isvicre haberleri, isvicre gündemi, 50 yil isvicre, www.haberpodium.ch

HaberPodium’un Bizim Hikayemiz bölümü için Musa-Türkan Irmak çiftinin evine konuk olduk. 1971 yılından bu yana İsviçre’de yaşayan Musa Irmak, Erzincan’ın Tercan kasabasından Solothurn’a uzanan hikayesini anlattı bize.

Bugün hala Solothurn’da yaşayan Musa Irmak,konuşmasına tanıdıkları vasıtası ile iş bulup İsviçre’ye geldiğini söylerek başlıyor. Hikayesini anlatırken zaman zaman duygusal anlar yaşayan ve göz yaşlarını tutamayan Irmak, İsviçre’ye gelmeden önce 2 yıl kadar İzmit’de bulunan bir demir-çelik fabrikasında çalışmış. Musa Irmak, “Oradaki çalışma şartları oldukça ağırdı. Banyo yapacak yer bile yoktu, kirli suyu elektrikli ısıtıcıyla ısıtıp öyle banyo yapıyorduk.“diyor.

1971 yılında İstanbul’dan Zürich’e yolculuğu başladığında henüz 29 yaşındaymış. O zamanın şartlarına göre, Yugoslavya ve Avusturya üzerinden İsviçre’ye trenle geliyor. Gelir gelmez de İsviçreli yetkililer tarafından karşılanmış ve hemen sağlık kontrolünden geçirilmiş.

Musa Irmak, Türkiye’de olduğu gibi burada da demir-çelik fabrikasında Haddeci olarak çalışıyor.

isvicre haberleri, isvicre gündemi, 50 yil isvicre, www.haberpodium.ch

“Fabrikada demir-çelik profilleri dökme işi yapıyordum. Kol gücü ile çalışıyorduk. 110 kiloluk demirleri ateşe veriyorduk. Bense 65 kilo idim. Sıcağı, tozu ve tehlikesi bol bir işti. Çok kaza geçiren insan oldu. Tahtadan ayakkabı verdiler. İçi oyulmuş, üzeri deri ile kaplı, her biri 3 kilo olan ayakkabılardı bunlar. Ayaklarımızı robot gibi kaldırıp indiriyorduk. İlk girdiğim yerde bu şeklide 4 yıl çalıştım.“

Daha sonra fabrikanın yeni yere geçtiğini,işlerin daha da çoğaldığını aktaran Irmak şöyle devam ediyor:

“Tamamen yeni bir sisteme geçtiler. Günde 110 ton demir çekiliyordu. Bizim çalıştığımız yerde profil ve inşaat demirleri çekiliyordu. Her biri 1 ton ağırlığında olan demirleri taşıyıp ateşe veriyorduk. Kaç defa elbiselerimiz tutuştu sayısını unuttum. Zorla söndürürdük. Çok zordu orada çalışmak. Demiri hatteye verdiğinizde kollarınız kopacakmış gibi oluyordu ama mecburduk çalışmaya. Orada o şeklide 10 yılımı tamamladım. Çoluk çocuk hala o sırada Türkiye’de…O sıra çocukları düşünüyorum… Evi nasıl bulacağımı, çocukları nasıl getireceğimi düşündüm hep. Gece gündüz aklımdan çıkmıyor çocuklar.“

1980 sonuna doğru, fabrika evlerine müracaatı sonrasında kendisine  3,5 odalık bir  ev veriliyor. Ancak bu ev 5 çocuklu bir aile için küçük değerlendirilip tüm çocuklar için oturum verilmiyor.

“Son çare 3 çocuğum ve eşim için müracaat ettim,onlar geldi. 2 çocuğum ise Türkiye’de kaldı. O zaman çok kötü olmuştum. Ama çaresizlik, yapacak birşey yoktu.“

O zamanlar Türkiye’den İşçi olarak çok gelen var mıydı buraya?

Benden sonra işçi olarak çok kimse gelmedi, biz sonduk. Bizim firmada ve diğer fabrikalarda çok Türkiyeli vardı. 60’lı yıllarda gelenler çoktu ama.

isvicre haberleri, isvicre gündemi, 50 yil isvicre, www.haberpodium.chBir araya geliyor muydunuz?

O zaman kimsenin ailesi yoktu, barakalarda birarada kalıyorduk zaten. Aileler gelince evlere çıktı herkes.

Dil sorununuzu nasıl gideriyordunuz?

Onu tercüman aracılığıyla hallediyorduk. Dil öğrenmeye çok fırsatımız olmuyordu. Çalışma koşullarımız çok ağırdı.

3 yıl sonra…Geride kalan 2 çocuk geliyor.

“3 vardiya çalışıyordum. Aklımda çocuklarım var, geride bıraktığım çocuklar için ağladım hep. Baktım olmayacak, çocukları bir şeklide getirdim buraya. Ne olursa olsun artık, “ya hepsini geri gönderirler ya da kalırız“ dedim. Çocukları hemen okula gönderdim burada. O zaman yabancılar polisindan mektup aldım. “3 ay içinde 4,5 oda ev bulmalısın, bulamadığın takdirde Türkiye’ye gideceksiniz“ deniyordu mektupta… 3 ay boyunca ev aradım ama bulmadım. Son aşamada, polisin verdiği sürenin bitimine 10 gün kala, tesellimin düştüğü anda İsviçrelilerin yardımıyla bir ev buldum. Üzerimden ağır bir yük kalkmıştı sanki. 30 yıl boyuncaGerlafingen’de bulunan o evde kaldık. Tabii sonra çalışmaya devam ettik. Çocuklar okullarına devam ettiler, dil öğrendiler. amacım onları iyi bir şeklide eğitmekti artık.“

isvicre haberleri, isvicre gündemi, 50 yil isvicre, www.haberpodium.ch

Musa Irmak 2008 yılında, Türkan Irmak ise 2014’de emekli olmuş. Ancak Musa Irmak yıllarca ağır demir kaldırmaktan dolayı sağlık sorunları yaşıyor. Kollarının tutmadığını söyleyen Musa Irmak, hastalık belirtilerinin son yıllarda ortaya çıktığını ve ilaç tedavisi gördüğünü dile getiriyor.

Türkan Irmak: “Geride bıraktığım 2 çocuğumu 3 yıl boyunca göremedim“

Sözü bu kez Türkan Irmak’a veriyoruz. Daha çok çocukların gelişimi ve eğitimi ile meşgul olduğunu söyleyen Türkan Irmak, eşinden ayrı geçirdiği 10 yıl için şunları söylüyor;

“O zaman çok sıkıntılarımız oldu. Burada herşey hazır mesela. Orada herşeyi kendiniz yapmak zorundasınız.Koşullar çok zordu orada. Buraya geldiğimde 31 yaşındaydım ve 5 çocuğum vardı. 3 çocuğum yanımdaydı. 3 yıl boyunca geride bıraktığım 2 çocuğumu göremedim… O zamanlar biletler çok pahalı idi. Tek kişi çalışıyordu, gidemedik.“

Burada neler yaptınız?

Çalışma durumum olmadı pek. Çocuklarla, evle uğraştım hep. Ev kadını…Evde her işi ben yaptım. Çocuklara çok yardımım oldu. Her sabah saat 4’de eşim kalkar, işe gitmeden kahvaltı hazırlardım ona. O gidince biraz uyurdum, sonra çocuklar için tekrar kalkar bu kez de onlara kahvaltı hazırlar okula gönderirdim

Çocukların okulla ilgili sıkıntıları oldu mu? Okulda yapılan veli toplantılaria katılıyor muydunuz mesela?

Evet katılıyordum. Toplantılara gittiğimde anlamıyordum. Bu durum çok zoruma gidiyordu. Ama ona rağmen gidiyordum hep. Çocuklar bana ne konuşulduğunu anlatırlardı. Çok fazla sıkıntısı olmadı çocukların.

Köyünüze gidip geliyor musunuz?

Gidiyoruz evet. Her gittiğimizde 2-3 hafta kalırız orada.Ancak eski düzen kalmadı. Ev yaptırmak istiyoruz ama kimse yok orada.

Özlüyor musunuz?

Hem de nasıl. Temiz havadan dolayı rengi değişiyor insanın.

Geri dönmeyi düşündünüz mü hiç?

Dönmeyi düşünmedik. Eski ortam yok çünkü, kimse yok orada, herşey çökmüş gitmiş. Üstelik sağlık sorunlarımız da var.

Musa bey’e dönelim yine…  Burada 40 yıl çalıştınız ve emekli oldunuz. Şu an zamanınız nasıl geçiyor?

Torunlarla uğraşıyoruz daha çok. Kendi halimizdeyiz artık.

Eski arkadaşlarınızla görüşüyor musunuz burada?

Herkes dağıldı, kimse kalmadı pek. Kimisi öldü, kimisi döndü, kimisi de hasta. Birkaç aile var görüştüğümüz, pek gidemiyoruz kimseye.

Son olarak gençlere ve ailelere nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

isvicre haberleri, isvicre gündemi, 50 yil isvicre, www.haberpodium.ch

Mühim olan sıkıntıların üstesinden gelmek. Gençler cennet gibi bir ülkede yaşıyorlar. Burada okuyanın dil sorunu olmaz, dil sorunu olmadıktan sonra da herşey yapılır. Kendilerini yetiştirmek isteyen gençler için her türlü imkan mevcut. En güzel meslekleri yapıp üniversite okuyabilirler. Keşke daha önceleri gelseydik buralara, daha faydalı olurduk. Burada anne-babalara da önemli görevler düşüyor tabii ki. Birçok anne-baba için çalışıp para kazanmak daha önemliyken, çocukları ilgisiz yetişiyor.Bu tür durumları çok gördüm ve bu beni kötü ediyordu. Bana göre burada en önemli şey çocuklara verilen emek. Onların geleceği için en iyi şeklide yetişmeleri önemli.  Eşim daha önce çalışmak istedi ama ben buna izin vermedim. Paraya ihtiyacımız yoktu,ben çalışıyordum zaten. Önemli olan çocuklar diye düşünürdüm hep. Biz çocuklarımıza verdiğimiz emeğin karışlığını aldık.

Bugün 6 çocuk ve 4 torun sahibi olan çiftin çocuklarının hepsi üniveriste düzeyinde eğitimlerini tamamlamış durumdalar. Bankacı, Ekonomist, Bilgisayar Mühendisi, Yüksek Mimar, Doktor, işletme-Muhasebeci gibi meslekler edinen çiftin çocukları İsviçre’nin çeşitli şehirlerinde çalışmalarına devam ediyorlar.

55 yıllık evlilik

isvicre haberleri, isvicre gündemi, 50 yil isvicre, www.haberpodium.ch

Solothurn Belediyesi bir süre önce, Irmak çiftine evliliklerinin 50. yılından dolayı bir kutlama belgesi gönderiyor. Hem Irmak çifti hem de çocuklar bu duruma çok şaşırdıklarını belirtirken, kendilerinin unuttuğu bir tarihin belediye tarafından hatırlatılmış olması aile bireylerini sevindirmiş.

 

 

AYDIN YILDIRIM/SOLOTHURN