Aydın Yıldırım

13 Haziran oylamaları ve mülteciler

Aydın Yıldırım

Aydın Yıldırım

Genel Yayın Yönetmeni

[email protected]

 

İsviçre vatandaşları 13 Haziran’a kadar federal düzeyde 5 konu ile ilgili olarak oylama yapacaklar.

Temiz İçme Suyu ve Sağlıklı Gıda Girişimi, İsviçre İçin Sentetik İçermeyen Böcek İlacı Girişimi, Covid-19 Yasası, CO2 Yasası ve Terörle Mücadele için Polis Önlemleri Hakkında Federal Yasa isimli oylama konularına dair detaylara dergi içeriğimizde yer verdik.

Burada, bu oylama konularından biri olan Terörle Mücadele için Polis Önlemleri Hakkında Federal Yasa (Terörle Mücadele Yasası) üzerinde durmak istiyorum biraz.

Federal Hükümet ile Federal Parlamento tarafından 2020‘nin Eylül ayı sonunda kabul edilen bu yasaya göre güvenlik yetkilileri; “terörist faaliyette bulunacağına” dair en ufak bir şüphe durumu bulunan kişileri hedef alabilecekler.

Uygulama dahilinde 12 yaşından itibaren, çocuklar bile şüpheli görülüp güvenlik önlemlerine tabi tutulabilecek.

Oylamalarda, yasanın kabul edilmesine dair kullanılan temel argümanlar El Kaide ve IŞİD gibi İslami terör gruplarına dayandırılırken, uygulanacak olan tedbirler şöyle sıralanıyor;

  • Kişinin belli bir makama düzenli olarak rapor vermesi,
  • Kişinin belli kişilerle irtibat kurmaktan men edilmesi,
  • Kişinin belirlenen bir alanda kalmasının zorunlu hale getirilmesi,
  • Kişinin İsviçre’den çıkmasının yasaklanması,
  • Kişinin ev hapsine tabi tutulması.

Bunlara ek olarak polisin, elektronik kelepçe takma ve cep telefonuyla konum belirleme gibi yetkileri de olacak.

İnsan hakları örgütleri ile BM uzmanları hazırlandığından bu yana yasayı sert bir dille eleştiriyorlar. Polis devleti uygulamalarına neden olabilecek olan bu yasanın, güçler ayrılığını zayıflatan ve temel insan haklarını ihlal eden keyfi uygulamalara sebep olacağı vurgulanıyor.

Ceza hukukunun sıkılaştırılması ile terör eylemlerinin önlenebileceğini ve terörle daha etkili bir şekilde mücadele edilebileceğini düşünen Federal Hükümet, yasanın halk tarafından kabul edilmesi durumunda düzenlemeyi 1 Temmuz 2021 itibarı ile yürürlüğe koyacak.

Buradan her zamanki gibi, oy kullanma hakkı olanların oylarını kullanmaları ile ilgili çağrımızı yapmış olalım.

…….

Dergi içeriğimizde yer verdiğimiz bir başka konu başlığı mülteciler ve iltica kamplarındaki yaşam koşulları oldu.

HaberPodium
15 Mayıs 2021, Sayı 86

İsviçre’de bulunan sivil toplum ve insan hakları kurumları, iltica kamplarında barındırılan mültecilerin sağlıklı ve güvenli koşullarda yaşamlarını sürdürebilmeleri için Federal Hükümet’e ve Federal Göçmenler Dairesi‘ne (SEM) sürekli olarak çağrıda bulunuyorlar. Bu çağrılar Koronavirüs salgını ile birlikte daha da arttı.

Şu an itibarı ile İsviçre’de on binlerce insanın iltica kamplarında tutulduğunu belirten kurumlar, hijyenik önlemlerin en az olduğu alanlardan biri olan iltica kamplarının, salgın hastalıkların hızlı bir şekilde yayılması için oldukça elverişli yerler olduğunun altını çiziyorlar.

Göçmenler ve Mülteciler Organizasyonu ROTA çalışanları ve mültecilerle yaptığımız söyleşiler, mülteci kamplarındaki insani olmayan yaşam koşullarının insanları intiharlara sürüklediğini ortaya koyuyor. Buralarda kalan insanlar “Entegrasyon“ adı altında, saat ücreti 1,5 frank gibi komik ücretler karşılığında zorla çalıştırılıyorlar.

Aslında uygulamalardaki temel hedef; salgın nedeniyle ülkelerine gönderilemeyen mültecilerin gönüllü olarak İsviçre’yi terk etmelerini sağlamak.

Peki İsviçre’de çok fazla mülteci mi var? Ya da İsviçre bu mültecileri barındıracak olanaklara mı sahip değil?  Bu soruların yanıtı maalesef “Hayır“.

İsviçre her yıl için ortalama 15 bin mülteci kotası koyuyor. SEM‘in verilerine göre, 2020’de, İsviçre’ye 11 bin 41 sığınma başvurusu yapıldı. Bu sayı bir önceki yıla göre %22,6 oranında daha azdı.

Orta Doğu ve Afrika kıtasındaki çok sayıda olumsuzluk ve çatışma durumuna rağmen, Covid-19 ile mücadele tedbirleri nedeniyle, 2021 yılındaki iltica başvuruları bir önceki yıldan daha da az olacak.

İsviçre’deki mülteciler, maruz kaldıkları uygulamalar nedeniyle geleceklerinden kaygılılar. Var olan sorunlar karşısında yalnızlığa ve çaresizliğe mahkum edilen bu insanlar, buna rağmen insanca bir yaşam kurma mücadelesi veriyorlar.

“Hümaniter“ bir iltica politikasına sahip olduğu söylenen İsviçre’nin mülteci kamplarındaki sorunlara eğilmesi ve buralarda insani koşullar yaratması şart.

Sevgiyle…

Etiketler
devam etmek için tıklayın

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı