5 Maymun*

460

Dr.Phil. Özgür Tamcan

otamcan@gmail.com

 

 

 

Bu yazımda“Yaşam Tuzakları“adı verilen ve kendini tekrarlayan negatif şemalarınızı nasıl tanıyabileceğinizden bahsedecektim. Biraz zamanımın darlığı, biraz da size başka bir şeylerden bahsetme isteği bana bu yazıyı yazdırdı.

Farkındalık ve psikoterapi

Daha sonraları için ‘psikoterapi nedir?’ diye paylaşmak istediğim bir yazı vardı kafamda. Bu sayıda sizlerle paylaşmak istediğim aşağıdaki 5 maymunun hikâyesi belki de buna ilk adım olacak.

Sahiden, nedir psikoterapi?

Psikoterapi odasını dertlerinizi anlattığınız, içinizi boşalttığınız bir yer olarak görüyorsanız eğer ya henüz bir psikoterapi görmediniz ya da yanlış bir psikoterapisttesiniz.

www.haberpodium.chAslına bakarsanız tüm ruhani inançlarda da karşılaştığımız bir yerdir, modern psikolojinin geliştirdiği psikoterapinin bizi götürmek istediği alan; insanının kendine farkındalığı. Yani insanın kendikendinin farkınavarması,kendisi ile ilgili bilincini güçlendirmesi (Almanca SelbstBewusstsein). Modern psikoterapinin ruhani dünya bakışından farkı ise, insanı mutlu kılacak ‘iyi ve doğru’ olana giden yolu, deney ve gözlemlerle elde ettiği bilgi ile bulmaya çalışmasıdır. Psikoterapiler sadece bu yolu göstermekle kalmaz, aynı zamanda o yolda yürümenin nasıl mümkün olduğunu da gösterirler.

Bu yolu bulmadaki en önemli şeyin farkındalık olduğuna inanırım.

İnançlarımız

İnançlarınızı, o inançlar üzerinden vardığınız yargılarınızı ve o yargılar üzerine kurduğunuz karar ve davranışlarınızı hiç sorguladığınız oldu mu? Gelir geçer ve herkesin onay vereceği doğruları, örneğin karşıdakini istismar etmenin, hak yemenin, emek vermeden kazanç elde etmenin, yalan söylemenin vb. neden doğru olarak kabul ettiğinizi hiç düşündünüz mü? Geniş anlamda kabul gören toplumsal inanç ve alışkanlıklar için de aynı şeyi söyleyebiliriz; namus kavramından büyüklere duyulması gereken saygıya kadar bir çok şeyi sıralamak mümkün. Bunların farkına varmak neden önemli olabilir ki?

Bu sorunun yanıtını size 5 maymunun hikayesi ile anlatmak istiyorum…

5 Maymunun hikayesi

Bir kafese 5 maymun koyarlar. Kafesin ortasına bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar.

Deneyi düzenleyenler kafesin içine şöyle bir düzenek yerleştirir; her bir maymun merdivenleri çıkmak ve muzlara ulaşmak istediğinde üzerlerine soğuk su sıkılmaya başlanır… Maymunlar her denemede çok daha soğuk suyla ıslatılırlar… Bütün bu denemeler sonunda maymunlar sırılsıklam olur. Öyle ki, ıslanmaktan bıkan maymunlar bir süre sonra muzlara hareketlenen maymunu engellemeye ve hatta cezalandırmaya başlarlar… Bir maymunun muzlara ulaşma çabası sırasında diğer maymunların ıslanması, ıslanmayı engellemek için diğer maymunların birbirlerine uyguladıkları cezalandırma pekiştirildikten sonra, deney düzeneğinde bir değişiklik yapılır; su kapatılır ve maymunlardan biri dışarı alınıp yerine yeni bir maymun konulur.

www.haberpodium.ch

Bu yeni maymunun ilk yaptığı iş tabii ki muzlara ulaşmak için merdivenlere tırmanmak olur. Fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler. Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir… Ve yeni gelen maymun da merdivene yaptığı ilk atakta dayak yer. Bu ikinci maymunu en şiddetli ve istekli döven ise ilk yeni maymundur.
Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. En yeni gelen maymun da muzlara ilk atağında fena halde dövülerek cezalandırılır. Oysa diğer dört maymundan, yeni gelen ve ıslak olmayan ikisinin en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiçbir fikirleri yoktur.

Son olarak ise en başta ıslanan maymunların dördüncüsü ve beşincisi de yenileri ile değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz asılı olduğu halde artık hiçbiri merdivene yaklaşmamaktadır…

Yaşam, sorgulamadan aldığımız alışkanlık ve inançlarla doludur aslında ve aslına bakarsanız hepimizin çok yakından bildiği bir hikayedir 5 maymunun hikayesi.

Jung’culardan tasavvufa farkındalık

Bu yazıyı farkındalığı anlatan iki alıntı ile bitirmek istiyorum. Birincisi Jung’cu psikoterapist James Hollis’ten:

“Diğer insanlarla olan ilişkilerimiz için yapabileceğimiz en iyi iş, kendimizle olan ilişkimizin farkına varmaktır. Bunun narsistlikle yakından uzaktan hiçbir ilişkisi yoktur. Tam tersine, insanın kendinin farkına varması, diğer insanlar için yapabileceği en sevgi dolu şeydir. Diğer insanlara verebileceğimiz en iyi hediye olabileceğimizin en iyisi olmaktır. Aykırı gibi görünüyor olsa da diğer insanlara hak ettikleri gibi davranabilmek için, ilk yapacağınız şey öncelikle kendi kendinizi kabul etmek olacaktır.”

İkincisi ise tasavvuf edebiyatından, Yunus Emre’den:

“İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır”

 

* “Ferit Aydın“ın TED İzmir sunuşundan esinlenerek kullanılmıştır.”