağımsız, özgür bir İsviçre para birimine, madeni paralara veya banknotlara evet (Nakit Özgürlüktür)” ve Federal Hükümet’in doğrudan karşıt önerisi üzerine yapılacak.

Seçmenlerin, her iki önerinin de kabul edilmesi durumunda, iki seçenekten hangisinin uygulanması gerektiğine karar vermeleri gerekecek.

İsviçreliler için nakit ne kadar önemli?

İsviçre’de insanlar giderek daha fazla, banka ve kredi kartları veya ödeme uygulamaları gibi nakitsiz ödeme yöntemlerini kullanıyor. Bununla birlikte çoğu insan nakitin bir ödeme aracı olarak kalmasını istiyor.

İsviçre Ulusal Bankası’nın (SNB) yakın tarihli bir araştırmasına göre, İsviçre’de nakit ödemeler giderek nadirleşiyor. 2017’de on kişiden yedisi büfelerde, restoranlarda ve mağazalarda nakit ödeme yaparken, bu rakam geçen yıl on kişiden üçe düştü. Banka ve kredi kartları ile dijital uygulamalar (özellikle Twint) yükselişte. Postane gişelerinde yapılan ödemeler de keskin bir şekilde azalıyor ve artık işlemlerin %1’inden azını oluşturuyor; bunun yerine dijital ödeme yöntemleri tercih ediliyor.

İsviçreliler nakit kullanımını giderek azaltıyor olsalar da, tamamen ortadan kalkmasını istemiyorlar. SNB araştırmasına katılanların üçte ikisinden fazlası nakit ödeme seçeneğinin devam etmesini istiyor. Katılımcıların %25’i ise artık kendileri nakit kullanmıyor, ancak tamamen ortadan kaldırılmasını da istemiyor. Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler de göz önüne alındığında, nakit kullanımının cazibesi pek de düşmüyor. 2025 başlarında yapılan bir araştırmaya göre, nakit kullanımının kaldırılmasına karşı çıkanların oranı bugün %90 iken, bu oran 2023’te %70 idi.

Şu andaki mevcut yasa, İsviçre Ulusal Bankası’nın nakit arzını garanti ettiğini ve İsviçre frankının İsviçre para birimi olduğunu öngörüyor.

Girişim ne istiyor?

Siyasi bir partinin desteği olmadan, 2023 yılında sunulan bu girişim için 137.000 imza toplandı.

Nakit bulunabilirliğini ve İsviçre frankinin İsviçre para birimi olarak anayasaya dahil edilmesini amaçlayan girişim, Federal Hükümeti her zaman yeterli miktarda madeni para veya banknotun bulunmasını sağlamakla yükümlü kılmayı hedefliyor.

Girişim, madeni paraların ve banknotların her zaman yeterli miktarda bulunmasını ve İsviçre frangının başka bir para birimiyle değiştirilmesine yönelik herhangi bir önerinin halk ve kantonlar tarafından oylanmasını talep ediyor.  Her iki fikir de, para birimi ve para politikasıyla ilgili olan Federal Anayasa’nın 99. Maddesini tamamlamayı amaçlıyor.

Girişim sözcüler, bilgisayar arızaları veya kaos yaratabilecek hacker saldırıları riski göz önüne alındığında, güvenliğin çok önemli olduğunu savunurlarken, nakitin yaşlılar veya ideolojik nedenlerle dijital ödemeleri reddedenler için bir alternatif olduğunu dillendiriyorlar.

Girişimciler, Federal Hükümet tarafından hazırlanan karşı teklifin yeterince ileri gitmediğine inanıyor.

Girişimi, siyasi partilerden sadece İsviçre Halk Partisi (SVP) destekliyor.

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in karşıt önerisi

Hem Federal Hükümet hem de Federal Meclis, İsviçre için nakit paranın önemi ve ulusal para birimi olarak frankin kullanılması konusunda, girişimi başlatanların görüşünü genel olarak paylaşıyorlar. Yetkililer, bu konunun zaten iki kanunda ele alındığını belirtirlerken, her şeyin anayasaya dahil edilmesi fikrini destekliyorlar.

Ancak Federal Hükümet ile Federal Meclis teklif metninin yetersiz olduğunu düşünüyorlar ve bir karşıt teklif sunuyorlar. Karşıt teklif, endişeleri açıklığa kavuşturmayı amaçlıyor.

Karşıt teklif metni, İsviçre para biriminin frank olduğunu ve İsviçre Ulusal Bankası’nın “madeni para ve banknot” yerine “nakit” arzını garanti ettiğini Anayasa’nın 99. maddesine dahil etmeyi öneriyor. Karşıt teklif, nakit arzının garantisini daha fazla açıklama yapmadan öngörürken, “yeterli miktarda” nakitten bahsediyor.

Girişim ve karşıt öneri

Uygulamada, ne halk girişiminin ne de karşı önerinin pratik bir etkisi olmayacak. Bununla birlikte yeni görevler veya ek maliyetler de ortaya çıkmayacak. Her iki öneri de, hükümleri Anayasa’ya dahil ederek, nakit arzı ve İsviçre para birimi ile ilgili düzenlemelerin yalnızca halkın ve kantonların çoğunluğunun oylarıyla değiştirilmesi gerektiğini savunuyorlar.

“Nakit Özgürlüktür“ Girişimi

Oylama Sorusu: “Bağımsız ve özgür bir İsviçre para birimi için madeni para ve banknotların korunmasına yönelik halk inisiyatifini (‘Nakit özgürlüktür’) kabul diyor musunuz musunuz?”

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in tavsiyesi

Federal Hükümet ile Federal Meclis bu girişime karşı çıkıyorlar. Bununla birlikte, nakit bulunabilirliğini ve İsviçre frankının İsviçre para birimi olarak belirlenmesini önemli konular olarak görürlerken bunların Anayasaya dahil edilmeleri gerektiğini savunuyorlar. Federal Hükümet ile Federal Meclis’in karşıt önerisinde bu endişeler de dillendiriliyor.

Girişim Komitesi’nin Tavsiyesi

Girişim komitesi; elektrik, şebekeler ve şirket çıkarlarından bağımsız, anonim ve krizlere dayanıklı gerçek paranın korunmasını garanti etmek istediğini vurguluyor. Girişim, bu konuda yetkisiz olan Ulusal Banka’ya bu sorumluluğu devretmek yerine Federal Hükümeti, banknot ve madeni paraların sürekli tedarikini sağlamaya mecbur etmek istiyor.

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in karşıt önerisi

Oylama Sorusu: “17 Eylül 2025 tarihli İsviçre para birimi ve nakit arzı hakkındaki Federal Kararnameyi kabul ediyor musunuz?“

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in tavsiyesi

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in tavsiyeleri “Hayır“ şeklinde.

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in önerisi, nakit arzının ve frankin İsviçre para birimi olarak güvence altına alınmasını, sadece yasa ile değil Anayasa ile de güvence altına almayı içeriyor. Karşıt öneri, girişimden farklı olarak yerleşik yasal formülasyonları benimsiyor. Bunları yasal olarak açık ve pratikte kolayca uygulanabilir nitelikte oldukları belirtiliyor.

Belirleyici soru

“Hem halk girişiminin hem de karşı önerinin kabul edilmesi durumunda, Halk girişimi mi yoksa karşı öneri mi yürürlüğe girmelidir?“

Halk girişiminin önerisi ile Federal Meclis’in karşıt önerisi ayrı ayrı oylanacak. Her iki oylama sorusuna bağımsız olarak “Evet” veya “Hayır” şeklinde cevap verilmesi gerekiyor.

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in buradaki tavsiyeleri “Evet” şeklinde.

Belirleyici soru seçmenlerin, her iki önerinin kabul edilmesi durumunda, halk girişiminin mi yoksa karşı önerinin mi önceliklendirilmesi gerektiğini belirtmelerine olanak tanır. Bu soru her durumda cevaplanabilir. Örneğin, ilk iki soruya “Hayır” cevabı verilmiş olsa bile veya çekimser oy kullanılmış olsa bile cevaplanmış kabul ediliyor.

İklim Fonu Girişimi

8 Mart’a kadar oylanacak olan bir diğer konu, “Adil bir enerji ve iklim politikası için: Refah, istihdam ve çevre için yatırım (İklim Fonu Girişimi)” adlı halk girişimi.

İsviçre, İklim ve İnovasyon Yasası ile sera gazı emisyonlarını 2050 yılına kadar net sıfıra indirmeyi taahhüt etti. Bunu yaparak, Paris Anlaşması’na uygun bitr şekilde küresel iklim korumasına katkıda bulunuyor.

Federal Hükümetin iklim koruması ve enerji sisteminin dönüşümü için her yıl yaklaşık olarak 2 milyar franklık bir rezervi mevcut. Bu para, güneş enerjisi sistemlerini sübvanse etmek ve petrolle çalışan ısıtma sistemlerini ısı pompalarıyla değiştirmek gibi uygulamalar için kullanılabilecek.

Girişimi kim başlattı?

Girişim, 2022’nin Eylül’ünde, Sosyal Demokrat Parti (SP) ve Yeşiller Partisi tarafından gündeme getirildi. O yıl, 1864’ten beri kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yanaki en sıcak yıl yaşandı. Üç sıcak hava dalgası ve uzun süreli kuraklık döneme damgasını vurdu.

18 ay içinde 102.000’den fazla imza toplayan SP ve Yeşiller, iklim ve biyoçeşitliliğin korunması sorumluluğunun bireylere düşmemesi gerektiğine inandıkları için bu girişimi başlattılar.

Girişim sözcüler, yenilenebilir enerjileri teşvik etmek ve İsviçre’de mümkün olduğunca sürdürülebilir enerji üretmek için büyük kamu yatırımlarına ihtiyaç duyulduğunu savunuyorlar.

Girişimin kabul edilmesi durumunda Anayasa’da değişiklik olacak. Bunun için girişim, hem halkın hem de kantonların iki kat çoğunluğuna ihtiyaç duyuyor.

Oylama sorusu:

“Adil bir enerji ve iklim politikası için: Refah, istihdam ve çevre için yatırım (İklim Fonu Girişimi)” adlı halk girişimini kabul ediyor musunuz?

İklim Fonu Girişimi ne sitiyor?

Girişim; yenilenebilir enerjilere, bina yenilemelerine ve iklim dostu teknolojilere yönelik hedefli yatırımları mümkün kılarken, yenilenebilir enerjilerin petrolün ve doğalgazın yerini alarak İsviçre’yi daha bağımsız hale getireceğini ifade ediyor ve İsviçre’nin, iklim değişikliğinden özellikle etkilen bir ülke olmasından dolayı, hemen harekete geçmesi gerektiğini savunuyor.

İklim Fonu Girişimi, Federal Hükümet’in iklim değişikliği ve sonuçlarıyla mücadele için önemli ölçüde daha fazla kaynak ayırmasını talep ediyor. Bu hedefle ek bir fon oluşturulmasını ve İsviçre’nin bu fona ekonomik çıktısının yıllık %0,5 ila %1’i oranında katkıda bulunulmasını öneriyor. Bu oran yaklaşık olarak 4 ila 8 milyar franka denk geliyor. Fon ile, özellikle sera gazi emisyonlarını azaltmada, ekonomik ve verimli enerji tüketimini teşvik etmede ve yenilenebilir enerjileri genişletmede Federal Hükümeti desteklemeyi de amaçlıyor. Bu sayede biyoçeşitlilik de teşvik edilirken, bu önlemleri uygulamak için gerekli uzmanların eğitimi ve mesleki gelişimleri de desteklenebilecek.

Girişim, finansman ve uygulamanın sosyal açıdan adil bir şekilde tasarlanmasını talep ediyor.

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in tavsiyesi

Federal Hükümet ile Federal Meclis bu girişimin reddedilmesini ve oylamda “Hayır” kullanılmasını tavsiye ediyorlar.

İklim koruması için yıllık yaklaşık 2 milyar franklık bir rezervin mevcut olduğunu söyleyen Federal Hükümet, girişimin yalnızca sübvansiyonlara odaklanmasının federal bütçeye aşırı bir yük getireceğini dillendiriyor.

Bireysel Vergilendirme

İsviçreli seçmenler, Bireysel Vergilendirme Federal Yasası (Vergi Adaleti Girişimi’ne dolaylı bir karşı öneri) hakkında karar verecek.

Karşıt öneri, 2025 yılının ilk yarısında gündeme geldi. Hararetli tartışmaların ardından taslak yasa, SP, Yeşiller, FDP ve Yeşil Liberallerin çoğunluğu tarafından onaylandı. Merkez Parti ve İsviçre Halk Partisi (SVP) buna şiddetle karşı çıktı. Düzenleme, hem Halk Meclisi’nde ( 96’ya karşı 98) hem de Kantonlar Meclisi’nde (22’ye karşı 23) kıl payı bir farkla kabul edildi.

Kabul edilen bu reform, evli çiftlerin evli olmayan çiftlerle aynı vergi tabanına tabi olacağını öngörüyor. Gelecekte, her iki eş de ayrı vergi beyannamesi verecek ve böylece yalnızca kendi gelirlerine dayalı bir oranda vergilendirilecekler.

Referandum nasıl gündeme geldi?

Merkez Parti, İsviçre Halk Partisi (SVP), Evanjelik Halk Partisi (EVP) ve Federal Demokrat Birliği (EDU)’nun uluslararası muhafazakar ittifakı, reforma karşı 65 bin’den fazla geçerli imza sundular. İsviçre Çiftçiler Birliği ve çeşitli aile dernekleri tarafından da desteklenen bu ittifak, önerilen yasayı “vergi dolandırıcılığı” olarak nitelendiriyor.

Oylama sorusu:

“20 Haziran 2025 tarihli Bireysel Vergilendirme Hakkındaki Federal Yasayı kabul etmek istiyor musunuz?“

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in tavsiyesi

Federal Hükümet ile Federal Meclis’in tavsiyeleri “Evet“ denilmesi yönünde.

Bireysel Vergilendirme Yasası, evli ve bekar bireylerin vergi açısından eşit muamele görmesini sağlarken, vergilendirmede evlilik cezasını ve evlilik bonusunu da kaldırır. Bunlara ek olarak, istihdama yönelik vergi engellerini azaltarak kadın ve erkeklerin mali bağımsızlığını güçlendirir.

Reformu karşıtlarının argümanları neler?

Muhafazakâr ittifaka göre, önerilen yasa geleneksel aile modeline bir saldırı niteliği taşıyor. Her iki eşin de benzer ölçüde çalıştığı ve benzer gelire sahip olduğu evli çiftlerin reformdan en çok fayda göreceğini savunuyorlar. Buna karşılık, tek bir yüksek gelire sahip evli çiftler dezavantajlı durumda kalacak.

Genellikle kadının yaptığı ücretsiz ev işleri, aslında daha fazla tanınmayı hak etmesine rağmen, vergilendirme açısından dezavantajlı durumda.

Reformun karşıtlarının bakış açısına göre, bireysel vergilendirme “bürokratik bir canavar” yaratacaktır. Yılda 1,7 milyon ek vergi beyannamesine yol açacak ve vergi makamları için önemli ölçüde ek iş yükü ve maliyet getirecektir.

Bireysel vergilendirmeyi destekleyen argümanlar

Yasa teklifini başlatan FDP’nin kadın kolları, bireysel vergilendirmeyi, yaşam tarzlarından bağımsız olarak tüm çiftlere eşit muamele ettiği için, cinsiyet eşitliği alanındaki son on yılların en önemli reformu olarak övüyor.

Destekçilerine göre, bireysel vergilendirme kadınları daha çok çalışmaya teşvik ederek kariyer olanaklarını ve emeklilik birikimlerini iyileştirebilecek. Reform ayrıca İsviçre’deki birçok sektörü etkileyen nitelikli işgücü açığını hafifletmeye yardımcı da olacak. Federal Hükümet, reformun kabul edilmesi durumunda 44 bin’e kadar ek tam zamanlı iş pozisyonun doldurulabileceğini tahmin ediyor.

Güncel olarak şu anda evli çiftler ortak vergilendirilirken, evli olmayan çiftler bireysel olarak vergilendiriliyorlar. Ayrıca, farklı vergi oranları uygulanıyor. Bu da evli ve evli olmayan çiftlerin farklı miktarlarda vergi ödemelerine neden oluyor.

Federal Meclis bu eşitsiz muameleyi ortadan kaldırmak için, Bireysel Vergilendirme Hakkında Federal Yasa”yı kabul etti. Bu yasal düzenmeleye karşı bir referandum başlatıldığı için, konu oylamaya sunuluyor.

Yeni öneriyle, evli çiftler de gelecekte bireysel olarak vergilendirilecek. Herkes kendi gelir ve varlıkları üzerinden vergilendirilecek ve aynı vergi oranı herkese uygulanacak. Bu, evli çiftler ile evli olmayan çiftlerin gelecekte aynı miktarda vergi ödeyecekleri anlamına geliyor. Birçok çift bundan faydalanırken, bazıları daha fazla ödemek zorunda kalabilecek.

Çocuklu çiftlerin ve tek ebeveynlerin maddi yüklerinin artmasını önlemek için, federal vergilerde çocuk indirimleri yapılacak. Bu sayede mükelleflere, yılda tahminen 630 milyon franklık bir federal vergi indirimi sağlanacak. Bu kapsamda kantonların da bireysel vergilendirmeyi uygulamaya koymaları gerekiyor. Ancak her kanton kendi vergi oranlarını ve çocuk indirimlerini belirlemeye devam edecek. Federal Vergi İdaresi tarafından hazırlanan senaryolara göre, vergi mükelleflerinin %50’si daha az vergi ödeyecek, %36’sı aynı miktarda, %14’ü ise daha fazla ödeyecek.

Bu öneri, “Evlilik durumundan bağımsız bireysel vergilendirme (Vergi Adaleti Girişimi)” girişimine karşıt bir öneri niteliği taşıyor.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı